Para beni bozamaz

Güncelleme Tarihi:

Para beni bozamaz
Oluşturulma Tarihi: Aralık 05, 2008 00:00

Zapotocny, çocukluk yıllarında zorluk çekerek bugünlere geldiğini söyledi

BEŞİKTAŞın Çek stoperi Tomas Zapotocny, "Çocukluk yıllarımda yokluğu yaşadığım için varlığın kıymetini biliyorum. Para beni asla şımartmaz" dedi. Evinin kapılarını Beşiktaş Dergisi’ne açan Zapotocny, geçmişiyle ilgili bilinmeyenleri, eşi ile tanışmasını, hobilerini, Türkiye ile ilgili düşüncelerini anlattı. İşte hiç bilinmeyen yönleri ile Zapotocny ailesinin özel dünyası...

"13 Eylül 1980 tarihinde Çek Cumhuriyeti’nde madenci bir babanın ve kuaför bir annenin oğlu olarak dünyaya geldim. Evde hiçbir lüksümüz yoktu ama fakir de değildik. Her şey olması gerektiği gibiydi. İhtiyaçlarımızı giderebiliyorduk. Babam Slovakya’nın başkenti Bratislava’da büyümüş ve küçüklüğünde orada futbol da oynamış. Dolayısıyla üç çocuğundan en azından birisinin futbolcu olmasını istiyormuş. Ben futbolla ilgilendiğim için sanırım mutlu oldu ve her zaman beni destekledi.

Eşimle kafede tanıştım

Bunları konuşurken Çek Cumhuriyeti’nde bir dönem komünizm olduğunu unutmamak lazım. Ne ben, ne eşim komünizm dönemini çok fazla görmedik ama ülkede izleri vardı. Örneğin gelir seviyelerinde çok büyük adaletsizlik yoktu. Biz beş kişilik bir aile olarak iki oda, bir salon evde yaşıyorduk.

Büyük zenginliklere, refaha sahip değildik. Bugün bulunduğum noktada da böyle olmasını avantaj olarak görüyorum. Çünkü şimdi neyi almam, neyi almamam gerektiğini; neyin fazlalık olduğunu daha iyi ve rahat görebiliyorum.

Çocukluğumda yaşadığım koşullar nedeniyle para beni şımartmadı. Bizim ülkede liseden sonra olgunluk sınavları vardır. Sınavlara 6 ay kala futbolcu olmaya karar verdim ve sınava girmedim."

"Eşinizle nasıl tanıştınız?" sorusuna Vendula Zapotocny, yanıt verdi. Ve dedi ki: "Ortak arkadaşlarımız tanıştırdı. Bir antrenman sonrasında Tomas, bizim oturduğumuz kafeye gelmişti. Ben de okuldan çıkmıştım. Orada tanıştık ve ilişkimiz başladı.

Gerilim ve aksiyon filmlerinden hoşlanırım

Önce kafede oturduk, birer kahve içtik. Sonra baktık, muhabbet çok güzel gidiyor ertesi gün beraber sinemaya gittik. Sinemada da çok güzel vakit geçirince, ertesi gün yürüyüşe çıktık. Böyle devam ederken, iki ay sonra bir baktık beraber yaşıyorduk.

"Peki ya evlilik?" Bu sorunun yanıtını da Tomas Zapotocny verdi:

"Evlilik biraz daha komplike oldu. Özel bir teklif söz konusu olmadı. Biraz da sıkıntılı bir dönemden geçtik. Vendula hamile kaldı ama maalesef doğmadan kaybettik. Zaten hamilelik sürecinde evlenmeye karar vermiştik. Bebeğimizi yitirdikten sonra da ne olursa olsun evlenelim istedik. Bu durumda da aileleri özellikle tanıştırmak, evlenme teklif etmek gibi bir durum olmadı. Oturup konuştuk ve tarihi belirledik. Belirlediğimiz tarihte de düğünümüzü yaptık ve herkes de geldi."

Balık tutmanın kendisini sakinleştirdiğini, stresini aldığını ifade eden Tomas Zapotocny, korku, gerilim ve aksiyon filmlerini sevdiğini, başrollerini Brad Pitt’le Morgan Freeman’ın oynadığı ’Seven’ adlı filmin favorisi olduğunu, Brad Pitt, Morgan Freeman ve Angelina Jolie’nin en sevdiği aktör ve aktrisler olduğunu belirtti.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!