Özyeğin: Yasa sektörü rayına oturtacak

Hürriyet Haber
23 Ocak 2002 - 00:00Son Güncelleme : 23 Ocak 2002 - 00:01

Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, bankalara kaynak aktarımını öngören yasanın Cumhuriyet tarihinin en büyük krizinin yaralarını sarmak için çıkarıldığını belirterek, bu yasanın bankacılık sektörünü tekrar rayına sokacağına inandıklarını söyledi. Basının üst düzey ekonomi yöneticileriyle yaptığı sohbet toplantısında soruları yanıtlarken, BNP Paribas'la yapılan görüşmelerde ortaklık için dile getirilen rakamı açıklamaktan kaçındı.Özyeğin, ancak bu konuda inanılmaz bir know-how elde ettiklerini ifade ederek "Bu konuda üstat olduk" dedi. BDDK'nın yaptıklarını çok başarılı bulduklarını belirten Özyeğin, bankalara kaynak aktarımını öngören yasanın Cumhuriyet tarihinin en büyük krizinin yaralarını sarmak, krizin etkilerini bertaraf etmek için çıkarıldığı görüşünü dile getirdi. Kamuoyunda krizi bankaların yarattığına ilişkin bir izlenim olduğunu ifade eden Özyeğin, oysa krizin ekonomik programın uygulanamamasından, çıpadan çıkılmasından kaynaklandığını savundu. Özyeğin, "Bu yasanın sektörü tekrar rayına sokacağına inanıyoruz" ifadesini kullandı. Benzer uygulamaların düyanın 40 ülkesinde görüldüğüne işaret eden Özyeğin, üstelik Türkiye'deki hasarın bu ülkelerden çok daha az olduğunu vurguladı. Hüsnü Özyeğin, Türkiye'de bankacılık sektörünün parayı hazine bonosundan ve devalüasyondan kaybettiği görüşünü dile getirdi. "SEKTÖRDE GÖRÜLMEMİŞ OLAYLAR YAŞANDI" Özyeğin, 2001 yılını, Cumhuriyet tarihindeki en büyük daralma ve çalkantıların yaşandığı, ayrıca bankacılık sektöründe görülmemiş olayların cereyan ettiği bir yıl olarak niteledi. 2002 yılının bankacılık sektörü açısından farklı bir yıl olacağını belirten Özyeğin, Türkiye'de kişi başına milli gelirin 1990'ların başına döndüğüne işaret etti. Türk toplumunda bireylerin harcama davranışının değiştiğine de dikkati çeken Özyeğin, harcamalarda daralmaların özellikle finans, bilişim, medya ve reklam sektöründe hissedildiğini bildirdi. Özyeğin, beyaz eşya ve otomotiv sektörünün de daralmadan etkilendiğini belirtti. Özyeğin, kriz döneminde üst gelir düzeyindeki insanların yoğun şekilde işlerini kaybettiklerini ve bazen de aynı sektörde çalışan eşlerin işsiz kaldığını anlattı. Özyeğin, işi olanların ise gelirlerinin reel bazda yüzde 30-50 arasında düştüğünü belirtti. TÜKETİCİ KREDİLERİHüsnü Özyeğin, temerrüt faiziyle ilgili yasal düzenleme hazırlıklarına ilişkin görüşlerini açıklarken de, temerrüt faizleri aşırı oranlarda ise disipline edilmesinde yarar bulunduğunu vurguladı. Özyeğin, temerrüt faizinde Maliye'nin yüzde 10 oranının makul bir rakam olduğunu kaydetti. Temerrüt faizlerinin yüksekliğinin ödemeyi teşvik amacı içerdiğiniifade eden Özyeğin, ancak yıllık yüzde 300'lü rakamların zaten ödenemeyeceğine işaret etti. Özyeğin, bankaların yeni dönemde tüketicileri kredilerle destekleyip desteklemeyeceklerine ilişkin bir soru üzerine de, bu konuda 2 yıl önce bankaların ciddi şekilde ağızlarının yandığını söyledi. 2000 yılında tüketici kredilerinde en önemli kalemin oto kredileriolduğunu hatırlatan Hüsnü Özyeğin, o dönemde yüzde 2.5'lar düzeyinden otomobil kredisi kullandırıldığını hatırlattı. Özyeğin, "Bankalar bir milyar doların üzerinde para kaybetti. Tüketiciyi resmen sübvanse ettik" dedi. Sektörün krizde tüketici kredilerinden zarar gördüğünü kaydeden Özyeğin, "Şimdi daha dikkatli bir şekilde bu kredileri verecek. Otomobilde belki vade kısalacak. Zaten fazla talep de yok. Yani tüketici kredileri yavaş açılacak" diye konuştu.Özyeğin, reel sektöre kredi verilmesi konusunda da, bankacılık sektörünün likit olduğunu, kredi verme arzu ve gayreti içinde olduklarını söyledi. Ekonominin büyümeye başlamasıyla birlikte reel sektörün kredi ihtiyacının artacağını dile getiren Özyeğin, şu anda talebin zayıf olduğunu bildirdi. "2002 YILINDAN İYİMSERİM"Özyeğin, siyasi istikrar ile ilgili bir soru üzerine de, hükümetin Türkiye'de uzun yıllardan beri müzakere edilemeyen Kıbrıs sorunu gibi konularda uzlaşmacı tutumu olduğunu ve müzakerelere başladığını söyledi. 2001'in zor, "felaket" bir yıl olduğunu, ancak çok önemli yapısal reformların da gerçekleştirildiğini vurgulayan Özyeğin, bazı anayasal değişiklerin de çok hızlı bir şekilde gerçekleştirildiğine dikkati çekti. Özyeğin, "Ben şahsen iyimserim. 2002 yılı önemli bir dönüm noktası. Türkiye'nin yapısal reformlarla birlikte dünya standartlarına uyum sağlama girişimleri var. Türkiye'nin önümüzdeki 5-10-20 yılı düşünüldüğünde, önemli reformlar yapıldı. Ama bunların sonuçlarını 1-2yılda alamayız. Sonuçları almamız damlaya damlaya göl olur misali uzunyıllar alacaktır" diye konuştu. BNP PARIBASHüsnü Özyeğin, BNP Paribas ile ortaklık görüşmelerine ilişkin bir soru üzerine de, görüşmelere 2001 yılının Temmuz ayında başladıklarını hatırlattı. Özyeğin, görüşmelerin olumlu sonuçlanmayabileceğini de dikkate alarak tedbirlerini aldıklarını, sermaye artışının yanı sıra verimlilik artışına gittiklerini anlattı. Özyeğin, bir basın mensubunun yeni yasanın bankaları büyümeye zorladığına dikkat çekerek, "Başka yabancı ortak olacak mı, yoksa Türkiye'de birleşmeler olabilir mi? Bazı bankalar mevduat satın alma yoluna gitti. Bu dönemde siz ne yapmayı düşünüyorsunuz?" sorusunu yanıtlarken de, mevduat satın almak istemediklerin kaydetti. Yabancı bankaların gelmesinin enflasyonun düşmesine ve TL'deki değer kaybının azalmasına bağlı olduğunu belirten Özyeğin, "Enflasyonun yüzde 10'lara gittiğini gördükten sonra ilginin artacağına inanıyoruz" dedi. Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Özyeğin, Finansbank'ın yabancı ortağa ihtiyacı olduğu için BNP Paribas ile görüşmeye başlamadığını da kaydederek, bankanın mali konumunun yabancı ortak olmadan da yasa çıktığı zaman sermaye koşulundan yararlanmaya ihtiyacı olmayacak bir banka olduğunu söyledi.Özyeğin, önümüzdeki 6 ayın geçtiğimiz 3 ay gibi türbülansın ve volatilitenin az olduğu bir dönem olması durumunda, sermaye açısından 11 bankanın içinde çok az sayıda bankanın belki de hiçbir bankanın sermaye için müracaat etmeyebileceğini kaydetti. Hüsnü Özyeğin, BNP Paribas ile görüşmelerinin Türkiye'nin türbülansın en ağır yaşandığı dönemde olduğuna dikkati çekerek, "Türkiye'de şartların nisbi istikrara gidişini gördükten sonra evlilik yapmamızın uygun olmayacağını düşündük" dedi.Özyeğin, söz kestikleri bankanın, Finansbank'ın hem Türkiye'deki hem yurtdışındaki faaliyetleriyle ilgilenirken, daha sonra yurtdışı iştiraklerle ilgilenmediklerini söylediklerini aktararak, yurtdışı iştiraklerini Finansbank'dan koparmanın zor olduğunu, bunun da evlilikte muhtemel bir engel teşkil ettiğini ifade etti. Hüsnü Özyeğin, sektörde yabancılarla görüşmenin bu yılın 2. yarısında tekrar başlayabileceğini belirtti. Fiba Holding Başkanı Özyeğin, bankaların Fon'a ödedikleri sigorta primin yüksekliğinden de yakınarak, yılda yarım milyar doların üzerinde bir paranın Fon'da biriktiğini kaydetti.
Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı