Patrik istemiş

MEYDANLARDA "Müslümanlıktan" dem vuranların her gün yeni bir marifeti ortaya çıkıyor.

Şimdi anlatacağım olay bir ibret belgesi. Horul horul uyuyan Kültür Bakanı Atilla Koç, verdiği izinle ne kadar gurur duysa azdır!

İstanbul Rumelihisarı, konserlerin yapıldığı bir yer. Buradaki konserler, dün gazetelerde ve internet sitelerinde çıkan haberlere göre, bir süre önce yasaklanmış. Nedenini bilmiyorum ve öğrenemedim. Elbette bir gerekçesi vardır. Rumelihisarı konserleri yaklaşık iki yıldan beri yapılmazken, yetkililer yasak olmadığını, parayı verenin konser yapacağını söylüyor.

Kültür Bakanlığı şimdi özel bir izin çıkardı ve Yunan vatandaşı, sanatçı George Dalaras’ın burada konser vermesine izin verdi.

Dalaras kim? Bir Yunan milliyetçisi. KKTC’nın 23. kuruluş yıldönümünde Kıbrıs Rum Kesimi’nde Türk işgalini kınama konseri vermişti.

Ayrıca Yunanistan’da Abdullah Öcalan’a destek vermek için kurulan komitenin faal bir üyesi.

Dalaras Türkiye aleyhine konuşmalarıyla biliniyor.

* * *

Peki bu özel izin nasıl oldu da verildi? İşin püf noktası işte burada yatıyor. Bu izin Patrikhane devreye girince verildi.

Fener Rum Partikhanesi İstanbul’da 14-16 Temmuz tarihleri arasında "Genç Rum Ortodokslar etkinliği" düzenleyecek. George Dalaras konseri bu kapsamda verilecek.

Patrikhane, konserlere kapalı olan Rumelihisarı için Kültür Bakanlığı’na başvuruda bulundu. Atilla Koç’un başında olduğu bakanlık, elbette ki Patrikhane’ye ’hayır’ yanıtı veremezdi.

Aksi takdirde hem AB’yi, hem Yunanistan’ı, hem de Patrikhane’yi kızdırmış, karşımıza almış olurduk!

Hayır, bu riske giremezdik! İzin verildi. Konser 15 Temmuz günü yapılacak.

Gazetelere göre Patrik devreye girdi, Kültür Bakanlığı izin verdi.

Burada Atilla Koç isimli şahsın günahını almak istemem. Bu izinden belki de haberi olmamıştı.

Belki izin verme aşamasında horul horul, mışıl mışıl uyuyordu. Rüyasında Patrik Hazretlerini görüyor, ona "Emirlenizi beklerim" diyordu.

TERBiYESiZ!

"ŞEYİNİ şey ettiğimi şeyi" sözcüğü ile ün kazanan ve bu sözleri Meclis çatısı altında söyleyen Bülent Arınç, Manisa’da partisinin birinci sıra adayı. Karşısında, CHP’nin birinci sırasında avukat Şahin Mengü var. Mengü, bu Arınç’ı defalarca Manisa halkı önünde tartışmaya çağırdı. Basında, ekranda veya halkın önünde... Fakat koskoca TBMM Başkanı kaçmayı yeğledi. Yüreği yetmedi.

Fakat aynı şahıs, tek başına Manisa’da turladığı zaman ilginç olaylar yaratıyor. İki gün önce bir yerde seçmenlerin yanına gitti. Önceki seçimde AKP’ye oy verdiğini söyleyen çiftçi seçmenler, kendisine sorular sordular, eleştirdiler. Beyefendi onları şöyle azarladı:

"Sağdan soldan laf atarsanız saygısız olursunuz. Bir Meclis Başkanı konuşurken böyle terbiyesizlik olmaz."

Başka bir yerde karşısına 70 yaşında bir çiftçi ile nalbur çıktı. Bu kez "23 Temmuz’da bizi unutursunuz" diyen çiftçiye bağırmaya başladı:

"Beğenirsin beğenmezsin. Kimsenin huzurunu kaçırma. Seni kim yolladı buraya terbiyesiz. Ben Meclis Başkanıyım. Bir insan konuşurken lafı kesilmez. Benden izin iste vereyim. Ben Meclis’i de böyle yönetirim. Baykal söz ister, ben veririm."

Başbakanı kendisine "Anamız ağladı" diyen Mersinli çiftçiye "Al ananı da git" diye bağırırsa, onun personeli Bay Arınç başka ne desin!

BiSiKLETLi ÇOCUKLAR

AKP parayı bastırdı, bu kez bisikletli çocukları kiraladı. Bazılarına bisiklet hediye edildi, bazılarına para verildi. Büyük kentlerde o küçük çocuklar şimdi bisikletle dolaşıp parti broşürleri dağıtıyorlar.

Yaşları 10-16 arası.

İktidar partisi siyasette şimdi küçücük çocukları kullanıyor. En küçüklere oyuncak dağıtılıyor, biraz büyüklerine ise parayı bastırıp broşür dağıttırıyor.

Eğer onları çevrenizde görürseniz, durumu bilin.
Yazarın Tüm Yazıları