Gündem Haberleri

    Paris nireee Van nire!

    Hürriyet Haber
    26.10.2005 - 18:07 | Son Güncelleme:

    21.yüzyılın ilk yıllarında ABD’de önemli bir yapısal değişiklik meydana geldi: Toplam istihdam içinde sanayinin payı tarihte ilk kez % 10’un altına indi. Kapitalizmin geçirdiği bu önemli evre, kimi uzmanlara göre, SANAYİ SONRASI TOPLUM’un (SST) bir özelliği. Paris’teki <ı>(Le Monde, Esprit dergisi ve bazı düşünce kuruluşlarının katkısıyla toplanan) zirvenin konusu da buydu: SST

     

    Size, 18 ekim tarihli <ı>Le Monde’da yer alan Sylvie Kauffmann imzalı bir haberden alıntılar yapacağım aşağıda.

     

    Ekonomi profesörü Daniel Cohen (Paris-I) otuz yıl kadar önce, piyasaya çıkan ilk Apple kişisel bilgisayarla başlayan SST’nin, 5 önemli ‘kırılma noktasının’ neticesi olduğu görüşünde:

     

    1-   (18 ve 19.yy’dakilerin ardından) Üçüncü Sanayi Devrimi’nin ortaya çıkışı

    2-   Fordizmin sonu ve yeni bir çalışma düzenlemesinin doğuşu

    3-   Mayıs 68 olaylarının rüzgârıyla kültürel devrim

    4-   1990’lardan itibaren büyük şirketlerin Borsa tarafından denetlendiği, hissedarın çalışanın önüne geçtiği yeni bir ‘finansal devrim’ ve

    5-   Küreselleşme

     

    Prof. Pierre Rosanvallon (Collège de France) kapitalizmin yaşadığı, ekonomiyi ve teknolojiyi öne çıkaran tarihî değişimi, politik ve sosyolojik gelişmelerle karşılaştırıyor: “Demokrasi, teknolojinen gösterdiği gelişmeyi takip edemedi”.

     

    Daniel Cohen ise (Alain Touraine’in kavramlarıyla düşünerek), 18.yy’da politika nasıl dinin boyunduruğundan kurtulduysa; 19.yy’da ekonomi nasıl politikanın boyunduruğundan kurtularak ‘sosyal’ ile kader birliği yaptıysa; 20.yy’da da sosyal’in ekonominin boyundurluğundan öyle kurtulduğunu öne sürüyor.

     

    Bugün de, (20.yy’ı şekillendiren) bu ekonomi-sosyal ikilisi çözülmektedir, diyor.

     

    Ve yine son senelerde, Hindistan’ın ve Çin’in dünya ticaretinde önemli bir aktör haline gelmesi de (ekonomik hâkimiyetin İngiltere’den ABD’ye geçtiği) 19.yy’daki birincisinin ardından ‘ikinci kapitalist küreselleşme’ akımını oluşturuyor.

     

    Küreselleşme tek başına refahı yayamaz ama ‘refah görüntülerini’ büyük bir hızla yayar; ve böylece beklentilerle gerçek arasındaki uçurum derinleşir. Küreselleşmeden kaçmak da bir çare değildir: kapitalizmden ‘fedakârlık’ etmek demek, getirilerinden vaz geçmek demektir. (Komünist) Çin bu gerçeği çok iyi anladı.

     

    KEMAL DERVİŞ FARKLI DÜŞÜNÜYOR

     

    Bu konuda da <ı>(yazar ‘da’ dediğine göre, başka hususlarda da anlaşmazlık söz konusuymuş demek ki) Daniel Cohen, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Başkanı Kemal Derviş’ten farklı düşünüyor. Derviş, küreselleşmenin sebep olduğu eşitsizlikleri ve çözülmeleri telâfi etmek üzere, üleşim (yeniden paylaşma) ve dünya çapında ‘yönetişim’ (gouvernance) mekanizmaları kurulması gereğini savunuyor. “Madem ki artık İngiltere gibi bir dünya hâkimi yok, herşeyi yönetmenin bir yolunu bulmak gerek...”

     

    Peki Avrupa Birliği ne noktada? SST için hazırlıklı mı?

     

    AB, dünya ticaretinin % 40’ını oluşturuyor ama bu rakamın 2/3’ü AB ülkeleri arasında, yani küresel ticaretin yeni şartlarına uymayan ‘yatay’ ticaret söz konusu. Ayrıca AB dış satımının önemli bir bölümünü lüks ürünler, otomobil vb.leri oluşturuyor. ABD ise ileri teknoloji içeren (bilgisayar programı, sinema-televizyon ürünleri gibi) yüksek katma değerli ürünler ve hizmetler ihraç ediyor. ABD’nin dış satımının büyük bölümü ‘hizmetler’den oluşuyor. Oysa AB ülkeleri hâlâ ihraç etmek için ‘üretmek’ zorunda. Böyle olunca da gelişmekte olan ülkelerin rekabetiyle karşılaşıyor.

     

    AR-GE ajantajını korumak için ABD, Hindistan’dan, Çin’den ve AB’den ‘beyin’ ithal ediyor. Avrupa ise – üniversiteleri bir büyük hamle yapamazsa – Üçüncü Sanayi Devrimini ıskalamak üzere.

     

    Paris’teki toplantıda işte bu son nokta üzerinde uzun uzun duruldu. Yani ‘AB üniversiteleri ve AR-GE’ konusunda ki, başınızı fazla ağrıtmak istemiyorum.

     

    Biz, AB adayı Türkler ise, çok daha önemli (!) işlerle meşgulüz bu sırada:

     

    Bir rektörümüz ‘çete oluşturmak’ suçundan hapiste, 76 rektörümüz de hükümetle bilek güreşinde...

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı