Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Parti programlarında hayvanlar var mı

Seçimler giderek yaklaşırken, parti programlarında hayvanlar için bir şeyler var mıdır acaba dedi bir arkadaşım. Çok net bir önyargıyla, tabii ki yoktur dedim. Olanlar da kâğıt üzerinde, uygulaması hemen hemen yok gibi...

Bugünkü yazı her fırsatta ikinci, üçüncü, bininci plana atılan dostlarımız için çıkarılan 5199 sayılı Hayvanları Koruma(ma) Kanunu hakkında. Gayet uzun olup da uygulanması bu kadar kısa ve özensiz olan bir kanun daha var mıdır? Hepsine değil, sadece aralardan cımbızladığım birkaç maddeye değineceğim, belki bazılarına bu vesileyle bir hatırlatma olur. Eğer bir parti üyesi çıkıp da, “Biz hayvanlar için şunu değiştireceğiz, bu yapacağız, programımıza aldık” der ve bunu kanıtlarsa, özür dilemeye hazırım.
BİRİNCİ BÖLÜM, MADDE 1: Amaç: Bu kanunun amacı; hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamaktır.
Daha ilk virgüle bile gelmeden devletin, belediyeler eliyle bu işte nasıl çuvalladığını biliyoruz. Bomboş arazilere, ormanlara atılıyor, ferah feza takılıyorlar di mi? ‘İyi ve uygun muamele’den, ‘acı, ıstırap, eziyet çekmemekten’ kasıtları ne, bilmiyorum. Barınaklarda ehil olmayan kişilerce yapılan kısırlaştırmaların, kobay hayvanı gibi kullanılmaların, aç, susuz, soğukta veya güneşin altında bırakmanın başka tanımları var onların gözünde.
Birinci Bölüm, Madde 3’teyse tanımlar var. Mesela;
ı) Ev ve süs hayvanı: İnsan tarafından evde, işyerlerinde ya da arazisinde özel zevk ve refakat amacıyla muhafaza edilen veya edilmesi tasarlanan, bakımı ve sorumluluğu sahiplerince üstlenilen her türlü hayvan.
Tanımda sorun yok. Sorun, bu tanımın hayata geçişinde. Bakınız, ‘özel zevk’ ve ‘bakımı ve sorumluluğu üstlenilen’ kısmı. Ne köpekler, kediler biliyorum, güya sahipli ama sefalet içinde.
Bu kısmı olduğu gibi aktarıyorum:
Birinci Bölüm, Madde 4, İlkeler:
a) Bütün hayvanlar eşit doğar ve bu kanun hükümleri çerçevesinde yaşama hakkına sahiptir.
b) Evcil hayvanlar, türüne özgü hayat şartları içinde yaşama özgürlüğüne sahiptir. Sahipsiz hayvanların da, sahipli hayvanlar gibi yaşamları desteklenmelidir.
c) Hayvanların korunması, gözetilmesi, bakımı ve kötü muamelelerden uzak tutulması için gerekli önlemler alınmalıdır.
j) Yerel yönetimlerin, gönüllü kuruluşlarla işbirliği içinde, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması için hayvan bakımevleri ve hastaneler kurarak onların bakımlarını ve tedavilerini sağlamaları ve eğitim çalışmaları yapmaları esastır.
k) Kontrolsüz üremeyi önlemek amacıyla, toplu yaşanan yerlerde beslenen ve barındırılan kedi ve köpeklerin sahiplerince kısırlaştırılması esastır. Bununla beraber, söz konusu hayvanlarını yavrulatmak isteyenler, doğacak yavruları belediyece kayıt altına aldırarak bakmakla ve / veya dağıtımını yapmakla yükümlüdür.
J’de ‘gönüllü kuruluşlarla işbirliği’ diyor ya, tercümesi şudur: Gönüllü kuruluş yoksa, barınak marınak yapılmaz kardeşim. K’daysa ‘sahiplerince kısırlaştırılmaları’ derken, hangi sokak hayvanının hangi sahibini kastettiklerini biraz açabilirler mi acaba? Evde yaşayanların çoğu zaten kısır, sorunun kaynağı, belediyelerin görmezden gelip itlaf ettiği zavallı hayvanlar değil mi? Ve son olarak Dördüncü Kısım’a, Cezai Şartlar’a değineceğim.
Kanun hükümlerine karşı gelen kişilere 50 - 7 bin 500 lira arasında değişen idari para cezaları veriliyor. Çoğunlukla verilmiyor bile. Sorun, cezaların sadece parayla sınırlanmasında. Hayvanlara eziyet edenlerin, canlarını alanların çok daha ağır cezalandırılmaları gerekiyor.

Bu da onların festivali

Herkesin kendini festival alanlarına attığı mevsimdeyiz artık. Ancak, “Bu keyiften hayvanım niye mahrum kalsın!” diyorsanız, önümüzdeki hafta sonu yapılacak Petfest tam size göre. Parkorman’da iki gün sürecek festivalde hem hayvanlara hem de sahiplerine yönelik çok sayıda etkinlik var

Zeynep BİLGEHAN
Bir tarafta yarışmalar, diğer yanda eğitim seminerleri, gösteriler yiyecek-içecek standları, alışveriş alanı, müzik... Türkiye’de ilk kez düzenlenen Petfest aslında bir sosyal sorumluluk projesi. Çocuklara hayvan sevgisini aşılamak ve hayvanlara eğlenceli bir hafta sonu geçirtmek için düzenleniyor. Fikir annesi Işıl Tan: “Neden hayvanlarla ilgili eğlenceli ve faydalı etkinlikler düzenlenmiyor ki düşüncesiyle yola çıktık. Dünyada köpek şovları düzenleniyor ama Petfest, sosyal yanıyla onlardan farklı. Elde edilecek tüm gelir Barınak Gönüllüleri ve Hayvanlara Yaşam Hakkı Derneği’nce belirlenecek barınaklara bağışlanacak” diyor. Festivalde yarışmalar, köpek şovları, midilli gösterileri, felçli köpeklerin şovu yer alacak.
Çocuklar için oyun alanları ve bu alanlarda hayvan sevgisi bölümleri olacak. Alışveriş standında katılımcılar özel fiyatlarla ucuz alışveriş imkânı bulacak. Bunun dışında barınaklardan gelen kedi ve köpeklerin sahiplenileceği özel bir alan olacak, Uzman psikolog Gökçen Çetiner, çocuk psikolojisinde evcil hayvanların etkisini anlatacak.
Festival 10.00-18.00 arasında. İki günlük bilet 12 lira ve Biletix’ten alınabiliyor.

HEYECANLI YARIŞMALAR

Petfest’in en eğlenceli etkinlikleri yarışmalar... Sahibiyle en uyumlu yürüyüş, benzerlik ve özel yetenek yarışmaları için 4-5 Haziran’da festival alanında kayıt yaptırabilirsiniz. Yarışmaların kıran kırana geçmesi bekleniyor. Örneğin Çetin Dalva, terrier’i Zuzu’yla benzerlik yarışmasında iddialı: “İkimiz de sekerek yürüyoruz, uzanmayı ve yemeyi çok seviyoruz. En büyük yeteneklerinden biri cüssesinden beklenmeyecek kadar horlaması. Bu da bana benziyor...” Esra Yıldız’sa, köpeği Zeytin’le hem benzerlik hem de uyumlu yürüyüş yarışmasının favorilerinden: “Her köpek sahibine benzer. Biz de Zeytin’le süslenmeyi çok seviyoruz. Ona elbise giydireceğim zaman ‘Haydi anne, giyinelim de gidelim’ der gibi kollarını kaldırıyor. Çok hızlı öğreniyor; ‘otur, kalk, yuvarlan’ gibi komutları biliyor. Etrafta yakışıklı köpekler yoksa benimle gayet uyumlu yürüyor. Petfest’e sokak hayvanlarıyla ilgili mesaj içeren, aynı tişörtler giyerek geleceğiz.”

Pako pano

Sokakta yaşayan yaklaşık yedi haftalık tekir kedi. Yuvasını açacak bir aile arıyoruz. (532) 311 48 20

Bir aylık bu dişi kedi sütanneyle büyüdü. İç ve dış parazit tedavileri yapıldı. Kısırlaştırma şartıyla yuvalandırılacak. (216) 384 51 65

İki aylık erkek ve dişi kedilerin iç ve dış parazit aşıları yapıldı. Acil yuvalar aranıyor. (216) 384 51 65
X