Paksoy 'tecrübesizliklerini' yazdı

Hürriyet Haber
07.09.2013 - 01:18 | Son Güncelleme: 06.09.2013 - 11:49

İDO Genel Müdürü Ahmet Paksoy, İDO’daki tecrübelerini ve hatta “tecrübesizliğini” anlatan bir kitap yazdı. “Tecrübesizliğin Şansındır” isimli kitap, kitapçılardaki yerini aldı.

Ahmet Paksoy’un yaşanmış hikayesine dayanan kitap, yaşanan başarılarla birlikte zorluklara ve krizlerin öğrettiklerine de geniş yer veriyor. Kitapta Paksoy'un tecrübeleri ile birlikte tecrübesizlikleri de yer alıyor.

Kitabı için düzenlenen basın toplantısında konuşan Paksoy, bu kitabın bir bilge adamın, büyük başarılı bir adamın yaşadığı büyük başarıların kitabı olmadığının altını çizdi. Paksoy, niye bu kitabı yazmayı istediğini şu sözlerle anlattı:

TECRÜBESİZLİĞİ ŞANS OLARAK GÖRÜYORUM

"Genelde insanlar emekli olurlar ve yoğun yaşadıklarını paylaşmak isterler. Gerçekten şu 10 yıl içerisinde genç ve tecrübesiz bir genel müdür olarak başladığım süreçte çok büyük değişimler yaşadım. Çok acılar çektim, çok krizler yaşadım. Tecrübesiz insan olarak çok başarısızlıklarla karşılaştım. Bugün çok keşke dediğim işler vardır. İstedim ki bir akademisyen olarak, bunu genç arkadaşlarla paylaşayım. Genç yöneticilerle, profesyonellerle paylaşayım. Amacım bu kitapta insanlara bir şeyler öğretmek değil. Ben herkesten birşeyler öğrendim. Tecrübesizliği de bir şans olarak görüyorum. Ben genel müdür olduğum zaman, evet gemi mühendisiydim, master doktorasını yapmış, akademik kariyeri olan bir yöneticiydim. Belli bir alt yapı almıştım. Ama profesyonel yöneticilik, idarecilik yapmak yalnız teknik bilmek değil. Bir liderlik de yapmamız gerekiyordu. Yani bu değişim sürecini yönetmeniz, krizlerle baş etmeniz gerekiyordu. Medyanın karşısına da çıkmanız gerekiyordu. Bir televizyonun programına çıkacaktım üç gün çalıştığımı hatırlarım. O kadar büyük olaylar yaşadım"

Paksoy, konuşmasına şöyle devam etti.

"Türkiye Denizcilik İşletmelerinden şehir hatlarını devralarak İDO’ya geldim, koskoca büyük bir şirketi devraldım. Oradan sendikal eylemleri görerek sendikayı tanıma şansım oldu. Karaköy dubasının batışından sonra yaşadığım üzüntüm, yani ıstırabım bana güçlükler zorluklar o kadar şey öğretti ki... Yani o 3 günümü, bir haftamı bir ayımı yok sayıyorum. O olay karşısında çöktüğümü, nefes alamadığımı hatırlıyorum. Yaşayarak öğrenmek bu olsa gerek. Sosyal medyayı ben vapur olayında keşfettim. İstanbul şehir hatlarını aldım. İskeleleri yeniliyoruz. İnsanlarda korku var ’vapurlar ne olacak’. Biz de ’yeni proje yapacağız’ dedik. Yeni deyince ’eyvah vapurlar yok oluyor’ dediler. 2006 yılıydı bir topluluk ’vapurumuvermiyorum.com’ diye bir internet sitesi kurdu. İnternet sitesi aracılığıyla bu bilgi anında her noktaya ulaştı. İnsanlar vapuru seviyor "Yok yapmıyorum" desem de duyulmuyor. O ara biz de ’vapurlarkalacak.com’ sitesini kurduk. Bunu hiç unutmam"

BUNUN ADI CAHİL CESARETİ DE OLABİLİR

165 sayfalık kitapta Paksoy, İDO'daki yöneticilik dönemiyle ilgili önemli bilgiler de paylaştı.

Kitabında 'iyi ki o gün pek bir şey bilmiyormuşum' diyen Paksoy, "Bilmediğiniz zaman, tamamen duru kafayla herkese eşit mesafede yaklaşıp, kapıdan içeri girdikten sonra, hayal ettiklerinizi gerçekleştirme şansınız oluyor. Şartlanmışlıklara, kurumsal teamülün yarattığı bürokrasiye gözlerinizi kapatabiliyorsunuz. Daha doğrusu, henüz gözleriniz açılmamış oluyor. Oysa bu yapının bir parçası olunca, kodlanmış hareket biçimleri, yerleşmiş algılar, ister istemez üzerinize sinmiş olacaktı ve pek çokları gibi ‘risk almayayım’ diyecektim. Böylesine bir bilinmezlik durumunda, bilerek ya da bilmeyerek cesaret sahibi de oluyorsunuz, kimine göre bunun adı pekâlâ cahil cesareti de olabilir" diyor.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı