Ege Haberleri

    Pazar Sohbeti

    Hürriyet Haber
    14.05.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Bedeninizi konuşturun

    Meslek ve sosyal hayatımızda farkında olmadan kullandığımız beden dili, sözlü ifadeden daha güçlü mesaj veriyor. Doç. Dr. Gülay Budak, ‘‘Beden dili, kontrolden kurtulunca herkesin ipliğini pazara çıkarır’’ diyor.

    İNSAN, içinde yaşattıklarının ne kadarını gizleyebilir, sözle ifade edemediği duygularını başka nasıl anlatır? Korku ve umut, coşku ve hüzün, sevgi ve nefret gibi zıt duyguları birarada taşıyan insanoğlu, konuşmadan da çok şey anlatabiliyor. Doç. Dr. Gülay Budak, ‘‘Düşünceler sözlerle, duygular beden diliyle anlatılır’’ diyor.

    JEST ve mimikler, bedenin ayrı birer dili. Duygu, düşünce ve isteklerle ilgili haber akışını sağlayan iletişimde, kusurlu yollara başvurmanın sancılarını hepimiz çekiyoruz. Toplumsal kimliği hazırlayan faktörler içinde yüzde 60'lık bölümü beden dili dolduruyor. Bilinçli kullanılan beden dili, belki de ‘‘Yılanı deliğinden çıkaran’’ avantaj olabilir. Doç. Budak ile iletişimin geniş coğrafyasında dolaştık. Konunun sınırlarını kişisel yeteneklerle çizme becerisinin getirdiği avantajı kullandık. Bir dinlerken, beden dilimi kontrol etme gereğini hissettiğimi de itiraf ediyorum. İçinde herkesin kendini bulabileceği keyifli bir söyleşi yaptık.

    SÖZLER mi, davranışlar mı daha etkili ?

    YÜZYÜZE iletişimde beden dilinin gönderdiği mesaj, dinleyicide güçlü etki bırakıyor. Araştırmalar, sözlerin ilişkilerde yüzde 10 etkili olduğunu gösteriyor. Beden dili ilişkiye yüzde 60 ağırlık koyarken, ses tonu ilişki düzeyini yüzde 30 belirliyor. İlk görüşmelerde kişi hakkında ipuçları veren beden dili, araya konulan mesafeyle seyrini sürdürüyor.

    BEDEN dilinde ilişki alanı neyi ifade ediyor?

    DİKKAT ettiyseniz, sizi karşılarken masamın arkasındaydım. Daha sonra karşınıza geçtim ve konuşmayı sürdürüyoruz. Masanın arkasında duran bir kişinin koyduğu bir mesafe zor kapanır. Beden dilinde kişiler arasına konulan mesafeler mahrem, kişisel, sosyal ve genel ortak alan diye sıralanabilir. Her birini insan kendi oluşturur, duruma göre alan genişler veya daralır. İlişkide sınırları çizer.

    BU bilgiler ışığında bedenin dilini nasıl anlayabiliriz ?

    SÖZSÜZ iletişim vücudun hareket biçimleri, baş, merkez, poz, eller ve ayaklarla sağlanır. Göğüs, yüzyüze iletişimde açık, kapalı, saldırgan ve uysal mesajlar verir. Göğüs merkezi, açık pozisyonda ise konuşulan kişiye karşı ilgili, kapalı durumda ise uzlaşmamaya dayalı duruştur. Göğüs dışarı çıkıksa saldırganlığı ifade eder. Kabadayı duruşu tabir edilen bu durumdaki kişi çevresine güven vermez. Göğüs

    yere bakıyorsa uysal durumu anlatır. Kişi suçlandığı, kendisini aşağı gördüğü zaman sürekli aşağı bakar. Siyasi parti başkanları bir konu üzerinde karar vermek üzere biraraya gelirken, toplantıdan önceki duruşları, sonuç hakkında ipucu verir.

    OLAYLAR karşısındaki ilk tepkiyi beden diliyle nasıl alabiliriz ?

    BAŞ, beden dili iletişiminde pekçok ipucu verir. Yüz, 300 civarında mimik gösterir. Heyecan, sevgi, öfke, keder, hüsran gibi duygular yüze doğrudan yansır. Alın, fiziksel ve duygusal durumların okunduğu alandır. Kaşlarla desteklenirse alın daha etkili olur. Örneğin, geniş alın daha ciddi, otoriter görüntü verir.

    GERÇEKTEN gözler gönlün aynası mı?

    ABD'de 10 yıl süren araştırmada ilginç sonuçlar çıktı. Kişiler sevdikleri, beğendikleri objeye bakarken, gözbebekleri büyüyor. Tersi durumda küçülüyor. Mücevher satıcıları, müşterinin gözüne bakarak tavır alabiliyor. Gözbebeği birden büyüyen bir müşteri karşısında satıcının zorlanmadığı kanıtlanmıştır. Gözler, kişinin gönlünü yansıtır.

    GÖZLER yalancıları ele verir mi?

    GÖZLER asla yalan söylemez. İnsan yakından daha kısa, uzaktan daha uzun süreli bakabilir. Yalancılar, içe dönük kişiler, kendine güvenmeyenler göz temasından kaçar. Ancak, bakışmanın da dozu olmalı. Göze doğrudan bakarken, iki göz arasında üçgen alan oluşturulmalı. Ayrıca sosyal bakış dediğimiz gözle dudak arası da kullanılabilir. Ayrıca, burun deliklerinin hızlı açılıp kapanması kişinin öfke durumunu gösterir. Ağız samimi tebessümle, sosyal yakınlaşmayı sağlar.

    DUYGULAR el ve vücut hareketleriyle nasıl yönlendirilir?

    BEDENİN duruş biçimi, yani ilişkilerde takınılan poz, doğal haliyle sözden daha etkilidir. Aktif ve güçlü olduğunu söyleyen bir kişinin omuzları çökük, ayakları yerde sürünür hali sözlerini yalanlar. Eller, sözlü iletişimi de destekleyen güçlü bir araçtır. Jestler, anlatımı güçlendirdiği gibi yönlendirmede de önemli role sahiptir. Örneğin sıkılı bir yumruk, gücün evrensel simgesidir. Ancak özel yaşamda önerilmiyor.

    SOSYAL DÜZENİN PÜRÜZLERİ

    SOSYALLEŞME sürecini tamamlamadan, sosyal yaşama katılanların yarattığı sorunlar çok derin. Duygu ve düşüncelerin sözlü ve sözsüz ifadesi, onlar için asla öğretici olamaz. Kentlilik bilinci noksan olanlar, sosyal düzeni zorlayıcı bir pürüz olarak karşımıza çıkıyor. Fikir ve benlik bilincinin eksikliği, hatalı ilişkilerin temelini oluşturuyor. Diğer bir sorun da, aktif dinleme noksanlığı. İşitmenin kulakla, dinlemenin akılla olduğunun farkında olmayanlar, üst üste sorun üretir. Aktif dinlemenin olmadığı ortamda ilişkinin en temel unsurları feda edilmiş sayılır.

    İLİŞKİ ALANININ SINIRLARI

    MAHREM alan 15-45 santimle sınırlanıyor. Bu mesafeye herkes dahil edilmez. Anne, baba, sevgili, eş, çocuklar gibi yakın kişilere tahsis edilir mahrem alan. Sorgucu polisin suçluyu spot altında baskıda tutması, özel alanın zorlanmasıdır. Kültürlere göre bu mesafe değişse de, kişiler izin vermedikçe mahrem alana girilemez. İlişki düzeninde kişisel alan 46 santimle 1.2 metre arasında değişir. İstediğimiz zaman yakın olmamız gereken kişiler burada tutulur. Sosyal alan 1.2-3.6 metre arasındadır. Genel, ortak alan ise 3.6 metre üzerindedir. Seminer gibi ortamlarda konuşmacıyla dinleyici arasındaki mesafedir.

    KİMDİR ?

    Doç. Dr. Gülay BUDAK

    İzmir'de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini İzmir'de tamamladı. 1984'te Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nden mezun oldu. 1986'da DEÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde yüksek lisans öğrenimini tamamladı. 1990'da doktor, 1998'de doçent unvanı aldı. Halen DEÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Yönetim ve Organizasyon Anabilim Dalı'nda öğretim görevlisi olarak sürdürüyor. Budak'ın yayınlanan 9 kitabı bulunuyor.

    Duyguların ifadesinde sözler yetersiz kalınca bedenimiz konuşur. Sözler doğru olmasa da, gözler asla yalan söylemez. Beden, bazen yüreğin gösterdiği yolu reddeder. Bedenin dilini anlarsanız, şaşırmazsınız.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNAN HABERLER

        Sayfa Başı