GeriYazarlar Paramparça
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Paramparça

Paramparça
refid:15158509 ilişkili resim dosyası

Nasıl oluyor vakit bir türlü geçmezken

Yıllar hayatlar geçiyor – Teoman (Paramparça’dan)

Çok kalmadı ama babamın öldüğü yaşa kadar gelemedim henüz. Ama evet, bugün benim doğumgünüm. Ve  bildiğim tüm hayatlar değil ama seyrettiğim tüm maçlar paramparça bugünlerde.

Dünya Kupası futbolseverlerin Ramazan’ı, 47 ayın sultanı, futbol için iftar vakti diyorlar ya. Doğru ama eksik. Futbol güzelliklerinin yanında çirkinliklerini de dört yılda bir tüm dünyanın gözü önüne seriyor. Bir nevi 47 ayın günah çıkarması da Dünya Kupaları’na denk geliyor.

‘Futbolun Tarihi’ adlı sekiz DVD den oluşan o muhteşem belgeseli izlerken Dünya Kupası tarihinin aslında bir siyasi rezaletler zincirinden başka bir şey olmadığını görebiliyor insan. Romantik tarafımız bunları silmeyi başarsa da gerçekler kayıtlarda ve yakın hafızalarda. 1930’lardan beri birçok kupa üzerinde yoğun spekülasyonlar ve şaibeler var. Onu da sonra anlatırım diyor şair.

2010 Dünya Kupası’na çok az kala haberlerin alt satırlarından kayan bir haber vardı. İngiltere Futbol Federasyonu (FA) Başkanı Lord Triesman eski sekreterinin gizlice kaydettiği sözleri yüzünden istifa etmek zorunda kaldı. Triesman, İspanya’nın 2018 Dünya Kupası adaylığından, Rusya’nın İspanya lehine hakemleri ayarlayacağından filan bahsediyordu. Triesman’ın bu sözleri 2018’e aday İngiltere’yi de hayli zora soktu, ancak Dünya Kupası’na bir aydan az bir zaman kalmıştı ve olay büyümeden kapatıldı.

Bizler burada o veya bu kalecinin hatalı yediği gollerden, Süper Lig’in aklığından paklığından bahsedip powerpoint sunumlar hazırlarken dünya futbolunun aslında ne kadar temiz olduğunu sorgulamaktan uzaktık. Dün BBC’deki yorumlara bakınca oradaki yorumcuların da devekuşu misali kafalarını Premier Lig’e gömdüğünü ve dünya futbolu ile fazla ilgilenmediğini görmek zor değil. Shearer ve Hansen ikilisinin Ahmet Çakar veya Ömer Abi’den fazla bir farkı yok.

Almanya – İngiltere maçında verilmeyen İngiliz golü ve Arjantin – Meksika maçında bariz ofsayt olan birinci Arjantin golü ne ilk ne de son olacak. Oyunun içindedir böyle şeyler masalı, sanki bazıları için manevra kabiliyeti sağlaması açısından yıllardır dilden dile anlatılıp duruyor. Bunlar basit hakem hatalarından öte hatalar.

Hep söylediğim ve haklı gördüğüm birşey var: Saliseler içinde verilmek zorunda olan bir kararı öyle masada oturup enine boyuna ölçülerek eleştiremezsiniz, haksızlık olur. İngiltere’nin kalenin yarısına kadar girmiş golü için bu tezi savunup, çok da inandıcı olmadan idare edersiniz. Ama Arjantin’in bariz ofsayt golü, santra yapılmadan iptal edilebilirdi. Rosetti’nin yardımcısı ile oldukça uzun süren sohbeti sırasında, stadın dev ekranından yayınlanan görüntülerle dördüncü hakemin müdahalesi sonucunda hatadan dönülebilirdi. Rosetti dönmedi. Ben de orada kaldım. Dünya Kupası 2010 orada bitti.

Şimdi bir taburenin üstündeyim. Bildiğim tüm futbol hayalleri paramparça.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle