« Hürriyet.com.tr

Patara’ya 400 villa planı çevrecileri ayağa kaldırdı

Kaş’a bağlı Patara antik kentinde yapımına başlanan villalar tartışmalara neden oluyor. Caretta carettaların yumurtlama alanı olan ve özel çevre koruma bölgesi ilan edilen bölgeye inşa edilen 400 villa sivil toplum örgütlerinden tepki görüyor. Merkezi Londra’da bulunan Akdeniz Deniz Kaplumbağalarını Koruma Birliği (MEDASSET) Başkanı Lily Venizelos Patara’nın korunması için uluslararası kampanya başlatacaklarını açıkladı

Esra ERDOĞAN - eerdogan@hurriyet.com.tr
X

Antalya’nın Kaş ilçesi sınırlarında bulunan Patara, 18 kilometrelik el değmemiş kumsalı ve Likya döneminden kalan antik kentiyle Türkiye’nin en önemli doğal hazinelerinden biri. Patara kumsalı aynı zamanda nesli tehlike altındaki caretta caretta türü deniz kaplumbağalarının dünyadaki en önemli üreme alanlarından.
Ancak Patara şu günlerde bu özellikleriyle değil inşaatlarına başlanan villalarıyla anılıyor. Patara antik kentini de içine alan Gelemiş köyündeki 400 villalık şantiye tartışmaları da beraberinde getirdi. Bir taraf villaların 2008 yılında onaylanan koruma imar planı çerçevesinde yapıldığını öne sürerken projeye karşı olanlar villaların kumsalın doğal yapısına ve arkeolojik kalıntılara zarar vereceğini savunuyor.

CARETTA CARETTALAR YOK MU OLACAK

Patara’nın daha önceki koruma planında uzman olarak sekiz yıl görev alan Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Mimarlık Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tunçer, inşaatlara izin veren yeni  koruma imar planını vahim olarak değerlendiriyor. Bölgenin üçüncü derece arkeolojik sit alanı olduğunu belirten Tunçer “Patara Likya’nın başkenti olması nedeniyle çok önemli bir tarihi dokuya sahip. Bu alanın yapılaşmaya açılması, buraya yüzlerce villa ve üç bin nüfusun yerleştirilmesi kararını Kültür Bakanlığı veya valiliğin değil Özel Çevre Koruma Kurumu’nun vermesi gerek ” diyor.
Antalya Lara bölgesinin de 1970’lerde caretta carettaların yaşam alanlarından biri olduğunu, ancak yoğun yapılaşmanın ardından varlıklarının sona erdiğine dikkat çeken Tunçer, sözlerine şöyle devam ediyor: “Sekiz yıl boyunca, Patara’nın korunması için planlama çalışması yaptık. 1997’de hazırladığımız plan raporları ve analizler, 1998 sonunda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’ne sunuldu. Ancak Kültür Bakanlığı altı yıl süren uzun inceleme sürecinden sonra planı uygun buldu. Bu dönem içinde Patara’da kaçak yapılaşmalar, yangınlar ve tahribatlar yaşandı. Plan biter bitmez de kooperatifler tarafından iptal davası açıldı. Bugün Patara’nın yeni bir Side olma yolunda büyük bir hızla ilerlediğini görüyor ve üzüntü duyuyorum.”

BELEDİYE BAŞKANI ‘YASAL’ DİYOR

Melese uluslararası kamuoyunun da gündeminde. Akdeniz Deniz Kaplumbağalarını Koruma Birliği (MEDASSET) Başkanı Lily Venizelos, Patara’daki villa inşaatlarına ilişkin haberlerin ardından yazılı bir açıklama yaptı ve geçmişte uluslararası kampanyalarla koruma altına alınmasına katkıda bulundukları Patara için yeniden harekete geçeceklerini bildirdi. 1989’da ‘Patara’yı Kurtar’ kampanyasını başlattıklarını hatırlatan Venizelos, “Ekolojik ve tarihi açıdan eşsiz bir sit alanı olan Patara’nın korunması için yeniden bir kampanya başlatmayı düşünüyoruz” diyor.
Toplamda 400 villa olduğu söylenen inşaatların bir kısmını barındıran Ova Beldesi’nin Belediye Başkanı Tevfik Taner ise 400 villa haberlerinin kamuoyunu yanlış yönlendirmek ve sansasyon yaratmak amacıyla kurgulandığını, inşaatların da yasal olduğunu savunuyor.

SS ÖZLENEN DENİZ YAPI KOOPERATİFİ BŞK. İHSAN DOKUZOĞLU

Ağaç kesilecekse mecburiyetten kesilecek

Biz kendi mülkiyetimizde olan araziye 27 konut yapacağız.Gerekli müracaatları yaptık,izinleri aldık. Belediye bize ruhsat verdi. Burada ters ya da yasadışı bir durum yok.Amacımız doğanın katledilmesi değil. Ağaç kesilecekse mecburiyetten kesilecek. Üstelik en iyi koruma insanın yapacağıkorumadır. Bizim dışımızda iki kooperatif daha var. Toplam 350-400 villa yapılacak. Bu sayı o kadar da fazla değil.

DOĞA DERNEĞİ BAŞKANI GÜVEN EKEN

Akdeniz’in Kaşıkçı Elması talan ediliyor

Topkapı Sarayı hazinesinde Kaşıkçı Elması neyse,Akdeniz’in elması da Patara. Patara’ya da inşaat girerse bu ülkede artıkbütün kıyılar gözden çıkarılır, bütün hazineler talan edilir. 18 kilometrelik kıyı şeridinin günümüze kadar muhafaza edilmesi önemli bir başarı. Ancak inşaatlar korumayı ortadan kaldıracak. Halbuki Patara kumsalı deniz kaplumbağalarına,çok nadir bitki türlerine, ayrıca tatlı suda yaşayan Nil kaplumbağasına ev sahipliği yapıyor. BurasıTürkiye’nin en zengin, en canlı yeri. Eminim diğer sivil toplum kuruluşları bu 400 inşaata karşı çıkacaktır.

DOÇ. DR. NECMİ KARUL ARKEOLOGLAR DERNEĞİ / İSTANBUL

Türkiye prestij kaybediyor

Antik kentin yanı başındaki inşaatların sit alanı içinde olup olmadığı yönünde tartışmalar var. Biz de bu konuyu ilgili kurumlara sorduk, cevabını bekliyoruz. Ancak bize ulaşan görüntüler sit sınırları içinde olsun ya da olmasın antik kentin beton yığınlarıyla şimdiden çevrelenmeye başladığını gösteriyor. Bu bölgenin cazibesi doğal çevre kadar antik kentin varlığından da kaynaklanıyor, dolayısıyla kentin zarar görmesi bu çekiciliğin de ortadan kalkmasına neden olacak. Böyle kararlar bireylerin insiyatifine bırakılamaz. Burası bir kültürel miras ve uluslararası antlaşmalar, hatta anayasamızla koruma altına alınmış durumda. Yapılacak her türlü müdahale ve buna göz yummak anayasaya karşı gelmenin yanı sıra ancak geri kalmış toplumlara özgü bir davranış olur. Ne yazık ki bu tür örnekler Türkiye’ye büyük prestij kaybettiriyor.

MÜNİP ERMİŞ/ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ

Suç duyurusunda bulunacağız

Patara’yı yapılaşmaya açmaya kalkışanın, adı ister koruma kurulu, ister belediye başkanı olsun, yasaların öngördüğü cezaya kendisini hazırlaması gerek. Yapanlara hatırlatmak istiyoruz: Bu plan hukuken yok hükmündedir. Sizi ceza sorumluluktan kurtarmaz. Plan uyarınca bölgeyi yapılaşmaya açanlara karşı 2863 sayılı yasanın 65 maddesini açıkça ihlal etmeleri nedeniyle suç duyurusunda bulunacağız.

 

HEDİYE GÜNDÜZTÜRKİYE TABİATINI KORUMA DERNEĞİ / ANTALYA

Her türlü çabayı göstereceğiz

Bunca değeri taşıyan bölgede villalar yapılması, nüfus yoğunluğunu artırarak bölgenin katledilmesi anlamına geliyor.
Antalya’da neredeyse bütün kıyılarımızı yapılaşmayla kaybettik. Patara’daki inşaatlarla son kalan alanlarımızı da yok ediyor olacağız.

O DA BİR YEŞİL / YONCA LODİ (Şarkıcı)

Gerçek kürk giymiyorum

Çevre sorunlarına yeteri kadar önem verilmiyor. Şehirler kaybolup gidiyor. Sanatçılar bu konu hakkında konuşunca, “Herkes kendi işini yapsın” deniyor. Sanatçılar bu tip durumlarda konuşmazsa ne zaman konuşacak? TEMA Vakfı yararına da gönüllü olarak sahneye çıktım. Oturduğum sitede kağıt ve cam atıklarımız için özel kutular var. Kağıt ve camları mutlaka ayırıp oraya atıyorum. Elektrik ve su sarfiyatına da çok dikkat ediyorum. Aslında bütün bunlar hepimizin kolaylıkla yapabileceği şeyler ama yeteri kadar hassas davranılmıyor. Bir de kesinlikle gerçek kürk giymiyorum.

 

Kaynak: Esra ERDOĞAN - eerdogan@hurriyet.com.tr

FestivalFestival
Dünyanın çeşitli yerlerindeki en ilginç festivaller
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Dünyanın en soğuk seyahat rotaları
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
ABD'nin utanç müzesi
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Jet sosyetenin göz bebeği: Milyonerler adası
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Safran tadında bir rota
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
2018’de mutlaka görmeniz gereken yerler