Pavyondan kurtarıp kızına hediye etti

Doktor, yara bere içindeki vücudunu görünce şaşkına döndü. ‘Kim dövdü seni?’ diye sordu, ‘Baban mı, kocan mı?’ Öyle ya başkası olamazdı. ‘Kocam’ dedi Nazlı. Doktor, hemen onun yanından polise telefon etti. (...) Cezaevi gibi bir yerdi o pansiyon. Dışarı çıkmak yasaktı. Kadınlar, gündüzleri pansiyonda oturuyorlar, gece ise pavyonda masalara konsomasyona çıkıyorlardı. Çalışmak zorunluydu.

Hürriyet Haber
07 Mart 2005 - 00:39:13

Kızını istemeye gelenlerin birbirini izlediğini duyan baba, huzursuz oldu. Yıllardır evinden uzaktaydı, onu koruyup kollayacak durumu yoktu. Kızıyla ilgili dedikodular çıktığını, onunla bununla geziyor lafları edilmeye başlandığını duyuyordu.

İşsizlikten bunalıp, çalışmak için Suudi Arabistan’a gittiğinde Nazlı henüz 6 yaşındaydı. Aradan yıllar geçmiş, Nazlı büyümüş, serpilmiş, bir genç kız olmuştu. O yaz tatilinde Türkiye’ye döndüğünde Nazlı’yı evlendirmeye karar verdi.

Yaz tatili için memleketine döndüğünde yine evlerinin kapısını çaldı kızını isteyenler. İlk isteyene vermeyi kafasına koymuş olan Selahattin, aileyi de, mobilya ustası olan Tamer adlı genci de beğendi. Hiç uzatmadan, ‘Olur’ yanıtını verdi aileye.

Evlendirileceğini duyan Nazlı, ‘Ben evlenmem, okumak istiyorum’ diye tutturunca tepesi attı Selahattin’in. Evire çevire dövdü kızını. Nazlı, zorla nişan yüzüğünü taksa da evliliği uzatmak için elinden geleni yapacaktı. Ticaret lisesinde son sınıfa geçmişti o yıl. 7-8 ay geciktirebilirse evlenmeden önce lise diplomasını eline alabilecekti. Fakat aradan birkaç ay geçince babası vazgeçmek istedi bu evlilikten.

Başka bir talip çıkmıştı, onların maddi durumu daha iyiydi Tamer’e göre. Bu kez Nazlı diklendi. ‘Ben nişanlandığım adamla evlenirim. Başkasıyla evlenmem’ dedi. Kendisi seçmemişti ama zamanla alışmış, sevmişti Tamer’i. İyi davranıyordu ona.

Selahattin, Arabistan’da olunca, uzaktan fazla etkili olamadı.

DAYAKTAN ÖLECEĞİNİ SANDI

Annesi, kavga ettikleri bir gün evden kovdu Nazlı’yı. Gözyaşları içinde Tamer’e koştu Nazlı. ‘Hemen evlenmek istiyorum’ dedi. Tek koşulu liseyi bitirmesine izin vermesiydi. Tamer’in bir itirazı olamazdı bu isteğe. Bir ay geçmeden nikah günü belirlendi, düğün hazırlıkları başladı.

Geri dönülemez bir noktaya gelindiğini gören Nazlı’nın ailesi de onaylamak zorunda kaldı bu evliliği. Tamer, ayrı bir ev açamamış, anne-babasının evinde bir odaya gelin götürmüştü Nazlı’yı. Ama Nazlı, kayınpederini de, kayınvalidesini de sevdi.

Evliliğinin ilk üç yılı güzeldi. Nazlı, lise diplomasını almış, bir de kızı doğmuştu.

İşleri bozulunca Tamer, strese girdi. Bir süre sonra işsiz kalınca iyiden iyiye değişti. Sorumsuz, acayip bir insan olup çıkıverdi. Bazen haber vermeden ortadan kaybolup, iki-üç gün gelmiyordu. Evde olduğu günlerde de eskisi gibi sevgiyle davranmıyordu Tamer. Nazlı’nın evden çıkmasına izin vermiyordu. Bir gün kız kardeşlerinden birinin evine gitti Nazlı. Kaynı evlenmişti, düğüne gidemediği için eve gidip tebrik etmek istemişti.

Ancak eve döndüğünde korkudan kıpkırmızı oldu. Tamer, erken gelmişti. Nazlı’nın beklediği gibi bağırıp çağırmadı ama üç gün ağzını açıp tek kelime bile etmedi. Küsmüştü. Üçüncü gün Nazlı sinirlendi. ‘Sen ne biçim insansın? Kardeşimin evine de mi gidemeyeceğim’ diye bağırdı.

Nazlı, frenlerini tamamen boşladı:

- Sen ne biçim insan oldun? Böyle devam edeceksen ne bana acı çektir, ne kendine. Bırak beni gideyim.

Bu sözleri duyan Tamer öyle bir hızla fırladı ki yerinden, Nazlı bir anda yerde buldu kendini.

Tamer üzerinde tepiniyor, neresine geldiğine bakmadan tekmeliyor, yumrukluyordu. Öleceğini sandı Nazlı. Yorulup, yumruğunu kaldıracak hali kalmayana değin dövdü Tamer.

O gece sabaha kadar her yanı sızladı Nazlı’nın. ‘Allah beni öldürmediyse, bunu senin yanına bırakmayacağım’ diye söyleniyordu içinden.

Ertesi sabah bir fırsatını bulup evden kaçıp hastaneye gitti Nazlı. Doktor, yara bere içindeki vücudunu görünce şaşkına döndü. ‘Kim dövdü seni?’ diye sordu, ‘Baban mı, kocan mı?’

‘Kocam’ dedi Nazlı. Doktor, hemen onun yanından polise telefon etti. Bunu duyan Nazlı, korkup kaçtı hastaneden. Annesine anlattı yaşadıklarını. ‘Kocanın yanına geri dön. Ben sana bakamam’ dedi annesi.

Nazlı, ‘Ben kendi başımın çaresine bakarım’ cevabını verdi. Annesi, dikbaşlı kızını kararından vazgeçiremeyeceğini anlayınca daha fazla ısrar etmedi.

Bu kez beraber gittiler hastaneye. Onu gören doktor, gene polis çağırdı. Nazlı’nın da kaçmaya niyeti yoktu zaten. 20 gün hastanede yattı. Bu arada gözaltına alınan Tamer hakkında da dava açılmıştı. Nazlı ilk duruşmada, şikayetçi olmadı, ‘Benden boşansın yeter’ dedi.

Nazlı’nın yaşamında yepyeni bir dönem açılmıştı. Annesi kabul etmek istemiyordu, gidecek yeri de yoktu. Bu sırada Marmaris’te küçük bir lokanta işleten dayısından haber geldi. Oraya çağırıyordu.

Bir gün Tamer, çıkageldi. Sanki onca dayağı atan o değildi. ‘Ben boşanmak istemiyorum’ diyordu. Nazlı, üç ay kadar sonra, 1997 sonbaharında Marmaris’ten döndükten sonra açtı boşanma davasını. Kızının velayetini babasına bırakacaktı. Kızı babaannesinin yanında kalacak, arada görebilecekti.

Mahkeme boşanma kararı verdi. Artık özgürdü Nazlı. Kendini geliştirmek için kurslara yazıldı. Daktilo, bilgisayar, İngilizce kurslarının ardından muhasebe kursuna devam etti. Büyük bir fabrikanın muhasebe servisinde iş buldu. Kızını da eskisine oranla daha rahat görebiliyordu. Tamer, evlenmiş, kızını annesine bırakıp başka bir eve çıkmıştı.

Hayatını mahvedecek kişiyle orada tanıştı. Mahmut, fabrikada tekniker olarak çalışan bir gençti. Nazlı’dan küçük ve bekardı. Zamanla aralarında bir yakınlık doğdu. Hayatında ilk kez seviyordu.

Gece gündüz birlikte olunca gizli kalması mümkün değildi bu ilişkinin. Bir hafta sonu beraber görülünce, ilk kızan patronu oldu. İşten kovuldu Nazlı.

İki ay kadar sonra yeniden çağırdılar fabrikaya. Ama patronun zaman zaman azarlaması, çalışanların alayları Nazlı’nın sinirlerini iyice gerdi. Mahmut da ailesinin, yakınlarının karalamalarından etkileniyordu. Birlikteyken telefon çalsa, ‘Hah işte sevgilin arıyor’ diyordu. Altı yedi ay kadar sürdü bu dönem. Sonunda Mahmut ‘Ben başka biriyle evleneceğim’ deyip, aşağıladı onu:

- Sen bir fahişesin. Onunla bununla yatıp kalkıyorsun.

2004 kışında bir gece aniden karar verdi ve ertesi gün evden kaçtı. Ne yapacağını bilmez halde dolaşırken küçük bir gazete ilanına takıldı gözleri. Günde 100 milyona restoranda çalışacak bayan eleman aranıyordu.‘Bu nasıl bir iş?’ diye düşünmeden ilanda verilen adrese gitti. Bir iki sorudan sonra işe kabul edildiğinde bile ne iş yapacağını didiklemek aklına gelmedi. Hatta işin başka bir şehirde olduğu söylendiğinde de şüphelenmedi.

MARAŞ’TAKİ PAVYON

Saflığı tutmuştu genç kızın.

O andan itibaren Nazlı hiç yalnız kalmadı. Eve telefon ederken bile başında bekliyordu adamlar. ‘İzmir’de bir lokantada iş buldum oraya gidiyorum’ diye telefon etti annesine.

Bürodan bir adamın eşliğinde otobüse bindi. Tek bildiği otobüsün Maraş’a gittiğiydi. İlk dikkatini çeken, adamın belindeki tabanca oldu.

Bir ara fırsatını bulup adama sordu. ‘Nasıl bir yere gidiyoruz?’ Bir pavyona gittiklerini söyledi adam. Hayatında pavyon nedir görmemişti, bilmiyordu ne olduğunu. Ama adam, ‘Erkekler gelir eğlenirler’ deyince panikledi Nazlı. Biraz düşününce sakinleşti. ‘Mahmut bile bana fahişe dedikten sonra, ötesi ne olabilir ki?’ diye düşünüyordu.

Maraş’ta arabadan inip, kadınların olduğu pansiyona girince tam olarak anladı başına geleni. ‘Eyvah, kadın tüccarlarının eline düştüm’ dedi.

Cezaevi gibi bir yerdi o pansiyon. Dışarı çıkmak yasaktı. Kadınlar, gündüzleri pansiyonda oturuyorlar, gece ise pavyonda masalara konsomasyona çıkıyorlardı. Konsomasyonla da kalmadı, tecavüze de uğradı. Her gece ağlıyordu yalnız kaldığında.

‘Allahım burada canımı alma. Kızıma neler derler?’ diye dualar edip, kaçma planları yapıyordu.

Her gece pavyonda kapıyı gözlüyordu. Belki Mahmut zorda olduğunu hisseder, çıkmayan sesini duyar gelir diye yolunu bekliyordu. Gündüzleri 2 ile 6 arasında cep telefonlarını alabiliyordu kadınlar. Nazlı’nın onu aramaya gücü de yoktu yüzü de.

Bir gün, cep telefonu çaldı. Tam 42 gün olmuştu pavyona düşeli. Hiç beklemediği, umudunu yitirmeye başladığı anda karşısındaydı Mahmut. Şaşırdı Nazlı. Mahmut, ‘Nasılsın?’ diyor, nerede olduğunu soruyordu. Bir şeyler hissetmişti belli ki.

Önce söylemek istemedi Nazlı. Fakat Mahmut ısrar edince, dayanamadı. ‘Ne duymak istiyorsun?’ diye sordu. Mahmut, yine ‘Neredesin?’ sorusunu tekrarladı. O zaman sinirleri boşaltı Nazlı’nın. ‘Evet aşkım şimdi gerçek bir fahişeyim. Bir pavyondayım. Şimdi mutlu musun?’ deyip kapattı telefonu.

Tekrar aradı Mahmut. ‘Seni kurtaracağım’ dedi. Birkaç gün sonra Nazlı pansiyonda otururken yine telefonu çaldı. Mahmut’tu arayan. Nazlı alışmıştı artık onun aramasına.

Fakat bu kez farklıydı. Mahmut uzattıkça uzatıyordu konuşmayı. Nazlı, kapatmak istedikçe de bir bahane bulup sürdürüyordu sohbeti.

Nazlı, ne olduğunu anlamaya çalışırken aniden kapı açıldı, polisler içeriye doluştu. Meğer cep telefonundan yerini tespit etmeye çalışıyorlarmış.

Az sonra Mahmut, karşısındaydı. İçinden bir ses ona koşmasını, sarılmasını söylese de yapamadı. Kendisini ona karşı suçlu hissediyordu. Mahmut da uzak duruyordu. Gülüyordu ama soğuktu.

‘Aramızda her şey bitti, başkasıyla sözlüyüm’ dedi. Sonra arkasına bakmadan uzaklaşıp gitti.

O uzaklaşırken Nazlı’nın yüreği acıdı. Kendisini kızına hediye eden bu adamı sevmişti. O bir daha aramasa da sevmeye devam edecekti...

OKURA PUSULA

AİLESİ BİLMİYOR

Tahmin edileceği üzere, Nazlı, öyküdeki genç kızın gerçek ismi değil. Çünkü yaşadığı olayı etrafında bilen çok az insan var. Ailesinin bile tümü bilmiyor başına gelenleri. Yaşadığı kentin, çalıştığı yerin ismini de kurduğu yeni düzenin bozulmaması için yazmadım. Gönderdiği mail’in ardından yine birkaç kez görüştüm. Ayrıntıları onun ağzından dinledikten sonra öyküyü derledim.

GELECEK ÖYKÜ

KAVANOZDAKİ YEŞİL BİTKİ MACERASI

Yaşam öykünüzü bekliyoruz

Fax: (312) 428 53 18

e-mail: fbildirici@ hurriyet.com.tr

Mektup adresi: Anlatsam Roman Olur

Hürriyet Bürosu Cinnah Cad.No 8 K.Dere/Ankara

Web sayfası: www.hurriyet.com.tr/anlatsam

Yayınlanma Tarihi : 07 Mart 2005 - 00:39:13
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Koç Burcu
      21 Mart - 20 Nisan

      Kişisel farkındalığınızı arttıracak, bilgi kazanmanızı sağlayacak, ama bu esnada bütçenize çok fazla zarar vermeyecek şeyler planlamalısınız. Tüm...Koç Burcu - Bugün

      Boğa Burcu
      21 Nisan - 20 Mayıs

      Başarınızı diğerleriyle de kutlayabilirsiniz. Bilgi toplamalı, bilgilerin gerçekliğinden emin olmalı ve başladığınız işleri bitirmelisiniz. Fark yaratmak istiyorsanız,...Boğa Burcu - Bugün

      İkizler Burcu
      21 Mayıs - 20 Haziran

      Evinizde ve özel ilişkilerinizde yapacağınız değişiklikler duygusal anlamda istikararı sağlayabilir. İş birliğine açık olmanız durumunda, evinizi veya yaşadığınız yeri...İkizler Burcu - Bugün

      Yengeç Burcu
      21 Haziran - 22 Temmuz

      Önemli detayları atlamadığınızdan emin olun. İstediğinizi açık açık ortaya koymak işe yarar çözümler üretmenizde size yardım edebilir....Yengeç Burcu - Bugün

      Aslan Burcu
      23 Temmuz - 23 Ağustos

      Duygusal anlamda motive bir gündesiniz. Yanlış nedenlere dayalı değişiklikler yapmak doğru olmayabilir. Olayları doğru değerlendirmeli, daha alçak...Aslan Burcu - Bugün

      Başak Burcu
      24 Ağustos - 23 Eylül

      Sahip olduğunuzdan daha fazla paranız varmış hissine kapılmayın ve aşırı harcamalardan kaçının. Sizi motive eden kişilerle görüşebileceğiniz bir hafta...Başak Burcu - Bugün

      Terazi Burcu
      24 Eylül - 23 Ekim

      Bu hafta sonu, önemli kişisel değişiklikler yapmanız durumunda kendinizi çok iyi hissedebilirsiniz. Sizi bekleyen güzel bir gelecek varken lüzumsuz...Terazi Burcu - Bugün

      Akrep Burcu
      24 Ekim - 22 Kasım

      Dış etkilere bağlı duygusal durumlarla uğraşabileceğiniz bir hafta sonundasınız. Bazı kişilerin yapacağı son dakika değişiklikleri sizi asıl uğraşmanız gereken işlerden...Akrep Burcu - Bugün

      Yay Burcu
      23 Kasım - 21 Aralık

      Duyduğunuz her şeye inanmamalısınız. Belli anlaşmalar yapmadan ya da bazı sözler vermeden önce, kendi araştırmanızı bizzat yapmanızda fayda var. Bu hafta sonu, elinize...Yay Burcu - Bugün

      Oğlak Burcu
      22 Aralık - 20 Ocak

      Endişelerinizi dile getirerek olaylara netlik kazandırabilir ve doğru kararlar alabilirsiniz. Eviniz ve ailenizle bağlantılı konularla ilgilenirken daha sorumlu davranmalısınız....Oğlak Burcu - Bugün

      Kova Burcu
      21 Ocak - 18 Şubat

      Çok fazla bilgi paylaşımı size ters şekilde geri dönebilir ve size bazı bedeller ödetebilir. Bu hafta sonu, sevdiğiniz kişilerle ilişkilerinizi...Kova Burcu - Bugün

      Balık Burcu
      19 Şubat - 20 Mart

      Bu hafta sonu, bazı işleri ele alış veya uygulayış biçiminizi ya da bilgi edinme ev haber alma yöntemlerinizi gözden geçirebilirsiniz. Bu sayede kendinizi...Balık Burcu - Bugün