Pazar’dan pazar’a

Geçen pazardı seçim.O günden bu güne neler gördük.

Haberin Devamı

Galibiyetten şımaran arkadaşlar kadar, mağlubiyeti tınmayıp küstahlığını aynen sürdüren arkadaşlar da var... Demokratik olgunluk sıfır.

*

Ölüm kalım savaşı olmadığını, bunun sadece bir seçim olduğunu anlatamadık.

Adalet ve Kalkınma Partisi’ne oy vermeyenler, ceza olarak yarından itibaren sanki çarşaf mı giyecekler?.. Oy verenler sanki muaf mı?

Saçma sapan tartışmalar hâlâ devam ediyor.

Ne için seçim yaptık biz?

Halkın oylarına neyi sunduk?

Laik Cumhuriyeti mi, hilafeti mi?

Hayır efendim.

- Ülkeyi kim yönetsin?

Soru bundan ibaretti...

Cevabı alınmıştır.

Ne yazık... Abdullah Gül bile seçim sonuçlarını yanlış tercüme ediyor. Yüzde 46.6 oy, Cumhurbaşkanını tespit için verilmiş değildir. Başbakanı tespit için verilmiştir.

Haberin Devamı

Seçim budur.

Bunun için yapılır.

*

Yanlışların hangi birini düzeltelim?

Çiçeği burnunda milletvekili

Prof. Üskül’e bakar mısınız?

Bayram değilken, seyran değilken, ortada bir Anayasa değişikliği falan yokken, hatta Meclis henüz açılmamışken, Atatürk ilke ve inkılaplarını izm sınıfına sokuverdi... Yahu, din kadar tehlikeli bir tartışma bu. Nereden aklına geldi? Amma da eksantrik bir zat.

*

Ama iyi oldu!

Niye?

E çünkü Baykal’a gün doğdu.

Laiklik... Cumhuriyet... Kemalizm...

Tam da Baykal’ın uzmanlık dalı.

Atatürk’ün koltuğunda oturuyor ya... Koltuğun hakkını vermek için, hemen diklendi, ayağa kalktı ve süratle hayata döndü... Seçimi meçimi unuttu, “Ben size demiştim” diyerek durumdan vazife çıkardı.

Aferin Prof. Üskül’e.

Verdiği vitamin, Baykal’ın bağışıklık sistemine epey yarayacaktır...

Yazarın Tüm Yazıları