’Pazar daralır’ dediler 5 rekor birden kırdılar

Emre ÖZPEYNİRCİ
13.01.2006 - 00:00 | Son Güncelleme:

Otomotiv sektörünün son ana kadar ’Pazar daralır, 2004 yılını aşamaz’ dedikleri 2005’te tüm rekorlar alt üst edildi. Sektörde hem toplam pazarda, hem hafif ticari araç satışında, hem aylık bazda satışta, hem üretimde hem de ihracatta rekor üstüne rekor kırıldı. Böylece 2005 yılı otomotiv sektörü adına beklenmedik rekorlar yılı olarak tarihe geçti.

OTOMOTİV sektörü için 2005, beklenmedik rekorların kırıldığı bir yıl oldu. Beklenmedik diyoruz, çünkü yıl içinde hiç bir otomotiv firması, satış olarak 2004 yılını aşacaklarını tahmin etmiyordu. Bir çok firma yetkilisi, 2004 yılına göre yüzde 10’luk daralmaya bile razı olurken, bazıları ise temkinli olmayı tercih ediyordu. Ancak özellikle kampanyaların birbiri ardına devreye girdiği aralık ayının da etkisiyle, 2005 yılında rekor üstüne rekor kırıldı.

TOPLAM SATIŞ REKORU:

Bu rekorların en başında kuşkusuz iç pazardaki toplam satışlar geliyor. Otomotiv Distribütörleri Derneği’nin (ODD) verilerine göre, 2004 yılında binek ve hafif ticari araç olmak üzere toplam 691 bin 226 adet araç satılırken, 2005 yılına gelindiğinde bu rakam yüzde 2.8’lik artışla 710 bin 408’e yükseldi. Bu rakam, otomotiv sektöründe tarihinin bugüne kadar gerçekleştirdiği en yüksek satış olurken, ilk kez sektör iki yıl üst üste rekora imza attı. Henüz resmi /images/100/0x0/55eaa342f018fbb8f88d10fcsonuçlar açıklanmasada, ağır ticari araçların da eklenmesiyle pazar 2005’i, 760 bin adedin üzerinde bir satışla kapattı.

HAFİF TİCARİ REKORU:

2005 yılında satış rekoru kırılmasında hafif ticari araçların payı çok yüksek oldu. Binek otomobil satışları 2004’e göre, yüzde 2.8 düşerken, hafif ticari araç satışları tarihi bir rekora imza atarak 271 bin 811 adetlik bir satışa ulaştı. Bu satış 2004 yılına göre yüzde 13.2’lik bir artışı ortaya koyarken, otomotiv satışlarının da 2004 yılına göre yüzde 3 artmasını sağladı.

ÜRETİM REKORU:

2005 yılında rekorlar, sadece bununla da sınırlı değil. Sektör hem üretim hem de ihracatta rekor üstüne rekor kırdı. Ancak bu rekorlar, satışlara göre sektör tarafından bekleniyordu. Resmi olmayan sonuçlara göre, otomotiv sektörü 2005 yılında 900 bin adedin üzerinde bir üretim gerçekleştirdi. Bu rakam geçtiğimiz yılki 862 bin 35 adetlik üretime göre yaklaşık yüzde 5’lik artış anlamına geliyor ve tarihi rekor olarak kayıtlara geçiyor. 1963 yılında 11 bin 112 adetle, üretim serüvenine başlayan Türk otomotiv sektörü, 42 yılda 1 milyon adetlik sınıra yaklaşmış durumda.

İHRACAT REKORU:

Üretime bağlı olarak 2005 yılında ihracatta da ciddi bir artış yaşandı. Ekonominin lokomotifi haline gelen otomotiv sektörünün 2005 yılı ihracatı, önceki yıla göre yüzde 19.6 oranında artarak 12 milyar 794 milyon dolara ulaştı. Sektör bu rakamla, 10 milyar 705 milyon dolarlık 2004 yılı ihracatına 2 milyar 89 milyon dolar fark attı. Bu da sektör için yine bir rekor oldu. Diğer taraftan ihracat, aralık ayında ise geçen yılın aynı ayına göre, yüzde 6’lık artışla 1 milyar 309 milyon dolara yükselerek, aylık bazda en yüksek seviyesine ulaştı.

Kampanyalarla aralık ayında satışlar patladı

Kuşkusuz 2005 yılında gerçekleşen bu satışlarda, aralık ayının payı çok yüksek. Bugüne kadar bir kaç ay dışında aralık ayları otomotiv satışlarının tavan yaptığı dönemler olmuştur. Ancak 2005 yılında özellikle birbiri ardına devreye giren cazip kampanyalarla aralık ayında satışlar rekor düzeye uluştı. Binek ve hafif ticari araç satışları, aralık ayında tarihinde ilk kez 100 bin adet barajını da aşarak 103 bin 209 adede yükseldi. 2005 Aralık’tan önce en fazla satışın yapıldığı ay, 80 bin 290 adetle 2004 Mayıs’ı olmuştu. 103 bin 209 adetlik aralık ayı satışı, kriz yılı olan 2002 yılı toplamında gerçekleşen 90 bin 615 adetlik otomobil satışını geride bırakırken, 157 bin 449 adetlik toplam pazara da neredeyse ulaştı.

Türkiye benzin fiyatında birinci vergisinde üçüncü

TÜRKİYE
, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ülkeleri içinde, benzindeki vergi yükü bakımından 3’üncü, benzin satış fiyatında ise 1’inci sırada yer alıyor. Gelir İdaresi Başkanlığı Gelirler Başkontrolörü Semih Öz’ün yaptığı araştırmaya göre, motorlu taşıtlarda akaryakıt kullanımından elde edilen vergiler, birçok ülkede en önemli gelir kaynağı olarak değerlendiriliyor. Bazı ülkeler, vergi idarelerinin etkin çalışmaması nedeniyle, gelir politikalarında az mükelleften kolaylıkla tahsil edilebilen akaryakıt vergilerine ağırlık veriyor. ABD gibi ülkelerde, benzin kullanımından elde edilen vergiler, otoyolların yapım ve bakımına harcanıyor. Birçok ülke ise bu vergiler ile bütçelerini finanse etme yoluna gidiyor. Araştırmaya göre, 1996’dan 2005 yılının son çeyreğine kadar olan dönemde, Türkiye dışındaki OECD ülkelerinde akaryakıttan alınan vergilerin, satış fiyatına oranında düşme meydana geldi. Türkiye’de ise tersi bir gelişme yaşandı ve 1996’da yüzde 65,8 olan akaryakıttaki vergi yükü, 2005 yılında yüzde 70’lere yaklaştı. Veriler, Türkiye’nin OECD üyesi ülkeler içinde, kurşunsuz benzin satış fiyatında, en yüksek vergi oranına ulaşan 3 ülkeden biri olduğunu ortaya koyuyor. Listenin başında yüzde 70,2’lik vergi yükü ile İngiltere yer alırken, Danimarka yüzde 69,7, Türkiye ise yüzde 69,2’lik oran ile bu ülkeyi izliyor. Ancak Türkiye, benzin satış fiyatında bütün ülkeleri geride bırakıyor.
Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı