Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Palavraya devam

<B>TÜRKİYE </B>ve dünya bağlamında ileri sürdükleri bütün teorileri (daha doğrusu falları) fos çıkan İkinci Cumhuriyetçiler işi iyice şaklabanlığa vurdular. Artık bir arada bulunması olanaksız kavramları yan yana getirerek gerçek dışı metaforlar yapıyorlar.

Bunlardan biri, ‘Küreselleşmenin yeni ideolojisinin pan-hümanizm’ olduğunu açıklamaya devam ediyor (Mehmet Altan, Sabah, 12.09.05).

Hümanizmin ‘pan’ını bir yana bırakıp insancılığın (hümanizmin) küreselleşmenin ideolojisi olup olamayacağını düşünelim. Kabaca nedir insancılık? ‘İnsana saygı gösterilmesi ve refah sağlanması gerektiğini savunan ideal.’

Buna göre küreselleşmenin, aralarında ekonomik haklar da olmak üzere insan haklarının sağlayıcısı ve savunucusu olması gerekiyor. Yeryüzündeki bütün insanlığın her türlü maddi ve manevi özgürlük, eşitlik ve kardeşliğinin temsilcisi olması gerekiyor. İnsancılığın, küreselleşmenin ideolojisi olması, her şeyin ölçüsünün insan olmasını zorunlu kılar.

POSTMODERN KAPİTALİZM

Özgür düşünceli, özgür vicdanlı bilim adamları, küreselleşmenin temel niteliğinin ‘sermayenin uluslararası serbest dolaşımı’ olduğunu ileri sürmektedirler.

‘Küreselleşen unsur sırasıyla, uluslararası ticaret, uluslararası kapital mobilitesi ve sosyo-kültürel davranış ve değer yargılarıdır... Buzdağının kendisi, yani esas küreselleşen şey ‘kapitalizm’dir. Bir başka deyişle, dünyanın dört bir köşesine yayılan ve dünya uluslarının bazen büyük bir istekle bazen de istemeden ve zorla kabul ettikleri şey, kapitalizmin bütün kurum ve kuralları ile işlemeye başlamasıdır. Bu nedenle ‘kapitalist sistemin dünya egemenliği’ ile ‘küreselleşme’ veya ‘globalleşme’ eş anlamlı kavramlardır.’ (Prof. Dr. Vural Fuat Savaş, Dünya Ekonomi Sistemleri, T.C. Yeditepe Üniversitesi Yayınları, 2004. S.5)

Bu referanstan hareketle, küreselleşen kapitalizmin idealinin insancılık olduğu ileri sürülebilir. Yani evrensel özgürlük, eşitlik ve kardeşliği kendine ideoloji yapmış yeni, postmodern bir kapitalizm! Yani toplumcu kapitalizm, sosyal kapitalizm, ütopik-komünist-kapitalizm!.. Gülmekten karnınıza ağrılar giriyor değil mi? Daha gülmek istiyorsanız, yukarda adını verdiğim Dünya Ekonomi Sistemleri’ni mutlaka okumalısınız.

KÜRESELLEŞEN SERMAYE

Afrika’yı yok eden, insanlarını açlık, hastalık ve ölüme mahkûm eden küresel sermaye!

Afganistan, Irak başta olmak üzere dünyayı babasının çiftliği, kendisini de jandarma sayan küresel sermaye! Dünyanın ekolojik dengesini her gün daha çok bozan küresel sermaye! Evet, gülmeyin, insancılık (hümanizm) küreselleşen sermayenin ideolojisiymiş.

Bu türden iddiaların budalaca gülünçlüğünü anlamak için adını verdiğim kitaba biraz göz atın. Bir de insanlığını henüz yitirmemiş bilim insanlarına bir kitap tavsiye edeceğim: Nasser Mansouri-Guilani, ‘La mondialisation a l’usage des citoyens’ (Les Editions de l’Atelier/Editions Ouvriere, Paris, 2004). İnsanlığı, sıradan yazıcıların enayisi olmaktan koruyan ‘Yurttaşlar için küreselleşme’ adlı bir ekonomi elkitabı.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI