Dünya Haberleri

DÜNYA

    Papadopulos: Çözüm için çabalar sürecek

    Hürriyet Haber
    25.04.2004 - 17:31 | Son Güncelleme:

    Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos, Kıbrıs sorununun çözümü için birkaç hafta gibi kısa bir süre içinde olmasa da yeni girişim yapılacağı kanısında olduğunu söyledi. Papadopulos, yabancı gazeteciler için yaptığı basın toplantısında, Rum tarafının müzakereye açık olduğunu ve çözüm için çaba harcamayı sürdüreceğini ifade etti.

    Uluslararası toplumun gelişmeleri değerlendirdikten sonra yeni bir çözüm imkanı olup olmadığına bakacağına inandığını söyleyen Papadopulos, "Şimdi sahnede AB de var. Çözüme olan ihtiyaç ortadadır ve bu ihtiyaca yanıt bulunacaktır. Bu çerçevede yeni bir hareketlenme ve girişim olacağı kanısındayım" dedi.

    KIBRISLI TÜRKLER İÇİN 'AB İMKANLARI'

    Kıbrıslı Türklerin AB'nin nimetlerinden faydalanmaları için "imkanlar ve kurallar" çerçevesinde tüm çabayı göstereceklerini de belirten Papadopulos, "Bu konu, yarın Lüksembourg'da yapılacak AB genel işler toplantısında ele alınacak. Bu çerçevede şimdiden benim açıklama yapmam doğru olmaz, ancak kuzeyin ekonomik açıdan güçlendirilmesi ve Kıbrıs Türklerinin rahatlatılması, bizim açımızdan doğru bir politikadır. Kıbrıslı Rumlar sırtlarını Kıbrıslı Türk vatandaşlarına dönmüyorlar. Kıbrıslı Türklerin, ülkelerinin AB'ye girişinin nimetlerinden yararlanmaları için elimizden geleni yapacağız" dedi.

    13 Haziran'da yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerine de değinen Papadopulos, Rum siyasi partilerine Türk adayları da listelerine almaları için çağrıda bulunduğunu belirtti.
     
    'AB BİZİ CEZALANDIRMAZ'

    Kıbrıs Rum yönetiminin, referandum sonucu nedeniyle AB içinde soğuk karşılanacağına ilişkin soruları da yanıtlayan Papadopulos, referandumun demokratik bir süreç olduğunu ve halkın demokratik hakkını kullandığı için cezalandırılacağını sanmadığını söyledi. Bu sonuçla Rum kesiminin uluslararası imajının zedelendiğini kabulettiğini belirten Papadopulos, şöyle konuştu:

    "Bu durumun farkındayız, ancak herkese, referandumda hayır dememizin kötü niyetimizden kaynaklanmadığını anlatacağız. Bu tutumumuzu aktarmak için büyükelçilerimiz ve görevlendireceğim özel temsilciler çalışacaktır. Umarım dünya basını 'iyi adam-kötü adam' nitelemesi kolaylığına düşmeden bizim görüşlerimizi de aktarır. Onun dışında AB'de ne olacak? Devlet yemeğinde bana servis yapmayacaklar mı?"

    'ANNAN PLANI ORTADAN KAYBOLMAZ'

    Sorular üzerine büyük çabalarla hazırlanan Annan planının ortadan kaybolmayacağını belirten Papadopulos, bu planın geçmişteki müzakerelerin sonuçlarına dayandığının planın içinde belirtildiğine dikkat çekti.

    Papadopulos, "Bu plan söylediğim gibi ortadan kaybolmayacaktır. Bizim arzumuz, Kıbrıslı Türklerin herhangi bir hakkını ihlal etmeden, plan üzerinde gerekli değişiklikleri yapmaktır. Bizim talebimiz bu. Türk tarafından adada iki ayrı devletin söz konusu olduğu biçiminde açıklamalar yapıldığı için üzgünüm. Çözüm çabası sürecektir" diye konuştu.
       
    'TALEPLERİMİZ DİKKATE ALINMADI'
       
    Referandumda hayır sonucu çıkmasının, Rum tarafının "haklı isteklerinin dikkate alınmamasından kaynaklandığını" savunan Papadopulos, bu isteklerin Annan planının ruhuna uygun olduğunu, BM'nin kendisini teyit etmiş olmasına rağmen, Türk taleplerinin karşılanması gerektiği yoluna gidildiğini söyledi. Papadopulos, şöyle devam etti:

    "Türkiye Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Uğur Ziyal'in sunduğu 11 öneri, ki özellikle AB çerçevesinde olanlar, hemen tamamıyla kabul gördü. Bizim taleplerimiz ise dikkate alınmadı. Burgenstock'ta benim dışımda hiç kimsenin ciddi müzakere çabası yoktu. Herkes bir an önce sonuç aşamasına varmak için zaman geçiriyor gibi görünüyordu. Sonuçta, görüşmelere katılan herkesin Türkiye'yi tatmin etmek ve Kıbrıs Türklerinin evet demesini sağlamak çabası içinde olduğunu gördük. Fakat bu arada, çok daha büyük Rum toplumunun da plana evet demesi için ikna edilmesi gerektiği unutuldu."

    Referandum sürecinde Rum kesiminden hiçbir halkı etkileme girişiminde bulunulmadığını söyleyen Papadopulos, bu tür girişimlerin,seçmenler üzerinde korku, güvensizlik ve belirsizlik yaratma amaçlı açıklamalarla dışarıdan yapıldığını savundu.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı