« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Özür dilerim Mümine Teyze

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
TELEFONDA oğlun, ‘‘Ölümümden sonra beni yazsın!’’ diye tembihte bulunduğunu söyleyince çok kötü oldum Mümine Teyze! Bu vasiyet bir neslin unutulmuşluğunun acısını haykırıyordu. Çok üzüldüm, çok utandım! Kendimi bir nankörün yakalandığı suçluluk girdabında buldum.* * *Biz, senin neslinin ilk dölleri olarak; başta Samsun olmak üzere, Anadolu'da doğduk. Sizler, bizi hiç görmediğimiz bir toprağa ait olarak yetiştirdiniz.Ben; hiç bilmediğim, hiç görmediğim, rüyalarıma dahi girmeyen bir toprağın; Rumeli'nin çocuğu olmaktan çok büyük bir haz ve gurur duyuyorum. Nasıl oldu bu iş? Hiç bilmiyorum. Ama ben Urumeliliyim! Bunu nasıl becerdiniz; Mümine Teyze?* * *Sen, babam, ve gayrisi atayurda hasret doğdunuz, anayurda hasret ölüyorsunuz!Kavala İli'nin Drama İlçesi'nin Sarı Şaban Nahiyesi'nin Kuru Dere Köyü o kadar mı güzeldi? Sahi, Kuru Dere Köyü hálá duruyor mu?Ben hiç görmediğim, hatta belki de artık var olmayan bir köyü neden özlerim ki!* * *Bir rivayete göre 86, bir başka hesaba göre 91 yaşındasın. Akrabalarımın Rumeli'nde doğan son ahvadısın. Senden sonra orada doğmuş Rumelili atam kalmayacak. Samsun'a geldiğinde 8-10 yaşlarında idin. Babamın bebekliğini hatırlarsın.Kendinden ve ortağından 3 evlat sahibi oldun. Evlatlarının yaşları 40-55 arası. Toplam 6 torunun var. En büyük torunun üniversiteye girdi, en ufaklar daha ilkokulda. Sen engin bir çınar gibi zamana meydan okuyor, biz 50'li yaşlardaki oğullarını, yanlış bulduğun konularda, hálá kıyasıya azarlıyorsun.Gençliğinde de aksi idin be Mümine Teyze!* * *Yerleşikler bilemez. İnsanın atayurdu ile anayurdunun farklı olmasının yarattığı ikilem çok zordur. İşine gelindiğinde dışlanmanın, bir kültürü ona hayat veren coğrafi iklim olmadan ruhunda yaşatmanın; dışlandıkça güçlenmenin tadını yerleşikler bilmez.Göçmenler bilir.Dini azınlıklar ve dahi kendi yurtlarında kendilerine ‘‘esasında başkası oldukları’’ anlatılanlar da bilirler!Ben Dramalı Hasan'ın soyundan gelmiş olmaktan, türküsünde adeta yer almaktan veya bunun böyle olduğuna inanmaktan büyük keyif alırım. İsterim ki, inadımı görenler bana ‘‘Hasan'ın soyu!’’ desinler. Dramalı Hasan'ın zenginden alıp fakire veren bir kahraman olduğunu düşünürüm. Kendisini şahsen tanımış olan dedemin, Hasan'ın herkesten çalan sade bir eşkıya olduğuna dair iddiasına hiç inanmam. * * *Mümine Teyze; siz hem tüm malınızdan koparılıp geldiğiniz Samsun'da el áleme karşı mücadele verdiniz, hem kör üç kuruşla bizleri yetiştirdiniz, hem de bizi körün sağır kıza duyduğu aşk gibi Rumelili olarak yetiştirdiniz.Allah'ım! Kültür denen nesne ne garip, ne güçlü bir şey!* * *Mümine Teyze; sana şükran duygularımı içeren bu mektubu sağlığında yazıyorum. Öbür dünyaya gittiğinde yazsam, ola ki eline geçmez de; bizde bir nebze olsun vefa duygusu olduğunu bilemeden, oralarda hakkımızda hüküm tutarsın!Oralara şahsen gitmeden; şanımız önden yanlış duyulmasın diye; bu mektubu erken yazıyorum!
Bunları da Beğenebilirsiniz