Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Paşa olsa ‘Hadi canım sen de’ derdi

Tufan TÜRENÇ

18 Nisan'da Nazlı Ilıcak, türbanlılar, bir sürü cumhuriyet karşıtı, onun bunun avukatı, yakını Meclis'e girecek...

Baykal, Sağlar, Kumbaracıbaşı, Çetin ve arkadaşları Meclis dışında kalacak...

Bunu düşünmek bile istemiyorum.

Yolsuzluğa bulaşmış, devletin parasını çarçur etmiş, işine gelince Atatürkçü, işine gelince şeriatçı oluveren ilkesiz bir sürü politikacı milletvekili olacak...

Ama CHP'nin laik, demokratik cumhuriyete inanmış, pırıl pırıl, dürüst, çağdaş adayları parlamentoda yer alamayacak.

İsmet Paşa'nın ünlü sözü aklıma geliyor:

‘‘Hadi canım sen de...’’

Sağduyu sahibi Türk halkının böyle bir haksızlığa izin vermeyeceğine inanıyorum.

Bazı çevrelerin ısrarla yaymak için çaba harcadığı ‘‘CHP barajı aşamaz’’ propagandasını çok sinsi ve ülke için çok zararlı buluyorum.

CHP'nin yer almadığı bir Meclis, çok önemli bir denetim gücünden yoksun kalır.

CHP, cumhuriyeti, onun ilkelerini koruyan, kollayan tarihi bir misyona sahip partidir.

Ölüsü bile cumhuriyet düşmanlarına, devleti soymayı düşleyenlere, halkın hakkına, hukukuna göz dikenlere şamarı indirmeye yeter.

İşte bu yüzden CHP'siz bir Meclis düşünülemez.

* * *

Son yıllarda bazı yanlış politikalar uygulanmış olabilir, gereksiz hırçınlıklar yapılmış da olabilir.

Düşünülmeden, seçeneği hazırlanmadan hükümetin düşürülmesi sorumsuzluk olarak kabul edilebilir.

Hatta birçoğumuz Deniz Baykal'a kızabiliriz. Hem de çok kızabiliriz.

Ama unutmayalım ki bütün bunlar CHP'yi cezalandırmamızı haklı çıkarmaz.

Ülkemizin çıkarları açısından çıkarmaz.

Çünkü CHP; ülkemizin, demokrasimizin sübabıdır.

Atatürk'ün, İnönü'nün partisidir. Bu partide her hata yapılabilir, ama cumhuriyeti kuran bu insanların yolundan dönülmez.

Onların ilkelerinden ödün verilmez.

CHP'nin tarihten gelen sorumluluğu, üyelerinin ve seçmeninin inançları her dönemde laik, demokratik cumhuriyetin sigortası olmuştur.

Siyasetin bu kadar kirlendiği, çetelerin devleti sardığı, gerici unsurların laik, demokratik cumhuriyeti yıkmak için fırsat kolladığı bir dönemde bu sigorta hepimiz için yaşamsal bir önem taşımaktadır.

CHP'li olalım veya olmayalım buna hepimizin ihtiyacı var.

* * *

CHP'nin dün kamuoyuna açıkladığı ‘‘Çözüm 2000’’ bildirgesinde şu üç ilke anahtar olarak sunuluyor:

‘‘Ekonomi rekabetçi, devlet sosyal, siyaset demokratik olacak.’’

Bu üç ana ayak üzerinde yükseliyor CHP'nin önerdiği projeler...

‘‘Çözüm 2000’’de hemen hepimizin şikáyetçi olduğu sorunlara gerçekçi çözümler getiriliyor.

Ama bütün bunlardan önce ‘‘olmazsa olmaz’’ hedefi ise Baykal şöyle açıklıyor:

‘‘Siyaseti temizlemeden, yolsuzlukların hesabını sormadan ve sorumluları yargıya yollamadan Türkiye'de hiçbir sorun çözülemez. Bunu yapacağız.

Türkiye'yi soydurmayacağız...

Halkı ezdirmeyeceğiz...’’

Tekrar başa dönmek istiyorum ve bir kez daha vurgulamak istiyorum.

Nazlı Ilıcak'ın, türbanlıların, cumhuriyet karşıtlarının, çalanların çırpanların, çete uzantılarının girdiği Meclis'e Baykal ve arkadaşları giremezse çok yanarım.

Türk seçmeninin böyle bir yanlış yapamayacağına bütün kalbimle inanıyorum.



X