Özkan’dan Erdoğan’a Yüce Divan’da ’mal varlığı’ taşı

Oya ARMUTÇU/ANKARA
06.02.2006 - 20:13 | Son Güncelleme:

Halkbankası’nı zarara uğrattığı gerekçesiyle 4.5 yıl hapsini istenen eski Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan Yüce Divan’daki dünkü son savunmasında Başbakan Tayyip Erdoğan’a mal varlığı dokundurması yaptı. Özkan, "Mal varlığını açıklamaya cesaret edemeyenler, beni Yüce Divan’a göndermekten çekinmedi" dedi.

Özkan’dan Erdoğan’a Yüce Divan’da ’mal varlığı’ taşıÖzkan, yargının siyasete alet edilerek, siyasi linç girişimiyle Yüce Divan’a sevk edildiğini, siyasi makamını maddi menfaati için kesinlikle kullanmadığını, bakanlığı döneminde, malvarlığında hiçbir artış olmadığını söyledi. Özkan, halkın vicdanında yargılamaya "Hukuk trajedisi" alarak bakıldığını belirterek, hakkındaki suçlamaların asılsız olduğunu söyledi. Özkan’ın avukatı ise davanın hukuka aykırı açıldığını savunarak, öncelikle düşürülmesini talep etti. Özkan ve eski Devlet Bakanı Recep Önal dün avukatları ile birlikte son savunmalarını yaptılar. Dava karar aşamasına geldi. Özkan’ın savunması özetle şöyle:TAKDİRİNE SUNUYORUM: Mal varlığının artışını bırakın, açıklamaya bile cesaret edemeyen bir siyasi yönetimin, bir tek kuruş haksız kazancı tespit edemedikleri Hüsamettin Özkan’ı Yüce Divan’a göndermeleri garabetini yüce heyetin takdirlerine sunuyorum. Devletimin ve ulusumun verdiği görevlerde akçalı bir işten yargılanmıyor olmam, tarihe düşülen en önemli nottur. Aileme bırakacağım bu onur, devlet adamlığımın en önemli bir mirasıdır.SİYASİ LİNÇ GİRİŞİMİ: Geçmişimi karalayarak bütün ihtiraslarıyla bana karşı siyasi linç girişiminde bulundular. Aleyhimde suç unsurları bulmaya çalıştılar. Hiçbir şey bulamayınca, Yüce Divan’a sevk ettiler. Görevlerim döneminde makamından kaynaklanan yetkilerimi aileme, akrabalarıma ve yakınlarıma doğrudan ya da dolaylı olarak menfaat sağlamak için kullanmadım. Hiçbir zaman haksız menfaatin içinde olmadım. Banka yöneticileri veya bankadan kredi kullananlarla arasında hiçbir menfaat ilişkisi olmadığı ortadadır.BENDEN ÖNCE VERİLDİ: İddia konusu olan 1996’ya ait usulsüz krediler benden önce verildi. Banka yöneticileri de benden önce atandı. Tüm personelle çalışmayı sürdürdüm. Kimsenin görev yerini değiştirmedim, partizanca bir kadrolaşmaya asla müsade etmedim. İddia makamı, tanık söylemleri ve delillere rağmen banka yönetimini koruduğum iddiasını sürdürmüştür. Bu beni üzmüştür. Karalama, hukuku ihlal etme, siyasi linç uygulamalarının mütalaada da onaylanıyor görünmesi, beni derinden yaralamıştır.(Banka yöneticileri hakkında verdiği soruşturma izni ile 1996’daki Banka Murakıp Raporları’nı iki kez inceleterek geciktirdiği yönündeki iddiaya karşılık) Soruşturma izni verme yetkim olduğu kadar, vermeme yetkim de bulunmaktadır. Başsavcılığın bunu dikkate almasını isterdim. Soruşturma izni vermeseydim, bugün bu durumda olmayacaktım. Yasanın öngördüğü takdir yetkisini kullandığı için yargılanan tek bakan benim. Soruşturma izni verdikten sonra, söz konusu raporların yeniden değerlendirilmesini istememin suç olarak algılanmasını anlayamadım. Bugün de o makamda olsam, aynı şekilde davranırdım. Takdir edilmesi gerekirken, bunun suç olarak değerlendirildiği bir iddia ile karşı karşıyayım. 14 milyon dolarlık ihbar asılsız çıktıESKİ Başbakan Mesut Yılmaz ile eski Devlet Bakanı Güneş Taner’in Yüce Divan’da yargılandıkları Türkbank davası, karar aşamasına gelirken, dünkü duruşmada ilginç bir gelişme yaşandı. İşadamı Korkmaz Yiğit’in, Mesut Yılmaz’ın kardeşi Turgut Yılmaz’ın hesabına 14 milyon dolar aktardığı iddiasına ilişkin Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne yazılan yazıların Yüce Divan’a ulaşan yanıtları, ihbarın sahte olduğunu ortaya çıkardı. Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden gelen yazılarda, Korkmaz Yiğit’in ne kendisinin, ne de kendisine ait olduğunu iddia ettiği Saber Halkla İlişkiler Şirketi’nin iki ülkede de herhangi bir hesabı bulunmadığı kaydedildi.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı