Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Parker’ın ayak izleri

Dünyanın en ünlü şarap eleştirmenlerinden Robert Parker şu sıralar Kaliforniya’da yıllık tadım turnesinde. Tabii ben de bir şişe gerisinden, adım adım peşinde.

Şarapla biraz olsun ilgisi olup da Robert Parker adını duymayan yoktur. Ünlü eleştirmen, hakkında bugüne kadar en çok yazılıp konuşulan efsane bir şarap adamı. Kendisi bu sorumluluğu ağır bulsa da global şarap piyasasını fiyat ve talep açısından düzenleyen yayını “The Wine Advocate” 1978 yılından beri 100 puanlık değerlendirme sistemiyle ışık tutmakta. Yandaşı kadar düşmanı da var. Özellikle sektör uzmanları tek bir damağın bu denli güçlü olmasını yadırgıyor. Sadece şarap alanında değil, tüm disiplinlerde onun kadar güçlü bir kaleme kolay kolay rastlanmıyor. Tek bir puanla şaraphaneleri rezil de edebiliyor vezir de. Artık 62 yaşına gelen Parker’a dört kişilik bir ekip şahsi değerlendirmeleriyle destek veriyor.
Parker’ın heyecanla beklenen yılbaşı sayıları detaylı Kaliforniya şarapları raporunu içeriyor. Bu özel sayı için Parker şu sıralar Napa ve Sonoma’da yoğun bir tadım turnesinde. Binlerce şarabı tatmak için her şaraphaneye uğraması mümkün olmadığından konuksever gönüllüler tadım merkezi olarak ev sahipliği yapıyor. Bunlardan Juslyn şaraplarının sahipleri Carolyn ve Perry Butler son derece sıcakkanlı ve bonkör insanlar. İngiliz çift 80’li yıllarda Silikon Vadisi’nden edindikleri serveti Napa Vadisi’ne taşıyanlardan. Napa ve Sonoma vadilerini birbirinden ayıran Mayacamas sıradağlarının en görkemli tepelerinden Spring Mountain’ın eteklerinde uçsuz bucaksız bağlarının orta yerinde cennet parçası bir malikâneleri var.
BUTLER’LARIN ŞARAP-PİZZA PARTİSİ
Sabahın erken saatlerindeki dev tadım için açılan yüzlerce şarap ziyan olmasın diye akşamüstü verdikleri “Parker Sonrası Pizza Partisi” dillere destan bir davet. Parker’in tattığı üç masa şarap etrafında vızıldayan misafirlere taptaze taş fırın pizzası ikram ediliyor. Çoğunluk görmeye, görülmeye, yemeye, içmeye geliyor, ciddi anlamda tadım yapan az. Parker’ın hangi şarapları beğendiğine dair dedikodu had safhada. İki saat onun ayak izlerini takip ediyorum. Her şişeyi dikkatlice tadarak, tükürerek notlarımı alıyorum. Grey Stack, her rekolte yoğun çarkıfelek meyvesi aromasıyla baş döndüren, Sauvignon Blanc ile kayda değer tek beyaz.
Yıllar önce Burgonya’dan kovulan Parker için Pinot Noir bir saplantı konusu. Beğendiği her örneğin tadım notunda mutlaka buraya bir gönderme yapıyor. Bordeaux üzümleriyle kaplı bu dağda Pinot Noir bulmak bir mucize. Romanée-Conti’den 1950’lerde bavulda kaçırılan çubuklarla dikilmiş bu mikro bağ hayalet şaraplarla yaşıyor. Bilenler hep konuşuyor, göreni ve tadanı az.
VİRAJLAR İÇİN AYARINDA BIRAKTIM
Rhône üzümlerine gelince, şaraptan çok bohem üniversite hayatıyla ünlü Berkeley’den Donkey & Goat’un Syrah harmanları nefis. Bu canlı şaraplar hafif ama lezzet yüklü Güney Rhône kırmızılarını çağrıştırıyor. Komşu tepelerden Mount Veeder’dan gelen Lagier Meredith Syrah ise tam zıddı ama adeta enfes bir Côte-Rôtie gibi. Carole Meredith tevazusuna rağmen sayılı üzüm genetikçilerinden emekli bir profesör. Bevan Cellars Syrah ise benim damağım için biraz ağır ama tam Parker’a göre.
Oysa sevgili dostum Russell Bevan’ın buradaki en üstün Bordeaux kırmızılarını yaptığı inkâr edilemez. Bir de daha önce aşina olmadığım Notre Vin şarapları dikkat çekici. Tadımı bitirip keyifle şarap içmeye vakit geldiğinde Perry ile mahzenine iniyoruz. Seçtiğim 1998 Juslyn ipeksi dokusuyla tam bir Pauillac edasında, şişeyi bitirmemek zor. Bol virajlı Spring Mountain yollarında direksiyon sallayıp günü batırırken ne iyi etmişim de ayarında bırakmışım diyorum.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI