Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Özgürlükler olmasa acaba terör de olmaz mıydı?

HENÜZ kimse bu kadar açıkça telaffuz etmeyi göze alamıyor. Ama yakında, terörizmin en önemli nedenlerinden birinin hak ve özgürlükler olduğunu duyarsam şaşırmayacağım.11 Eylül’ün üzerinden geçen dört yıl içinde, demokrasi, insan hakları ve özgürlükler terörizmin neredeyse en geçerli nedeni, en ciddi güvenlik riski olarak kabul ediliyor.Terörizme karşı mücadele dendi mi, önce ‘özgürlüklerin gözden geçirilmesi’ geliyor insanların aklına.Bu tartışmalarda yöneticilerin görüş birliği içinde olduğu ilk uzlaşma noktası ‘hakların törpülenmesi’ oluyor.Bu anlayış, ABD’de de aynı, Avrupa’da da. Biz de aynı şeyi yapıyoruz. Nasıl uygulayacağımızı bile doğru dürüst kavrayamadığımız yeni yasalarımızı değiştirmek için kolları sıvamadık mı?* * *İNGİLTERE ve İtalya terörizmle mücadele için yasalarını gözden geçirmeye başlayan ilk Avrupa ülkeleri.Bireysel özgürlüklerin alanı genişleyince suç ile mücadelenin çok zorlaştığı kanısı yaygınlaştırılıyor.İki haftayı geçen göz altı süreleri, mahkeme kararı olmaksızın insanların sınır dışı edilmeleri, telefonların dinlenmesi filan derken son hamle İngiltere istihbarat örgütü MI5’ın kadın başkanından geldi.Eliza Manningham-Buller, terörist saldırıları önlemek için ‘özgürlüklerin tırpanlanabileceğini’ açıkladı Cuma günü.Artık politikacılar değil, bürokratlar da özgürlükleri tırpanlama yetkisini kendilerinde görebiliyorlar. Halkların özverili mücadelelerle kazandığı hakları bürokratlar tırpanlayabilir mi?* * *ÖZGÜRLÜK alanına bu balıklama dalış, güvenliği sağlamakla yükümlü olanların, sorumluluklarını yaymak, yani yan çizmek istemelerinden kaynaklanıyor bana sorarsanız.‘Ah yetkilerimiz kısıtlı olmasa ben onu elimden kaçırır mıydım?’ yakınmalarına işte gerekçe; Özgürlükler.Bir yıl önce teröristleri ele geçirdikleri halde serbest bırakılmalarının hesabını soranlara İngiltere’de de aynı yanıt veriliyor, İtalya’da da.Oysa, istihbaratından polisine, jandarmasına, savcısından hakimine, herkes kendi dosyasına en iyi biçimde hakim olsa, kurumlar arasında koordinasyon tıkır tıkır işlese, teröristlerin yararlandıkları boşlukları doldurmak için özgürlüklerin tırpanlanmasına gerek kalmaz.Terörizme karşı mücadelenin kalıcı ve etkili olması da buna bağlı.Tabii ki yasalar ihtiyaçlara tam olarak yanıt vermeyebilir. Değişen koşullara göre uygulamada sıkıntılar yaratabilir ve yeniden düzenlenirler. Ama düzenleme , kısıtlama değildir.* * *11 Eylül saldırılarının dördüncü yılında, terörizme karşı mücadele el yordamı gidiyor. Terörün uluslararası niteliği öne çıkarken mücadelenin uluslararası boyutu da çok zayıf kaldı.İngiliz İstihbarat örgütü MI5’ın başkanı, bu zaafiyetin nedenini samimiyetle itiraf emiş aslında.‘Devletler arasındaki zorunlu istihbarat paylaşımını hiçbir zaman kabul etmiyorum. Bu, bizim muhbirlerimize zarar verir. Sonunda paylaşacak hiçbir şeyimiz de kalmaz.’Sadece İngiltere mi? Biz, başkalarını da biliyoruz.
X