Özgecan ve Tuğçe

Hürriyet Haber
25.02.2015 - 10:08 | Son Güncelleme:

Özgecan Aslan henüz 19 yaşındaydı.Mersin’in Tarsus ilçesinde yaşıyordu.

Tarsus Çağ Üniversitesi’nde Psikoloji öğrenimi yapıyordu.
Hayalleri vardı.
Ruhsal bozukluk ve ruhsal sıkıntı yaşayan insanlara yardım edip, onları topluma kazandırmayı düşlüyordu.
İlerde mutlu bir yuva kurup çocuğuna, çocuklarına iyi bir anne olacaktı.
Ancak erkeğim diye geçinen bir yaratık, Özgecan’ın hayallerini söndürdü.

* * *

Tuğçe Albayrak daha 22 yaşındaydı.
Almanya’nın Gelnhausen (Frankfurt ile Fulda arasında) kentinde yaşıyordu.
Giessen Üniversitesi’nde Alman Filolojisi ve Etik (Ahlak) öğrenimi görüyordu.
Hayalleri vardı.
Özgecan ve TuğçeÖğretmen olmak istiyordu.
Topluma yararlı, insan gibi insanlar yetiştirmek istiyordu.
İlerde mutlu bir yuva kurup çocuğuna, çocuklarına iyi bir anne olmak istiyordu.
Ancak erkeğim diye geçinen bir yaratık, Tuğçe’nin hayallerini söndürdü.
Özgecan’ın hunharca öldürülmesi Türkiye’de insanları nihayet uyandırdı.
Artık başka kadın cinayetlerinin yaşanmaması için, kadınlı-erkekli sağduyulu insanlar sokaklara döküldü.
Ülkenin çeşitli kesimlerinde gösteriler düzenlendi.
Özgecan’ın vahşice katledilmesi Almanya’nın çeşitli kentlerinde de protesto edildi.
Tıpkı sarkıntılığa uğrayan iki kıza sahip çıktığı ve gösterdiği medeni cesaretin kurbanı olan Tuğçe cinayetinde olduğu gibi.

* * *

Son dönemlerde yaşanan bu korkunç cinayetlerden sonra Almanya’da resmi makamlar tarafından açıklanan kadın cinayetleri ile ilgili verilere baktım.
2011 yılında 313 kadın cinayete kurban gitmiş.
Bu cinayetlerin 154’ü, yani yarıya yakını kocalar, sevgililer veya eski eşler tarafından işlenmiş.
En son verilere göre Almanya’da 2013 yılında 290 kadın öldürülmüş.
Bu cinayetlerden 80’i eş, sevgili veya eski eş tarafından işlenmiş.
Avrupa Birliği (AB) genelinde yapılan bilimsel araştırmalara bakıyorum.
AB Temel Değerler Ajansı’nın 28 üye ülkede 18-74 yaş grubu kadınlar arasında yaptığı bir araştırma.
Dehşete düşüyorum...
Tedirgin oluyorum...
AB ülkelerinde bu yaş grubunu oluşturan her 3 kadından biri, yani bu kadınların yüzde 33’ü, yani 61.3 milyon kadın, 15 yaşından itibaren yaşamlarında en az bir kez fiziksel veya cinsel tacize uğramış.
Uzmanlar, cinsel tacize uğrayan kadınların sayısının 83 milyonun üzerinde olduğundan hareket ediyorlar.
Aynı araştırmaya göre, AB ülkelerinde aynı yaş grubu kadınlardan yüzde 5’i, yani her 20 kadından biri cinsel tecavüze uğramış.
Yetişkin birileri tarafından 15 yaşından önce cinsel taciz veya tecavüze uğrayan kadınların oranı ise yüzde 12’yi buluyor.
Yani 21 milyonu...
Her 3 kadından biri de evde eşleri tarafından psikolojik şiddete uğramış.

* * *

Aynı araştırmaya bakıyorum.
Kadına fiziksel ve cinsel tacizin en fazla olduğu AB ülkeleri arasında Danimarka ilk sırada yer alıyor.
Danimarkalı kadınların yüzde 52’si yaşamlarında en ez bir kez fiziksel veya cinsel tacize uğramışlar.
Bu oran Finlandiyalı kadınlar arasında yüzde 46’yı buluyor.
Almanya’daki kadınlar arasında da yüzde 35’i.
Bunlar dışa yansıyan veriler.
Uzmanlar, kadınların çoğunun fiziksel ve cinsel tacizi sineye çekip sustuklarından, yani ancak her 4 kadından sadece birinin polise başvurup şikayetçi olduğundan hareket ediyorlar.
İşte gelişmiş, demokratik, çağdaş ülkelerdeki tablo.
Kara bir tablo...
Hem de kapkara...
Ürkütücü, tedirgin edici bir tablo.
Utanç verici bir tablo.

akulahci@hurriyet.de

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı