Gündem Haberleri

GÜNDEM

    PAPAĞAN TEOREMİ AŞK, YAŞAM, İNSAN, YALNIZLIK VE MATEMATİK ÜZERİNE...Ankara'da mevsim, sonbahardan kışa dönmek üzere gerekli hazırlıklarını tamamlamış,

    Hürriyet Haber
    11 Şubat 2000 - 00:00Son Güncelleme : 11 Şubat 2000 - 00:01

    PAPAĞAN TEOREMİ AŞK, YAŞAM, İNSAN, YALNIZLIK VE MATEMATİK ÜZERİNE...Ankara'da mevsim, sonbahardan kışa dönmek üzere gerekli hazırlıklarını tamamlamış, uzun süre hasret kalacağımız son güneşli hafta sonunu sunuyordu bize...Artık klasikleşmiş kitabevi ziyaretimi yapıyordum. Ve Papağan Teoremi'ne takıldı gözüm. Arka kapaktaki yazıyı okuyunca "tamam" dedim "aradığım bu". Jostin Gaarner'ın Sofi'nin Dünyası'nda felsefe için yaptığını, Denis Guedje'nin bu kitapta matematik için yaptığı yazıyordu. Kitabı satın alıp kendimi bir bara attım ve Absolut Pepper ve siyah bira eşliğinde Papağan'ın kuyruğuna yapıştım.Bir noktanın parçası yoktur. (Euklides-Elemanlar)İlk duyduğumda bana fazla bir şey ifade etmemişti bu basit cümle. Bundan on beş yıl kadar önceydi sanırım. Şimdi, bu basit (!) matematik önermeyle ikinci kez karşılaştığımda, yıllarca önce ıska geçtiğim bu cümlenin, üzerinde milyarca sözcük tüketilen yaşam, insan, aşk ve yalnızlık kavramlarına ne kadar ince bir açıklama getirdiğini fark ettim. İnsanın tanımı. Evrendeki sayısız noktadan biri olarak benim de benden başka beni tamamlayan bir parçam yok. Sayısız küçük noktadan biri olarak, onlarla yan yana ama hiçbir bütünleştirici yanım olmadan, üzerime bir yağmurun yağmasını ve silinip gitmeyi bekliyorum. Bu herkes için böyle olmayabilir belki. Eh bu bile bu önermeyi doğrulamakta bence. Matematiğin duyguların katili olduğunu kolaylıkla söyleyebilir insanoğlu. Gerçek katilin kendi içindeki "ben", o faşist ego, "olduğunun" farkına varmaz çoğu kez. Hiç olmayan bir şey doğup ölebilir mi peki? Bence evet. Bunun adı aşk işte. Despot "ben"imiz, kahrolası egomuz ortaya atar böyle bir aşk fikrini ve sonra kendini tatmin ettiği zaman öldürüverir. Sonsuzun kenarına atıverir. İçimizdeki beni öldüremeden, hangimiz gerçekten aşkı yaşadığımızı iddia edebiliriz ki? Freud'un temel iki dürtüsünün en ciddi uzantılarıdır aşk ve yalnızlık. Bireyin tek ve uzantısız hatta boyutsuz bir bütün olduğu gerçeği (bkz. Euklides)... Bunun doğru olduğunu varsayarsak, aşkın ve yalnızlığın çıplak tanımlarını da önümüze koyuverir aslında bu önerme. Yalnızlık bir seçenek olmaktan çok zorunlu bir olgu insanoğlu için. Ne kadar kurtulmaya çalışırsa çalışsın, yalnızlık mayasında var insanın. "Absolutum'la biramı yenilermisin lütfen?""Sıfır mucizesi"... "Yok"u, olmayanı varmış gibi ifade etmek. Yok'u ifade edemeyen yunan matematikçileri hep biryerlerde takılıp kalıyorlar. Aşk ve sıfır. Olmayan iki şeyin tanımlamaları. Yaşam ve matematiğin yokları ama olmazsa olmazları. Yalnızlık daha bir yakışmıyor mu sıfıra?(Bu kez daha çabuk boşaldı bardaklarım.)"Yeniler misin lütfen?"Papağan şimdi de beni Brezilya'da Manaus'a götürüp yağmur ormanlarına bırakıyor. Bir yangınla yok olan paha biçilmez bir matematik kütüphanesi. Manaus mu? Bu benim favori çizgi romanım Mister No'nun memleketi. Yine bir yerlerde içiyordur bay No. Kendi kendime güldüğümü fark edip, hafif mahcup yan masalara göz atıyorum fark eden var mı diye... Tanrım, o okyanus mavisi gözler bana bakıyor. Hemen bitişiğimdeki masada o gözlerin sahibi. Kendimi toparlayıp kitabı gösteriyorum. Gülümsüyor gözler. "Okudum" diyor..."Bakar mısınız?.. Bize iki absolut iki siyah bira."Papağan Teoremi güzel bir kitap, okuyun. Aşkı keşfetmenize de yardımcı oluyor.Önemli Son Not: Olaydaki kahramanların gerçekle bir ilgisi yoktur, tamamen kurgudur. Öyle bir şey olduğunu hissederse, karım beni boşar. Emre ACEMİ - 11 Şubat 2000, Cuma
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı