Türkiye Kürtleri ve Barzani çekismesi Washington’a sıçradı

Başbakan Erdoğan’dan bir hafta sonra Washington’a dün bu sefer de Türkiye’nin Kürt siyasetçileri geldi. Ahmet Türk başkanlığındaki heyet, Amerikan Dışişleri Bakanlığı’nda üst üste üç toplantı yaptı. Ancak ilginç olan iki nokta... Görüşmelerin ana gündem maddesi çözüm süreci değil, tıpkı Başbakan’ın gezisinde olduğu gibi Suriye’ydi. Ve Ahmet Türk, toplantılarda sadece Türkiye Kürtleri için değil, Suriye Kürtleri’nin hakları için de konuştu. Tam da Öcalan’ın Mart’ta ortaya koyduğu Ortadoğu vizyonuna uygun biçimde...

Haberin Devamı

Kente gelen Kürt heyetlerin her seferinde toplanmak için seçtikleri yer oldu Residence Inn Oteli.
Türkiye Kürtleri, Suriye Kürtleri hepsi...
Amerikan Kongresi’nin birkaç blok ötesindeki otelde buluştuk yine...
Ve Suriye Kürtlerinin kente gelip benzer görüşmeler yapmalarından tam bir yıl sonra bu sefer Türkiye Kürtleri ile pazartesi günü tüm gün Amerikan Dışişleri Bakanlığı’nda yaptıkları toplantıları görüşmeye başladık.


Ne beklersiniz?..
Ana gündem maddesinin çözüm süreci olmasını değil mi?..
Hayır işte!..
Birinci ilginçlik... Sanki Washington’a gelip Obama’dan Suriye konusunda istediklerini alamamış gözüken Başbakan’a nispet Ahmet Türk başkanlığondaki heyetin toplantılarının da ağırlıklı olarak Suriye konusunda olduğunu söylesem…
Elbette Başbakan’ınki kadar şatafatlı değil program.
Yemekler, ağırlamalar, merasimler yok.Ama ana gündem aynı ve Türk’ün söylediklerinden anladığım taraflar Erdoğan-Obama ikilisine göre çok daha aynılar.

Haberin Devamı


Önce niye Suriye görüşmelerde bu kadar ağırlıklı yer tuttu?

 

-“Çünkü” dedi Türk, “Suriye’deki Kürtlerin geleceği ne kadar Suriye halkını ilgilendiriyorsa, Suriye’deki Kürtlerin dışlanması, Türkiye’deki barış sürecini de çok derinden etkileyecektir.”


Bu, Suriye’deki durumla Türkiye’deki çözüm sürecinin iç içe olduğunun benim şimdiye kadar duyduğum en üst düzey ifadesiydi.
Devam ediyoruz.


Peki Amerikalılar nasıl bakıyor bu ilişkiye?


- Ben Amerikalıların sürecin hassasiyetinin bilincinde olduklarını görüyorum. Çünkü meselenin sadece PKK ile silahların susturulması olayı olmadığını, Ortadoğu’da artık Kürtlerin önemli bir aktör olduğunu, Kürtlerin geleceğini düşünmeden Ortadoğu’ya barışın istikrarın gelmeyeceğinin herkes farkında.


Çözüm?..


- Esad’ın gitmesiyle her şey çözülmüyor. Suriye’deki herkesi kucaklayan bir anlayış olmazsa sonuçta bir iktidar değişikliği olur, başka bir şey olmaz. El Nusra’nın, El Kaide’nin orada muhalefetin bir parçası sayılması, Suriye’nin geleceği için bir yara.


Türkiye bu konuda yanlış bir siyaset mi izliyor?


- Türkiye, Suriye’ye demokrasinin gelmesini istiyorsa, Türkiye başbakanı siyasetini gözden geçirmek zorundadır. Bugüne kadar Suriye Kürtlerine karşı çok dostane olmayan tavrını gözden geçirmek zorundadır.

 

Abdullah Öcalan’ın Kandil mektubu Diyarbakır Meydanı’nda okunmadan önce Yenişafak’ın eski Washington Temsilcisi Ali Akel ile bir mülakat yapmıştım.
Orada Ortadoğu vurgusu yapmıştı Akel.
Öcalan’ın mektubu açılmadan “Özellikle Ortadoğu’daki gelişmeleri yeni bir eşik olarak nitelendirip bu eşiğin aşılması için bir Türk-Kürt ittifakı vurgusu yapabilir” demişti Öcalan için.
Aynen öyle oldu.
Ve dahası Öcalan’ın mektubundaki o kritik vurgu sonra bütün Kürt hareketi tabanına yayılıp ortak bir tutuma dönüştü.
Türk’ün Washington temaslarına damgasını vuracak bir anlayış halini aldı.
Hiç de Amerika çözüm sürecine mutlaka katkı sağlamalı derdinde değildi Türk.


Birkaç kez vurguladı hatta...
“Bu sorunu Türkler ve Kürtler çözmeli. Yerelde çözmeli. Halklar kendi sorunlarını kendileri çözmelidir” dedi.
Ancak onun yerine Amerika’nın Suriye’deki etkisini kullanmasına odaklandı.
Suriye’nin kuzeyinde yaşayan 1.5-2 milyon Kürt’ün haklarına ağırlık verdi.
“Niye biliyor musun” dedi Kürt heyetinden konuştuğum biri.
“Çünkü Suriye’deki Kürtlerin yüzü bize dönüktür, Barzani’ye değil. Bizim akrabalarımızdır. Ve çoğunluğu sekülerdir. O yüzden o bölgenin insanları bize doğru bakar Kuzey Irak’a doğru değil.”


Tam da Barzani ile Suriye’dekşi PKK’ya yakın PYD’nin çatışmaya sürüklendiği haberlerinin çıktığı gün.
Çok ilginç bir Kürt heyeti toplantısına tanıklık etti Washington dün.
Ve Amerikalılar muhtemelen şimdiye kadar Türkiye Kürtlerinden duymaya hiç alışık olmadıkları bir söylem işitti.Ayrıca bu işin şimdilik sadece Suriye Kürtleri Cephesi.Bir de buna Kuzey Irak’ta gittikçe güçlenen ve siyasi duruşu PKK’ya çok daha yakın olan, geçen hafta Washington’da Avrupa temsilcilerinden biriyle tanıştığım Goran’ı ekleyin.Süleymaniye’de Talabani’yi ezen ve şimdi Erbil’de Barzani’nin üstüne yürümeye hazırlanan Değişim Hareketi’ni...
Birileri Kürtleri Barzani’nin altında konsolide etmeye çalışırken Türkiye Kürtleri’nin öne çıkma çabası bu.

Haberin Devamı


“Ahmet Bey” dedim. “Anlattıklarınıza Amerikalılar nasıl bir reaksiyon verdi? Suriye’de ABD Yönetimi ile aynı görüşte olduğunuzu düşünüyor musunuz?”
“Evet”
dedi. “Bu El Kaide’yle, El Nusra’yla demokratik bir Suriye’nin oluşmayacağında... Bütün farklılıkların kendini özgürce yaşatabileceği, özgürce kendini ifade edebileceği bir Suriye projesini hayata geçirmek gerekir. Bu konuda bizim gibi düşündüklerini kendileri de çok açık bir şekilde ifade etti.”

 

Yazarın son yazıları

#16 Mayıs 2013  İki moralsiz liderin buluşması
#14 Mayıs 2013Bu kronoloji Neo-Osmanlıların yaftası olacak
#9  Mayıs 2013 Türkiye offshore’u 6 ay içinde patlayacak
#2  Mayıs 2013 Amerika Irak’ta kime yakın Kürtlere mi Bağdat’a mı?
#30 Nisan 2013ABD’deki Türklerin yeni lideri Mehmet Çelebi’nin portresi
#25 Nisan 2013ABD El Nusra’nın Türkiye’deki bağışçılarının peşinde

YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN >>

Yazarın Tüm Yazıları