Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Pakistan'da neler oluyor?

    Yavuz Çekirge
    20 Temmuz 2007 - 18:18Son Güncelleme : 20 Temmuz 2007 - 18:07

    Beklenen toplumsal patlama sonunda oldu, Pakistan'da yıllardır askeri idarenin demir yumrukla yönettiği siyasi gruplar eylem kararı aldı.

    BURKAYLA KAÇARKEN, GÖBEĞİ ELE VERDİ/Foto-galeri 

    Laik İslamcı kutuplaşmasının yaşandığı Pakistan'da radikal İslamcıların "şeriat düzen" istemiyle başlattıkları eylem nedeniyle ülkede ciddi bir siyasi kriz yaşanıyor. İslamabad'daki Lal Mescidi'ni işgal edenler, dini liderlerin çağrılarına rağmen teslim olmadı. Radikal İslamcıların kalesi olduğu söylenen Lal Mescidi'nde bulunanların çoğunun  öğrenci olduğu ve canlı kalkan olarak kullanıldığı tahmin ediliyor.

    Pakistan'ın başkenti İslamabad'daki Lal Mescidi'nin güvenlik güçlerince  ablukası sürerken, dün burka giymiş vaziyette kaçmaya çalışan mescidin imamlarından Abdül Aziz, mescitte bulunanları teslim olmaya çağırdı, ancak bu çağrıya karşılık gelmedi.
     
    Salı günü güvenlik güçleriyle meydana gelen çatımalarda 16 kişi ölmüş, 150 kadar kişi de yaralanmıştı. İşgale son vermeleri için medrese öğrencilerine ültimatom verilmiş, çok sayıda kişi mescidi terk etmişti. Ancak mescitte hala çoğunluğu kadın, 850 kadar öğrencinin bulunduğu tahmin ediliyor. Kimi kaynaklar ise 2 bin 500 kadar öğrenciden bahsediyor.
     
    Görgü tanıkları ve hükümet kaynakları içeride bulunanların dışarı çıkmalarının engellendiğini söylüyor. Pakistan Din İşleri Bakanı İcaz ül Hak, Lal Mescidi'nde 30 kadar silahlı "teröristin" öğrencileri alıkoyduğunu belirtti ve teslim olanların "yasalara uygun olarak" muamele göreceği taahhüdünde de bulundu.

    Uzun süredir Pakistan yönetimi ile çekişen İslamabad'daki Lal Mescidi,  1965 yılında dini lider Muhammed Abdullah tarafından kuruldu.  Kısa sürede radikal İslamcıların toplandığı bir yer haline geldi.  Aslında bir medrese olan Lal Mescidi'nde eğitim alan öğrenciler, Devlet Başkanı Pervez Müşerref karşıtı muhalefetin desteklediği medresede siyasi amaçlı çalışmalar da yapıyorlar. Amaçları Pakistan'da Taliban tarzı bir şeriat düzeni kurmak. Ancak bu medrese, Pakistan'daki şeriat yanlılarının tek merkezi  değil, ayrıca Lal Mescidi'nde Taliban yanlısı öğrenci yetiştirildiği de yıllardır biliniyor. Mescide bağlı  iki medresede  din eğitimi alan yaklaşık 5 bin öğrenci var.

    Laiklik yanlısı Devlet Başkanı Pervez Müşerref ve Amerikan karşıtı olan bu medresenin,  Afganistan'daki Taliban hareketi ile yakınlık içinde olduğu söyleniyor.  Lal Mescid üyeleri, başkentte kendi ahlak polisini oluşturup şeriat mahkemeleri kurmuş ve Müşerref iktidarına karşı bir "gölge devlet" haline dönüşmüş durumda.


    Güvenlik güçlerinin kuşatması altındaki Lal Mescidi'nin şimdiki dini lideri ise burka giyerek kaçmaya çalışırken yakalanan imam Abdül Aziz. Bir saldırıda ölen babası Abdullah'tan 1998 yılında bu görevi devralan Abdül Aziz, yakalandıktan sonra El Kaide'yle de bağlantısı olduğunu  açıkladı.
     
    Usame Bin Ladin ile görüştüğünü  de söyleyen imam, Taliban tarzı öğrenci hareketinin, "yabancı dostlarıyla" bir bağlantısı olmadığını öne sürüyor. Abdül Aziz, ayrıca İslamabad'da yönetim karşıtı hareketin derinlik kazandığını, bazı militan örgütlerin silah tedarik ettiğini de itiraf ediyor.
     
    2005 yılında Londra'da meydana gelen El Kaide bağlantılı saldırılardan sonra İngiliz polisinin elde ettiği ipuçları bu medreseye kadar uzanmış ve İngiliz polisi bu medresede arama yapmak istemişti.

     Pakistan'da çok sayıda din okulunda şeriat yanlısı öğrenciler yetiştiriliyor. Nitekim Afganistan'daki Taliban hareketinin temelleri de Pakistan'daki medreselere kadar uzanıyor. Taliban, Afganistan'daki savaştan kaçarak bu medreselerde eğitim görmüş Peştun mülteciler ve mülteci kamplarından toplanan askerlerin biraraya gelmesiyle ortaya çıkmıştı.
     
     
    Pakistan'da köktenci yetiştiren medreselerin sayısı ise tam olarak bilinmiyor, ancak 10 bin ila 30 bin arasında olduğu tahmin ediliyor. Bu okullarda eğitim gören öğrencilerin sayısının da 1,5 milyon civarında olduğu ifade ediliyor.

    Pakistan'da 11 Eylül sonrası, askeri darbenin ardından 2002 yılında ilk kez yapılan seçimlerde, radikal dincilerin güç kazandığı gözleniyor. Bu seçimlerde Pervez Müşerref'in karşısındaki en ciddi İslami muhalefet, altı İslamcı partinin oluşturduğu Muttahida Meclis-i Amal (MMA) isimli yapılanma, beklenenin üzerinde oy olarak üçüncü olmuştu.
     
    Pakistan'da gizli ittifak

    İngiliz Guardian yazarlarından Simon Tisdall,   Mayıs ayında 'Dünyadan' adlı köşe yazısında, Pakistan'da  Pervez Müşerref'in siyasi bir çıkmaza girdiğinden ve gizli bir ittifak yapıldığından söz ediyordu.
    Uzun bir süredir ülkede huzursuzlukların başladığını duyuran dünya medyası,  Irak ve Lübnan konularına kilitlenmesi nedeniyle Pakistan'da olup bitenlere pek fazla yer ayırmamıştı.  
    Ülkedeki huzursuzlukların önüne geçmek isteyen ve sürgündeki eski politikacı Benazir Butto ile bir anlaşma yapmaya zorlanan Müşerref'in karşısına şimdi çok büyük bir sorun çıkmış bulunuyor.
    Genel seçimlere hazırlanan ülkede büyüyen huzursuzluklar,  sürgünde yaşayan muhalefete de  demokratik rejime dönme konusunda umut veriyordu.

    Müşerref'in cumhurbaşkanlığına aday olması ise durumu iyice güçleştiriyordu.  Butto-Müşerref koalisyonuna sıcak  bakmayanlar bugün Lal Mescidi olayını başlatan ve büyük bir olasılıkla Muttahida Meclis-i Amal (MMA) isimli siyasi yapılanma.

    Sürgündeki bir başka etkili muhalefet lideri olan Nawaz Şerif'in  Butto-Müşerref  anlaşmasına  karşı çıkacağı da tahmin ediliyordu.

    Devlet Başkanı Sayın Pervez Müşerref yaptığı büyük siyasi hatanın bedelini ödemektedir.  Bir zamanlar İran Şahı'Rıza Pehlevi'nin yaptığı hataya benzer bir hata.   Pakistan,   MMA siyasi oluşumu içinde olan  Radikal İslami kesimlerin büyük eylemlere hazırlandığı bir ülke durumuna düşmüştür. Demokratik yollarla meclisde çözülemeyen siyasi sorunlar,  radikal islam olarak geri dönmektedir.

    Aynı sorun bugün Mısır'da da yaşanmaktadır.  İslam coğrafyasında her geçen gün daha da artarak huzursuzluklara neden olan olayların arkasında askeri diktatörlüklerin demir yumrukla yönetmeye çalıştığı anti demokratik anlayış yatmaktadır.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı