Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Para politikasında geriye dönmek şart

<B>EKONOMİDE</B> öncelikler çok çabuk değişiyor. Daha altı ay önce ekonominin en büyük sorununun enflasyon olduğunu düşünüyorduk. Şimdi, en büyük sorun <B>Türk Lirası'nın yabancı paralar karşısındaki değerinin dalgalanması</B> oldu.

Kasım ve şubat krizlerinden sonra ortaya çıkan manzarada en büyük sorun Hazine'nin iç borç stokunu kazasız belasız idare etmesiydi. Şimdi, bir sonraki ihalede Hazine'nin yeteri kadar borçlanıp borçlanamayacağını konuşuyoruz.

Ekonomik sorunlarımız saymakla bitmiyor. Bütün bu sorunların çözümünü içinde bulunduğumuz şartlarda kısa süre için de olsa ertelemek durumundayız. Çözmek durumunda olduğumuz acil sorun döviz kurundaki oynaklığı azaltmaktır. Kur beklentilerini makul seviyelere çekip istikrara kavuşturmaktır.

Döviz kurunda belli bir istikrarın sağlanması zaten var olan ekonomik sorunlarımızı çözemez. Ama, en azından, döviz kurlarındaki istikrar sorunlarımızın çözülebilmesi için gerekli ortamı sağlayacaktır. Konuya bu açıdan baktığımızda, kurların dalgalı mı yoksa öngörülebilir mi olması konusundaki tartışma bu aşamada önemini yitirmiştir.

OLACAKLAR

Bazı gerçekleri kabul etmek zorundayız:

1. İstesek de, istemesek de, döviz kurlarında istikrar sağlanacaktır. Bu gerçeği bugün görmüyorsak, yarın mutlaka göreceğiz. Gördüğümüzde, acılarımız daha da artmış olacaktır.

2. Kısa süre için faizleri düşük tutma stratejisi terk edilecektir. Faizlerin yükselmesi kaçınılmazdır.

3. İster yurtiçindeki yatırımcıların dövizden TL'ye geçmesi, ister yabancı yatırımcıların bizim piyasalara gelmesi olarak algılansın, mali piyasalarımıza sıcak para denen fonların gelmesini sağlamak zorundayız.

4. Enflasyon daha da yükselecektir. Artan enflasyonun kontrolden çıkmaması için kamu finansmanında sağlanmakta olan disiplinden taviz vermememiz gerekiyor.

5. Önceleri döviz rezervlerimiz azalacaktır. Başardığımız takdirde, döviz rezervlerimizin şubat krizi öncesi seviyelerine gelmesi şaşırtıcı olmayacaktır.

GERİYE DÖNÜŞ

Bütün bunlar ‘‘güneşin her gün doğudan doğması’’ kadar bilinenlerin ifşasıdır. Bunu görmeyip ‘‘güneşin batıdan doğmasına çalışmakla’’, yani, saçmalamakla ekonomiyi çok daha büyük risklerin içine atıyoruz. Yanlış yapıyoruz:

1. Dövize gitmeyip yatırımlarını kısa vadeli TL'de tutanların vergi yükünü artırarak dövize gitmelerini teşvik ediyoruz. Vadesi ne olursa olsun TL yatırımlarını özendirmeyen her türlü önlem yatırımcıların dövize kaymasına neden olacaktır. TL'de kalan yatırımcılara saygı duymamız gerekir.

2. Dalgalı kur sisteminde ısrar etmekle yabancı mali sermaye çıkışını frenlemiyoruz, yabancı sermaye girişini önlüyoruz.

3. Faizleri düşük tutmakta ısrar ederek Hazine'nin borçlanabilme olanaklarını tıkıyoruz. Kilo kaybettirelim derken, hastayı açlıktan ölüme mahkûm ediyoruz.

Bütün bu doğru ve yanlışlar ‘‘geriye dönmek’’ olarak nitelendiriliyorsa, evet, Türkiye'de para politikaları geriye döndürülmek zorundadır. Geriye dönüşü amigoluk yaparak engelleyemeyiz.
X