Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Özel savaşın kirli kuralları

Cezayir'de İslami hareketi iktidardan uzak tutmak amacıyla ordunun müdahalesi üzerine başlayan iç savaşta ölenlerin sayısı 65 bin kişiyi buldu. Savaşın ilk günlerinde kurban ve katillerin kimlikleri belliydi.Köktendinci gerillalar tıpkı silahlı mücadele el kitaplarında yazdığı gibi, hükümet güçlerinin ulaşamadığı köyleri, mezraları bastılar. Çoluk, çocuk, kadın, yaşlı ayrımı yapmadan yüzlerce masum sivili öldürdüler.Amaç ortadaydı: Cezayirli gerillalar, ülke kırsalında yaşayan cahil vatandaşlara devletin onların yardımına koşamayacağını kanıtlıyor, yaşamlarının gerillanın insafına kaldığını kan akıtarak öğretiyordu.Ayrıca bu tür katliamlar köktendinci gerilla cephesinin ismini uluslararası kamuoyuna taşıyor, Cezayir'de akan kanı durdurmak isteyen yabancı arabuluculara ‘‘resmi muhatap’’ adresi veriyordu.* * *Geçen hafta Cezayir'de Fransızca yayımlanan iki günlük gazete özel savaşın farklı boyutunu gözler önüne serdi. Gazete haberleri, masum sivillere kıyanların sadece köktendinci gerilla kadrolardan ibaret kalmadığını, hükümet yanlısı milislerin de köy basıp onlarca kişiyi katlettiğini ortaya çıkardı. Yerel yöneticilerin yol gösterdiği milislerin katliamları iki toplu mezarın açılması ile kanıtlandı. Cezayir'in batısındaki bir köyde bulunan mezardan çıkarılan 62 cesedin incelenmesi sırasında bazılarının diri diri gömüldüğü anlaşıldı. La Tribune ve Liberte gazetelerine göre, katliamdan sorumlu yerel yönetici ve milisler yargı önünde hesap verecek.Ama daha önemlisi Cezaryirli siviller dehşet dengesini, madalyonun iki yüzü kadar net tanıyacak... Özel savaşta, devletin de dağdaki gerilla kadar acımasız olabileceği gerçeğine çaresiz alışacak. * * *Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun Susurluk raporu, Türkiye'nin Güneydoğusu'nda süren çatışmalarda, bazı özel savaş yöntemleri kullanıldığını kayda geçirdi.Raporda, PKK'nın mali kaynaklarını kesmek amacıyla başlatılan operasyonlarda, bazı sabıkalıların öldürüldüğü, masum sivillerin yanlışlıkla kurban edildiği açıkça yazıldı. Güneydoğu savaşı, erinden, paşasına kadar Türk Silahlı Kuvvetleri'nin üstün başarısı sayesinde tarihin yargısına havale edilmek üzere... Zaten bu tartışmaları özgürce yapabilmemiz, Güneydoğu yangınının artık kontrol edilebilir hale gelmesi sayesinde mümkün oldu...Ancak son günlerde Türkiye'de siyasi İslama karşı yürütülen mücadelede hukukun sınırlarının zorlanacağı yönünde işaretler beliriyor.Oysa Türkiye Güneydoğu'da binlerce şehit pahasına bir gerçeği öğrendi: Terörle mücadele hukuk ve demokrasi sınırları içinde yapılmalı...Aksi halde devlet yıllar sonra olsa bile Susurluk Raporu gibi belgelerle vatandaşından özür dilemek zorunda kalıyor... Üstelik vatandaşın her defasında affedici olacağı garantisi de yok.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI