Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Patron olmak için 20 yıl bekledi Hayaline varını, yoğunu yatırdı...

Kendisini iki yıl önce, İzmir’in hayli popüler olan restoranlarından Lavanta’nın müdürü olarak tanıdım.

Nedense hayli popüler olan bu restoran, daha sonra kapandı. Mami lakabı ile anılan, Muharrem Duran’ın da izini kaybettim. Aralık ayında beni arayarak, yeni bir yer açacağını ve artık işinin patronu olduğunu söyledi. Yine aynı Lavanta gibi, bir zamanlar hayli popüler olan, fakat son yıllarda, tabiri caiz ise sinek avlayan, Küçük Kulüp Alliance’ın işletmesini almış Mami. Baş aşçılık yapan yakın arkadaşı Fikret Yavuz ile... Kendinin, eşinin elinde, avucunda ne varsa buraya yatırmış. Yani geleceğini koymuş, Alliance’a... Birlikte çalıştığı ekip arkadaşlarını da toplamış yanına. Bu zaman da 15 kişiye de iş vermiş. İki kez gittim. İkisinde de tıklım tıklımdı. Mami başarmış kısacası. 

Yıllardır bugünü bekledi

Son gittiğimde, hafta arası olduğundan dertleştik. Bana “Şenay Abla tam 20 yıl ömrüm bu işte geçti” diyerek, başladı anlatmaya;
“Anadolu Üniversitesi Turizm ve Otelcilik mezunuyum. 20 yıl önce Çeşmealtı Karasakal Restoran’da başladım. Antalya’da ve Kuşadası’nda Kervansaray Otel ile bar, X Kulüp, Alize Restoranda çalıştım. 2001 yılında İzmir’e döndüm ve Mask, Fly’ın de çalıştım. Kordon’da Ayşen Ertenü’ün açtığı İtalyan Restoranı’nda, 1.5 yıl çalıştıktan sonra tekrar Çeşme Alaçatı’da Tuna Tango ve Joy Beach Clup’ın içindeki, Mirror Restoran’ın şefliğini yaptım. Yaz bitiminde, Selim Kaptan’ın sahibi olduğu Winstown ve devamında Solemare’de çalıştım. 2004 yılında ne tesadüf, Mustafa Başçı’nın açmış olduğu Alliance Restoran’ın 4 yıl müdürlüğünü yaptım. Daha sonraları Pastarito İzmir şubesinin, Çeşme Yaya’nın ve sizinle tanışmama vesile olan Lavanta’nın müdürlüklerini yaptım. Ama en büyük hayalim, kendi iş yerimi açmaktı. Yıllardır da bugünü bekledim. Allah’a şükürler olsun. Fakat yalnız kendimin değil, eşimin de varını yoğunu buraya yatırdım. Allah mahçup etmesin.”

Her cuma müzik

Alliance bayağı yenilenmiş. Çok da şık olmuş. Servis harika. Hele bir Gülçin var ki, dünya şekeri. Müthiş bir enerjisi var. Öğle yemeklerinde, mönüde, kendi yaptıkları taze makarnalar, odun fırınında pizza, Alliance kebap, Alliance salata, kasap köftesi, en çok tercih edilen çeşitler. Akşam mönüsünde ise, lezzetli başlangıçları mutlaka tadın. Ana yemeklerde ise, benim önerim; Uzun süre odun fırınında pişen dana kaburga, Cafe de Paris soslu, dinlendirilmiş dana antrikot, trüf mantar soslu dil balığı. Tatlılarda da taze mandalina köpüklü ayva tatlısı, kadayıfa sarılı cevizli ve kaymaklı dondurmalı balkabağı tatlısı, klasik çikolata sufle. Akşamüstü şömine karşısında bar keyfi yapmak isteyenler için de Alliance Restoran, iyi bir seçenek. Ayrıca her cuma da canlı müzik var. Keyifli, şık bir yemeğin adresi bence Alliance.
Telefon: (0232) 421.39.70


Bir Dakika
Yalnızlık, ölüm, şöhret ve inanç

Geçtiğimiz hafta hayli sarsıldım. Öncelikle, bana ve de dünyaya göre de ölümsüz, en büyük ses, popun divası Whitney Houston’un ölümü, beni büyük bir yasa boğdu. Yüce rabbimin gücüne gitmesin, günlerce ağladım. Hatta samimi söyleyeyim, pardon yazayım, yakından tanıdığım, bizim şöhretlerden biri de vefat etseydi, belki ona bu kadar üzülmezdim. Çoğu çok nankör olduklarından... Neyse, ardından da çok yakın bir arkadaşımın ölümü beni daha da sarstı. Hatta kimse ile görüşmek istemedim. Buna ailem de dahil. İçime kapandım. Eve hapsettim kendimi. İstanbul elitlerinin önde gelen isimlerindendi. İyi bir iş kadınıydı. 25 senedir tanıdığım, evine gidip kaldığım, evimde ağırladığım, eğlence dünyasında, pek çok geceler birlikte olduğum, dost ve can insanlardan biriydi; Füsun Denizaşan...

***

Ölümün eşiğinden iki kez dönmüştü. Beyin ameliyatı geçirmişti. Buna rağmen kendisine bakmıyordu. Eğlence ve gece yaşamını çok seviyordu. Hayatı hafife alıyordu. O nedenle kendisine çok kızmıştım. İki yıldır da görüşmüyorduk. Neyse. Benim bu satırları yazmamın nedeni ise, üzüntümü sizlerle paylaşmanın yanı sıra, hayatın acımasızlığı... Yalnız başlarında, bir otel odasında ya da tek bir göz odada son nefesi vermek... Ben de yalnızım. Aslında hepimiz yalnızız. Annemin dört evladı ve 6 torunu var. Ancak belli günlerde birlikte olabiliyoruz. Yani evlilik, çok çocuk doğurmak da bir çözüm değil. Evet, benim de ailem, canım kadar sevdiğim kız kardeşlerim, annem, yeğenlerim ve arkadaşlarım, dostlarım var belki... Ama yine de kendimi, çok yalnız hissediyorum. Hatta bu yazıyı yazarken de ağlıyorum. Tek sığındığım Allah ve inancım. Allah’ın ve inancımın, bana yanlış bir şey yaptıracağına inanmıyorum. Sanırım olsaydı, bugüne kadar olurdu da. Alkolün de, uyuşturucunun da, şöhretin de zirvede olduğu bir yerlerden geldim. Kendim de zirveye çıktım. Mütevazi olmayacağım. Ama en zor ve de en başarılı anlarda bile, tek sığınağım, tek konuştuğum ve her şeyimi paylaştığım Allah’ım ve inancım oldu.

***

 Bakın şöhretler dünyasında, pek çok star var. Uyuşturucuya, alkole sığınan. Bir gün birileri, Cahide Sonku, Mesut Engin gibi hayata veda edecek. Tıpkı, Marilyn Monroe, Elvis Presley, Michael Jakson, yine en az Houston gibi, ölümüne çok ağladığım, Ammy Winehouse gibi... Yalnız başlarında ve bir köşede son nefesini verecek. Hep uyuşturucu ve alkol yüzünden. Sığındıkları bir dal olmadığından. Bazen insan güvendiği, ‘dostum, arkadaşım, sırdaşım’ dediği, el verdiği, hatta yardım edip birileri ile tanıştırıp, bir yerlere çıkarttığı birileri tarafından da en büyük darbeyi yiyebilir. ‘Dostum’ dediğiniz insanlar, bazen çıkarlarına ters düştüğü an size sırtını dönebilir. Yani yalnız kalabilirsiniz. İşte o an, bence sığınacağınız tek liman, inanç ve Allah olmalı. O nedenle, şan, şöhret, evlilik, mutlu bir yuva, zenginlik, güzellik ne olursa olsun. Yalnız kalmaya mahkumsunuz. Hatta bazen çok kalabalıkta bile, kendimizi yalnız hissettiğimiz olur. O nedenle yalnızlıktan kurtulmak, kendimize sahip çıkma ve hata yapmamak için Allah ve inanç ya da bir şeylere inanmak çok önemli... İnanın...

Aklınızda bulunsun
Uzun kirpikler, kalın dudaklar

Başta Nilgün Belgün olmak üzere, özellikle tiyatro dünyasından, pek çok sanatçının ve özel tiyatroların, basın danışmanlığını yapan, Yasemin ve Seher çok sevdiğim iki insan. Medya’s olarak da kendilerini çok da başarılı bulurum. Haftada bir kez mutlaka telefonlaşırız. Hafta arası Yasemin, Nilgün’ün, Oya Germen’in, kendilerinin ve daha pek çok ismin kullandığı, kirpik besleyicisi ve dudak dolgunlaştırıcısı, Hydro Peptide adlı üründen söz etti. Özellikle popüler dünyada çok geçerliymiş. Hatta turizmci, iş kadını, Hanım Ağa lakaplı, benim de sevdiğim ve taktir ettiğim Nadire İçkale de kirpiklerinin güzelliğini bu ürüne borçluymuş. İthalatını da çok sevdiğimiz eczacı arkadaşımız Tülin yapıyormuş. Artık ince dudaklardan ve güçsüz, kısa kirpiklerden yakınanlar bilginize. Onun da çaresi var...

Biraz da müzik

İlki geçen yıl düzenlenen ve büyük ilgi gören, Alaçatı Jaaz Festivali başladı. Alaçatı Belediyesi, Bu’ra Lokal ve Kesre Otel’in işbirliğiyle düzenlenen festivalin ikincisinde ve ikinci gününde Cristina Vilallonga, yarın ise, yani 26 Şubat Pazar; Kerem Görsev&Allan Haris konserleri var. Bu sanatsal etkinliğin mimarlarından Buğra Özçetin ve Oğulcan Şişman, amaçlarının jaaz denilince dünyada ve Türkiye’de akla gelen önemli isimleri Alaçatı’da ağırlamak ve jazzseverlerle bir araya getirmek olduğunu söylüyorlar...

 

X