Para çıkışında istisna değiliz

Hürriyet Haber
19.06.2013 - 00:00 | Son Güncelleme:

Gezi Parkı eylemlerinin başlamasından bu yana ilk kez İstanbul’da gerçekleşen uluslararası bir toplantıya katılan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan bu süreçte yaşananları ve ekonomiye etkilerini anlattı.

Babacan, küresel gelişmelerin yanı sıra Türkiye içerisindeki olayların bazı piyasa endekslerinin bozulmasına etkisi olduğunu belirterek, “Ama sermaye akışlarına baktığımızda, örneğin borsada 26 Mayıs’tan dün akşama kadar (17 Haziran) net sermaye çıkışı 1.35 milyar dolar oldu. Mevcut fiyatlarla baktığımızda bugünkü endeks itibariyle sermaye piyasalarımızda yabancı yatırım şu anda 71 milyar dolar. Dolayısıyla rakam bu. Tahvil piyasasında oran çok daha düşük” dedi. Babacan, piyasalardan çıkan toplam paranın ise 7-8 milyar dolar civarında olduğunu belirtti.

TÜRKİYE İSTİSNA DEĞİL

Euromoney Eurasia Financial Forum’da konuşan Babacan, 22 Mayıs’tan bu yana, ABD Merkez Bankası’nın (FED) para politikasında birtakım değişiklikler olacağına dair bazı sinyaller vermesinden bu yana bütün gelişmekte olan piyasalarda bir dalgalanma olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Hindistan’a bakın, Rusya, Brezilya. Bu ülkelerde baktığınızda hem hisse senedi endeksi hem tahvil piyasasına hem de kurlara baktığınızda pek çok gelişmekte olan piyasada bir dalgalanma söz konusu. Türkiye bu süreçte bir istisna değil. 22 Mayıs da ABD Merkez Bankası Başkanı’nın kongreye konuşmasını yaptığı tarih. O konuşmadan birkaç saat sonra bu gelişmeler ortaya çıktı. Zamanlama açısından baktığınız zaman bizde de Türkiye’deki olaylarla küresel piyasalar karşılaştırdığınızda böyle birebir bir benzerlik var. Türkiye’ye özel gelişmelere gelince Türkiye’deki bu olaylar Türkiye’yi daha olumsuz bir şekilde farklı kıldı. Yani piyasalarımızda olan biteni sadece dış piyasalardaki gelişmelerle açıklayamayız.”

Geri adım dikte metodu yaratırdı

Ali Babacan, Gezi Parkı eylemlerine müdahaleye ilişkin, “Burada geri adım atarsak, hükümete bir şeyler dikte etmenin methodu haline gelir. Şiddetin bir araç haline gelmesine izin veremeyiz” dedi. Olayların çevre kaygısı taşıyan küçük bir grubun protestosuyla başladığını belirten Babacan şunları söyledi: “Küçük bir gruptu ve bu insanların çevre kaygıları vardı. Kaygıları gayet haklıydı ve gelişmeleri protesto ediyorlardı. Sonra bazı illegal örgütler ki bunların arasında Ankara’daki ABD Büyükelçiliğine bombayla saldıran örgüt de vardı. Bu protestoyu sömürmeye, istismar etmeye başladılar. Kendi davaları için bir ortam gördüler. Dolayısıyla işin doğası değişmeye başladı. Sonra daha büyük şeyler oldu. Bizim için sürpriz olan buydu. Analizini yapmamız ve stratejilerini belirlememiz lazım.”

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı