Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Pastanede AKP çalışan CHP’li

ÇUKURAMBAR’daki Pelit Pastanesi’nde tek başına, elinde kalem, yanında defter bir kitaba yoğunlaşmış görünce hemen yanına gittim.

“Hayırdır Hocam; ne yapıyorsunuz burada köşeye çekilmiş” deyince kitaptan başını kaldırıp gülümseyerek, “Çalışıyorum, burası çok iyi oluyor. Rahatsız edilmeden yoğunlaşabiliyorsunuz” yanıtını verdi.
Merakla hemen tuğla kalınlığındaki kitabın kapağını çevirdim.
Kitabın adı “AKP Kitabı”; yazarı ise Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. İlhan Üzgel’di.
Sonra kitabın yanındaki deftere gözüm kaydığında ise ilk fark ettiğim, bazı sözcüklerin yuvarlak içine alınmış olmasıydı.
Merakımı bu noktada bıraktım, hoş-beş sonrası Hoca’nın yanından ayrıldım.
Yaklaşık bir saat sonra ben oradan ayrılırken Hoca, hala çalışıyordu.
AKP İKTİDAR ARTIK
CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Sencer Ayata’dan söz ediyorum.
Ertesi günü hemen kendisini aradım ve cumartesi için aynı pastanede randevulaştık, çalışması üzerine sohbet ettik.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığı sonrası hemen seçim sürecine girildiği, CHP projelerine yoğunlaşıldığı için böylesine detaylı çalışmaya zaman kalmamış; ancak Ayata, 1980’li yıllardan itibaren muhafazakâr akımlarla ilgisini yakın tutmuş bir bilim adamı, sosyolog.
Rakibi daha iyi tanımak için “Güzel çalışmalar” dediği yerli/yabancı onlarca AKP üzerine yazılmış rapor, kitap, biyografi, makale okumuş olan Ayata’nın daha okuyacağı çok çalışma var.
“Hem okuyor, hem de 2-3 ay şöyle bir hicret yapıp olanları anlamaya çalışıyoruz” diyen Ayata, “AKP iktidarını tartışacağız” derken bu tanımı özellikle kullandı ve nedenini de şöyle açıkladı:
“AKP iktidar artık. Yani iktidar el değiştirdi. Yeni bir devlet ve iktidar yapısı var. Bu yeni egemen, hâkim yapıyı iyi tanımamız gerekir.”
Ayata’ya göre bu yeni egemen yapıya karşı kalan tek kurum CHP. O nedenle CHP’nin, AKP’ye bütünlük içinde yaklaşması, bütünün içindeki yerini görmesi gerektiğine inanıyor, kendisi de bunu yapmaya çalışıyor.
AKP NEDEN BAŞARDI
Ayata, ‘AKP gökten düştü’ diye düşünenlerden değil, 1980’lerden itibaren bu akımla ilgilenmiş bir sosyolog olarak şu tespiti yaptı:
“O yıllarda İslami düşünce tartışılırken 70-80 yayın bulurduk. Motivasyon da çok yüksekti. Şimdi ise daha dünyevi, ekonomiyi öne çıkaran anlayış güçleniyor. Yapıları aşınıyor, idealizm eskisi kadar güçlü değil.”
Bugün, bilim adamlığının yanına siyasetçi kimliğini eklemiş olsa da rakibi objektif değerlendirmeye çalıştığını anlatan Ayata, en çok da, “AKP nasıl çıktı, nasıl devam ediyor, niçin başardı” sorularına yoğunlaşmış durumda.
Üç önemli kuruluşun AKP üzerine yaptığı çalışmaları da incelemiş olan Ayata, yaptıklarının yanında en çok AKP’nin kırılma noktalarına bakıyor.
Hastanelerden ayrılan tıp insanlarına dikkat çektikten sonra, en yoğun uzmanlık alanlarının teşvik edilmesinin önemine değinip şunları dedi:
“Bu alanlardaki seçkinlerle; ODTÜ, İTÜ ve belli başlı tıp fakülteleri ile barışık olmalı. Sanatla da. Sanatın yükselmediği yerde teknolojik üretim de yükselmez. Bu alanlarda çalışanı elitist görürsen ilerleme olamaz.”
Ayata, “Otoriter yönetimler Ortadoğu’da dahi dayanamadı. Türkiye gibi bir ülkede hiç dayanamaz” şeklindeki siyasi uyarısına ise özel vurgu yaptı.
X