Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Özlediğim bayramlar

<B>BEN </B>bazılarının aksine, <B>‘‘geleneklerin sadece maddi koşullar tarafından şekillendirildiği’’</B> tezini kabullenemiyorum.

Değişen koşullar, bazı gelenekleri gereksiz kılabilir, bazılarının şekil değiştirmesine neden olabilir; ancak bir toplumu var eden, onu diğer kültürlerden ayırt eden temel geleneklerin tamamen silinmesine gönlüm hiç razı olmuyor.

Daha doğrusu; geleneklerine sıkı sıkı sarılmayan toplumların zaten kültürel dokularının zayıf olduğunu düşünüyorum.

Geleneklerinden kolay vazgeçen milletler hakkındaki güçlü millet imajım köreliyor.

* * *

Kim ne derse desin; ben yine de eski bayramları özlüyorum.

* * *

Hálá bayram sabahları cebime konan gıcır káğıt 5 TL'nin verdiği keyfi hiçbir maaş, hiçbir ödül vermiyor.

Hálá o káğıt 5 TL'nin satın alabildiği mutluluğu cebimdeki milyonlar, kredi kartları, çek defterleri satın alamıyor.

Bayram sabahı erkenden yataktan fırlayıp, ailede en iyi bayram bahşişi veren Ali Amca'nın cebindeki gıcır 5 TL'lerin tükenmesi korkusuyla alel acele giyinip, yarım yamalak kahvaltı yaptıktan sonra, anamın azarlarına kulak asmadan; Ali Amca'nın Samsun'un yokuşlu yollarının tepesindeki evinin yolunu tutarken, vücudumdan fışkıran adrenalini sonradan bana başka hiçbir heyecan ürettirememiştir.

Hınzır Ali Amca her bayram Ziraat Bakası'ndan gıcır 5 TL'leri toplar, ailenin çocuklarına da ancak belirli miktarda parası olduğu, geç kalanların hava alacakları dedikodusunu yayardı. O halde; Ali Amca'yı bayram sabahının en erken saatinde, mümkünse bayram namazının hemen sonrasında, diğer çocuklar yollara dökülmeden yakalamanın zahmeti kadar, hayatı kolaylaştıran özellikleri de vardı.

Eller öpülüp, 5 TL cebe indirdikten sonra sıra Cevriye Yenge'nin ikram edeceği tatlıya gelir, sabah vakti falan düşünülmeden tatlı şerbeti de yalanarak, mideye indirilirdi.

* * *

Dünyada cebinde 5 TL gıcır bayram bahşişi olan, üstüne üstlük de kendisine tatlı ikram edilmiş bir çocuktan daha mutlu bir çocuk olamaz.

* * *

Ben hálá bayramlarda eve el öpmeye gelen akraba, ahbap çocuklarının ceplerine bayram bahşişi koymaya bayılıyorum.

Dikkat ediyorum; bahşişi kaparken, çocukların suratına yayılan mutluluk, benim 40 yıl evvel 5 TL'yi kaparken suratımı kaplayan ifadenin aynı.

Belirli bir yaşa kadar zengin-fakir, kız-erkek fark etmiyor, her çocuk bahşişe bayılıyor. Zira, bahşiş fazladan harcama yapma keyfi sağlıyor.

Tıpkı benim yıllar önce yaşadığım keyif gibi!

* * *

Bazı geleneklerin, onlara yön veren altyapı zedelenmiş olsa dahi yaşaması lazım. İnsanı insan yapan en büyük özelllik kültür ve sembol-gelenekler vasıtası ile birikimlerini bir sonraki nesillere aktarabilmesidir.

Geleneklerin yaşaması; nesiller arası ortak kültürün paylaşılması, ortak birikimin yoğaltılması, ortak dilin korunması demektir.

Ben eski bayramları özlüyorum, onlardan neden vazgeçtiğimizi de bir türlü anlamak istemiyorum.
X