Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Özelleştirme

 

Politika müthiş bir şey.
Memlekette inanın herkes politikacı.
Bana inanmıyorsanız gidin kahvehanelere bir kulak kabartın.
İki muhabbetin belini kırmak için toplananlar, birinci turdan sonra politikaya başlıyor.
Kimisi, iktidardakiler için “Memleketi batırdı bunlar” diyor.
Kimisi, “Bu sosyal demokratlardan bir şey olmaz bir daha oy verirsem...” diyor.
Bir diğeri lafa karışıyor, “Bizi dünyaya rezil ettiler. Asalım keselim. Falancayı başbakan yapalım” diyor.
Bir köşede uyuyanlar bile hemen lafa karışıyor, hükümet düşürüyor, yeni başbakan, cumhurbaşkanı atıyor.
Laf çok memleketimin kahvehanelerinde... Gencecik insanlar, taşı sıksa suyunu çıkaracak olanlar bile var içlerinde. İş yok deyip, akşama kadar kendilerine iş yaratıyorlar, renk renk, desen desen fayans döşüyorlar.
*
Velhasıl işsizlik büyük dert, bu memleketin başına.
Yıllardır, Ankara’ya gönderdiklerimiz, kendilerine iş yarattılar da, şu işşizlerimize bir türlü yeni ekmek kapıları açamadılar.
Yeni kapılar açamayınca da, mevcut kapılara yüklendiler. Bir masaya 3 memur, 100 işçinin çalışacağı fabrikaya 1000 kişi aldılar. Bu işin sonu kötü demeden, yepyeni arpalıklar yarattılar.
“Bu sıcağa kar dayanmaz misali” kâr eden kuruluşları, aciz duruma düşürdüler.
Aslında aciz olan politikacılardı. Biri geldi en sonunda, “Kurtuluş özelleştirme” dedi. Milli kuruluşlarımız işte tam bu sırada gitti, filli kuruluşlara...
*
İyi mi oldu, kötü mü oldunun analizini siz yapa durun, ben yaşanmış bir hikayeyi anlatayım...
*
Siz duydunuz mu, bilmiyorum, ama ben “görev zararı” lafını çok işittim.
Bazı müesseseler halk için çalışır, kar-zarar hesabı yapmadan hizmet üretirdi.
Türkiye Elektrik Kurumu diye bir kurumumuz var bizim. O da öyleydi bir zamanlar.
Mezradaki üç beş aileye ışık götürür, memleketimin karanlık sokaklarını aydınlatırdı.
“Önce para değil, insan” ilkesiyle çalışırdı.
Elektrik üretir ve aslanlar gibi bu üretimini satardı.
Şimdi de ürettiğini satıyor, ama bu işi aracı kurumlarla yapıyor.
İşte bu satışı yapan şirketler, şimdi kârdan başka bir şey düşünmüyor.
Yağlı ekmek görünmeyen yerlere hizmet götürmüyor.
*
Foça Bağarası’nın bir mahallesi var.
İnsanlar gelip evlerini yapmışlar.
500 ailenin yaşayacağı yerin 36 öncüsü kapılarını açmışlar.
Gel gör ki, medeniyetin başkentinde elektrik işkencesine uğramışlar.
Diyorlar ki; “Elektrik şirketi bize trafo alın” dedi. Toplanıp trafo aldık. “Havai hatlarınızı yeraltına alın” dedi. İş makineleriyle yolları kazdırıp hatları yer altına aldık.
“Bu hatları biz bakamayız, elektrik mühendisi alın” dedi. Onun için de toplanıp bir mühendisle anlaştık.
Sorunlar bitmiyor, her an bir kesintiyle karşılaşıyoruz.
Üstelik faturalarımız katlamalı geliyor. “Trafoyu size verelim, para da istemiyoruz” diyoruz. “Olmaz” diyor. “Hatları bu kez üste alın” diyor. “Burası karlı bir yer değil yapamayız” diyor. Köyden uzak, “Kem küm” ediyor.
*
Yetkililer orada mısınız?
Vatandaş daha ne kadar mağdur edilecek bir açıklar mısınız.
Sayın Gedaş Bölge Müdürü, olaya bir el atar mısınız?

----------

Kesinti programlıymış

Geçen hafta yazdığım, “Elektrik kesintisi yaktı” yazımıza, GEDAŞ İzmir Bölge Müdürlüğü’nden açıklama geldi.
“Kesintinin programlı olduğu anlaşılmıştır.”
Nazik cevaba ben de teşekkür ediyorum.
Ama bir şey söylemeden de edemiyorum. Ben başka bir şey mi yazdım... “Madem programlıydı, Neden o bölgedeki elektrik faturalarının üzerine, “Şu gün şu saatte elektrikleriniz kesilecek” diye yazmadınız.
Çok zor muydu acaba?

Şaphane için karar günü

ŞAPHANE’de kurulmakta olan Sülfürik Asit fabrikası ile ilgili sürdürülen çevre mücadelesi meyvelerini vermeye başladı. Eskişehir 2. İdare mahkemesi, Tema Şaphane ilçe temsilcisi Ahmet Bayraktar tarafından açılan dava nedeniyle olayı mahallinde inceleme (keşif) kararı aldı. Mahkeme heyeti uzman bilirkişiler ile birlikte 6 Temmuz 2012 Asit fabrikasının kurulmakta olduğu alanda inceleme yapacak. Çevreci Bayraktar, “Dünyaca ünlü, vişnenin, kirazın yetiştiği bölgede, üstelik insanların yaşam alanının ortasında Asit Fabrikası kurmak, büyük bir çevre katliamının yaşanması için çanak tutmaktır. Buradaki kirlilik, İzmir Körfezi’ne kadar ulaşacaktır. Onun için çevreyi hor gören geleceği zor görür” dedi.

OKUYUCU MEKTUPLARI

Diri diri yanacağız

Özdere’deki Turizm Meslek Lisesi’nin üst tarafına belediye çöplük yaptı. Oraya her çöpü atıyorlar. Akşamları da yakıyorlar. Çamlık Tepe’ye çok yakın olan bu yerde çıkan yangını itfaiye gelip söndürüyor. “Bir gün diri diri yanacağız! diye ödümüz kopuyor.. Belediyeden ricamız, kimsenin canı yanmadan burada acilen önlem almasıdır.
Bir de koyun ağıllarının ve fosseptik çukurlarının bulunduğu bu bölgede karasinekler kol geziyor. Acaba bunlar ilâçla yok edilemez mi?
Güngör GÖNÜLLÜOĞLU


Ambalaj atığı toplama kumbarası istiyoruz

Foça Gencelli Sahili’ndeki Prof. Muammer Aksoy Caddesi’nde plastik ambalajları, kağıtları ve şişeleri atacağımız bir yer yok. Milli servetin yok olmaması ve sahillerin kirlenmemesi için buralara Ambalaj atıklarını toplama kumbaraları konulamaz mı?
Sevgi PİŞKİNEL

GÜNÜN SÖZÜ:
“Eğer bir yıl süren Refah istiyorsanız, tahıl yetiştirin. On yıl süren refah istiyorsanız ağaç yetiştirin. Yüz yıl süren refah istiyorsanız insan yetiştirin”

X