Papaz olmamak için okulu bıraktı ‘pirinç’te 105 milyon lira buldu

SADİ ÖZDEMİR
25.08.2009 - 00:00 | Son Güncelleme:

Babası Perşembe Pazarı’nın ünlü tornacılarından Andon Arekelyan, Ermeni Okulu’ndayken papaz olması için İtalya’ya gönderileceğini öğrenince okuldan kaçtığını belirterek, “Bana çalışıp para kazanmak daha çekici geldi. Musluk imalatçısının yanında çırak oldum. Askerlik dönüşü 5 metrekare bir dükkân açtım” diyor. Arekelyan, şimdi ‘pirinç ara mamul’ üretip, 105 milyon lira ciro yapıyor.

ZANAATLARIYLA ünlü Ermeni ustalarımızdan çok sayıda sanayici de çıktı. Özellikle Perşembe Pazarı bu ustalarımızın işlerini ürünlerini çok iyi biliyor. İşte onlardan biri olan ve 18 yıldır İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) aktif görevler de yapan ve halen İSO Bütçe Komisyonu Başkanı olan Andon Arekelyan’ın fabrikasında şu anda 180 kişi çalışıyor. Geçen yıl ABD’den Japonya’ya kadar geniş bir coğrafyaya 40 milyon dolarlık ‘pirinç (sarı) ara mamül’ ihracatı gerçekleştiren Sarbak Metal Ticaret ve Sanayi A.Ş.’nin patronu Andon Arekelyan, iki küresel firmadan aldığı patentlerle 3 aydır ‘kurşun karışımsız’ pirinç de üretiyor. Arekelyan, geçen yıl 105 milyon lira ciro yaptıklarını söylüyor ve “Hayatımda hiç işçi çıkarmadım. Bu krizde de” diyor.
Babam iyi tornacıydı
Andon Arakelyan, şöyle başlıyor anlatmaya: “1941 İstanbul doğumluyum. Babam, Stefan Arekelyan Perşembe Pazarı’nda gazoz makinesi imalatı yapan çok iyi bir tornacıydı. Aslen Ardanuşluyuz. Oradan İstanbul’a göçmüşüz ve Birinci Dünya Savaşı başlayınca Gürcistan’a, Rusya’da Bolşevik Devrimi olunca da tekrar İstanbul’a göçmüşüz. 4 kız 3 erkek kardeşiz. Ben, ilkokul 3’üncü sınıfta okuldan kaçtım ve atıldım. 1953’te muslukçu (imalat) çırağı olarak hayata başladım.”
Papaz olmamı istediler
Andon Erekelyan, okuldan neden kaçtığını da şöyle anlatıyor: “Beni Pangaltı Lisesi’ne ilkokula verdiler. Papazların ders verdiği Ermeni Katolik okuluydu. Çok iyi bir okuldu, bitiren üniversiteyi kesin kazanırdı. Annem 9 çoçuk doğurmuş, 2’si ölmüş 7’si sağdı ve zor geçiniyorduk. Okulda zengin çocukları çoktu. Ben kısa sürede günah keçisi oldum. Bana ‘seni papaz yapalım’ dediler. Nedense papaz adayı çocuklar hep fakir ailelerin çocukları oluyordu. Çok iltifat ettiler özen gösterdiler. Çünkü papazlığa hazırlıyorlardı. Bir gün de İtalya’ya gideceğimi söylediler ve ‘Baban gelsin konuşalım’ dediler. Babam ‘Hayatın kurtulur’ dedi. Annem ‘Şimdi giderse, 20 sene sonra gelir. Oğlum serseri olsun ama yanımda olsun’ dedi. Ben de okulu bırakıp muslukçu çırağı olmayı tercih ettim.”
İyi usta olup dükkân açtı
Perşembe Pazarı’nda askere gidene kadar çok iyi usta olduğunu söyleyen Andon Arekelyan, “Askere gideceğim zaman en yüksek haftalık alan ustalar arasındaydım. Amatör olarak müzik de yapıyordum. Askerde orkestra da kurdum. Askerden dönünce 1 yıl kadar eski ustamın yanında çalıştım ve ardından 5 metrekarelik bir yer tutup işimi kurdum. Bursa Belediyesi’nin altyapı ihalelerine girdim, kazandım. İşlerim hızla büyümeye başladı. 1970’e geldiğimde 150 kişi çalışan atölyelerim vardı.”

Perşembe Pazarı’nda Andon’un malı meşhur

1971’de ‘musluk vana imalatı’ işini tasfiye edip imalatçılara pirinç ara mamül satmaya yöneldiğini anlatan Andon Arekelyan, “Yani fırını kapattım değirmen açtım ve Sarbak Metal doğdu. 1974’te Hadımköy’de fabrika kurdum. Çok hızlı büyümek istiyordum. Pirinçte bu ivmeyi yakaladım. 2000 yılına kadar Hadımköy’de büyüdük. Oraya Sazlı Barajı geldi ve bizi çıkardılar. Çerkezköy’e yeni fabrika kurdum. Mesleği bırakmaya kıyamadım, çünkü gerçekten güzel ürün yapıyoruz. Perşembe Pazarı’nda malzeme satan bir yere girin ve sarı çubuklara bakın. ‘Bu kimin malı’ derseniz, Andon’un malı derler. Ben bakırı eritiyorum, karışım yapıyorum, şekillendiriyorum ve müşterinin ihtiyacına göre hazırlıyorum. ABD, Kanada, Avusturya, Norveç, Almanya, İtalya, Bulgaristan, Japonya gibi ülkelere ihracat yapıyorum 2008’de 40 milyon dolarlık ihracat yaptım. Cirom 105 milyon lira oldu.”

Kurşunsuz pirinç için iki patent aldım

ÇERKEZKÖY OSB’de 2003’te imalata başlayan fabrikasının, aylık 5 bin ton üretim kapasitesi olduğunu söyleyen Andon Arekelyan, şöyle devam ediyor: “Pirinç (halk arasında sarı deniliyor) bakır, çinko ve kurşun karışımıdır. Yüzde 58 bakır, yüzde 39 çinko, yüzde 3 kurşundur. Kurşun olmazsa malzemeyi delemezsin, diş çekemezsin, işleyemezsin. Ancak dünyada artık kurşunsuz pirinç üretiliyor. Çünkü su, musluktan, geçerken kurşun karışıyor. 2 firma kurşunsuz pirinç üretmiş. Biri Japonya’da biri de ABD’de. İkisinin de patentini aldım. Bu konu çok önemli. Çünkü, musluktan gelen suyla duş alıyorsunuz, diş fırçalıyorsunuz, sebze yıkıyorsunuz. Birçok aile musluk suyu içiyor v.s. Bir dairedeki malzemenin kurşunlu kurşunsuz fiyat farkı da çok değil.”

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı