Özel işlem vergisi 2004'te de devam edecek

Hürriyet Haber
15.10.2003 - 13:23 | Son Güncelleme: 15.10.2003 - 13:23

Devlet Bakanı Ali Babacan, özel işlem,özel iletişim vergileri ile gelir ve kurumlar vergisi'nden fon payı alınması uygulamasına, 2004 yılında da devam edileceğini bildirdi.

Kamu maliyesi alanında, Kamu Mali Yönetim Kontrol Kanunu çalışmaların tamamlandığını ve bu kanunun, 2005 yılından itibaren uygulamaya konulacağına işaret eden Bakan, böylelikle Türkiye'ye ilk defa 3 yıllık bütçe kanunu getirilmekte olduğunu kaydetti.
  
Devlet Bakanı Babacan, 2004 yılında enflasyon muhasebesine geçileceğini bildirdi. Babacan, faiz dışı fazla hedefini güvence altına altına almak amacıyla, özel işlem, özel iletişim vergileri ile gelir ve kurumlar vergisinden fon payı alınması uygulamasına, 2004 yılında da devam edileceğini söyledi.
  
''2003 yılı bütçesinde, faiz dışı hedefinin gerçekleştirilmesi için, çok büyük miktarlarda önlem alınması gerekmişti'' diyen Babacan,bu konuda şunları kaydetti: ''Bu önlemler, GSMH'nin yüzde 4.5'ine ulaşmıştı. 2004 yılı bütçesini hazırlarken, yine bu yüzde 6.5 faiz dışı fazla hedefine ulaşmak için, çok daha az miktarda tedbir alınması gerekmiştir ki bu da 2004 yılı GSMH'sinin yüzde 2'si civarındadır. Almış olduğumuz tedbirler, kamu maliyesinde sağlanan iyileşmenin büyük ölçüde kalıcı olduğunu göstermektedir.
 
Başka bir deyişle 2003 yılı için almış olduğumuz idari ve yapısal tedbirler, sadece bu yılı değil, yıllar boyu bize tasarruf sağlayacaktır. Ve daha sağlıklı bir bütçe yapısınında temelini oluşturacaktır. 2003 yılını hatırlayacak olursanız, yılbaşında aldığımız tedbirler, özellikle yapısal ve idari tedbirler... 2003 yılı için  önemli miktarda tasarruf sağlamıştır. Fakat bu sağlanan tasarruf, dediğim gibi, sadece 2003 yılı için değil, 2004, 2005, 2006 gibi yıllar boyu önemli katkılar sağlayacaktır.''
   
1930'LARIN KANUNU'NA SON
 
Babacan, 6. Gözden Geçirme görüşmelerinde, yapısal reform  programı kapsamında Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Vergi Reformu ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'na (BDDK) ilişkin yasal düzenlemeler konusunda son aşamaya gelindiğini de belirtti.

Babacan, devamla şöyle konuştu: ''Kamu Maliyesi alanında, Kamu Mali Yönetim Kontrol Kanunu'na ilişkin çalışmalar tamamlanmış ve birkaç gün içinde TBMM'ne sunulacaktır. 1930'lardan, bu yana ilgili kanunların yerine geçecek  ve modern bir ülke anlayışını getirecek düzenlemedir bu...2005 yılından itibaren uygulamaya konulacaktır. Türkiye'de ilk defa 3 yıllık bütçe kanunu getirilmektedir. Yani, bundan sonra 3 yılı kapsayan bir bütçe ortaya koyacağız.
 
Doğrudan Vergi Reformu, ikinci paketine ilişkin çalışmalarda son aşamaya gelindi. Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu, TBMM'nde kabul edildikten sonra, İMF 6. Gözden geçirime toplantılarına ilişkin ön koşullar, yerine getirilmiş olacaktır. BDDK'ya ilişkin yapılan düzenlemeler de son aşamaya gelmiştir.''
   
KİT'LERDEKİ İSTİHDAM
 
Hükümetin, Kit'lerdeki istihdamının rasyonelleştirilmesi meselesini, gönüllülük esasına bağlı emeklilik ya da gönüllülük esasına uygun işten ayrılma çalışmaları çerçevesinde yürütmekte olduğunu vurgulayan Bakan, 5 ve 6. Gözden Geçirme çalışmalarında, kurumlar arasında büyük bir işbirliği sağlandığını, bunun çok önemli olduğunu, tüm ekonomi birimlerinin, tek bir vücut olmak üzere birlikte hareket ettiklerini ifade etti.
   
IMF HEYETİNE TEŞEKKÜR

 
Babacan bu arada, gözden geçirme görüşmeleri sırasında tam bir uyum halinde çalışıldığını, özverili ve bir performans sergilendiğini söyledi.

''Mesai arkadaşlarıma ve IMF heyetine bir kez daha teşekkür ediyorum'' diyen Bakan, Hükümetin, işbaşına geldiği andan itibaren, Türkiye genelinde başlattığı seferberliğini, her kesimden destek gördüğünü belirtti.

Bakan, bu desteğin yurtdışından da devam ettiğini vurgularken, şunları kaydetti: ''Sağladığımız bu başarı ve kollektif heyecanın kıskanıldığını, özellikle de Türkiye'nin güçlü bir ülke olmasını istemeyenler tarafından bir türlü hazmedilemediğini, zaman zaman gördük. Hükümetimizin tek amacı, ekonomisiyle, kurumlarıyla, bireyleriyle güçlü, huzurlu, demokrasi ve barış ortamında yarınlara güvenle bakabilen Türkiye'yi hep birlikte inşaa etmektir.
  
Türkiye, artık potansiyelinin farkına varmıştır ve geriye dönüş artık asla söz konusu olmayacaktır. Hükümetimiz aldığı tüm kararlarda,Türkiye ve Türk halkının çıkarlarını ön planda tutmaktadır. Bu amaçla da alınan her kararda, azami hassasiyet gösterilmekte, doğru olan neyse, kararlılık ve cesaretle uygulamaya konulmaktadır. Bizler cesaretimizi, motivasyonumuzu ve kararlılığımızı diri tutarak ilerlemeye devam edeceğiz.''

"GSMH'NİNİ YÜZDE 2'Sİ ORANINDA BİR ÖNLEM ALDIK"

Devlet Bakanı Babacan, Hazine Müsteşarlığı'nda IMF Türkiye Masası Şefi Rıza Moghadam ile birlikte düzenlediği basın toplantısının ardından, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Babacan, bir gazetecinin ''GSMH'nin yüzde 2'si oranında bir önlem alınacağını söylediniz. Devam edecek uygulamalar bu yüzde 2'nin herhalde tamamını karşılamıyor. Diğer önlemler ne olacak'' şeklindeki sorusu üzerine, şöyle konuştu:
 
''2004 yılı bütçesiyle ilgili almış olduğumuz ya da almaya karar verdiğimiz tedbirlerin toplamı, yaklaşık GSMH'nin yüzde 2'si. Burada epey bir liste var. Fakat önemli olanları burada hemen söyleyeyim. Özel gelirlerin bütçeye aktarılması bu tedbirlerin en büyüğü. Yaklaşık 2 katrilyon lira civarında bir gelir sağlıyor, daha doğrusu tasarruf demek daha uygun. Çünkü biliyorsunuz özel gelir, özel ödenek uygulamasında, gelir toplanıyor ve belli yerlere harcanıyor. Bunları harcamayarak bütçe geliri olarak kaydedip bir bakıma harcamalardan tasarruf sağlamış oluyoruz, israfı önlemiş oluyoruz.''
  
Özel iletişim vergisinin 2004'de de uygulanması ve gelir ile kurumlar vergisi üzerindeki yüzde 10'luk fon payının devam etmesinin çok önemli unsurlar olduğunu söyleyen Babacan, ''Bu tedbirler, zaten topladığımız zaman yüzde 1'i geçiyor. Başka ufak tefek konular da var. Bunların hepsini topladığımız zaman yaklaşık 2 gibi bir rakama ulaşmış oluyoruz'' diye konuştu.
   
Tedbirler konusunda IMF ile mutabık kalındığını ve konuyla ilgili detaylı açıklamaların ilgili bakanlıklar tarafından yapılacağını söyleyen Babacan, ''Hem tedbirlerden elde edilecek toplam tasarruf ve tedbirlerin niteliği konusunda, hem birimlerimiz arasında hem de IMF heyetiyle tam bir mutabakat sağlanmış durumda'' diye konuştu.
  
Bakan Babacan, niyet mektubunun da son aşamada olduğunu kaydederken, ''Yazılmaya çoktan başlandı, bazı adımlar atıldıktan sonra niyet mektubunu da tamamlamış olacağız'' dedi.
   
GELİŞMEKTE OLAN YÖRELERE TEŞVİK
 
Serbest bölgeler ve gelişmekte olan yörelerin teşviği konularında da açıklamalarda bulunan Bakan Babacan, bölgesel teşvikler konusunda son kararların verildiğini bildirdi.

Buna göre milli geliri 1,500 doların altında olan illerde (36 il) yatırım yapacak olan sanayici, işadamları ve yabancı yatırımcılara çokönemli teşvikler getirildiğini anlatan Babacan, konuyla ilgili şunları kaydetti:
  
''Birincisi, bedava arazi tahsisi. Bu uygulamaya bazı illerimizde şu anda fiilen başladık. İkincisi, elektrik fiyatlarında özel indirim. Yani yeni kurulacak tesislere normal fiyattan değil, çok daha düşük fiyattan elektrik temin edilecek. Bir başka önemli konu da ücretlerdeki SSK işveren payının alınmaması, yine çalışanların gelir vergi ödemeleriyle ilgili düzenlemeler.
  
Özetle söyleyecek olursak, istihdam vergilerini düşürmek suretiyle asgari ücret alacak bir işçinin işverene maliyetinde yaklaşık olarak yüzde 35'lik bir indirim öngörüyoruz. Bu, oldukça önemli bir teşvik. Özellikle gelişmekte olan yörelerimizde artık işçilik maliyeti gelişmiş olan yörelerimize göre çok daha düşük olacak.''
  
Bakan Babacan, söz konusu teşviklerin, yeni kurulacak tesisler için ya da mevcut tesislere alınacak ilave istihdam için geçerli olacağını söyledi.
   
SERBEST BÖLGELER
 
Serbest bölgelere ilişkin düzenlemeler konusunda da bilgi veren Babacan, serbest bölgelerde faaliyet gösteren kuruluşların, lisans süreleri bitinceye kadar kurumlar vergisi istisnasından yararlanacağını bildirdi.

Babacan, imalat yapan ve istihdam sağlayan firmaların ise lisans süreleri bittikten sonra da Türkiye'nin AB'ye tam üye oluncaya kadar söz konusu istisnadan yararlanmaya devam edeceklerini söyledi.

Yeni kurulacak olan ve mevcut kuruluşlar için gümrük vergisi ve katma değer istisnasınin serbest bölgelerde devam edeceğini belirten Babacan, çalışanların gelir vergisi ististanasının da 2009 yılına kadar devam edeceğini vurguladı.

Babacan, damga vergisi, resim ve harç istisnalarının ise mevcut firmalar için 2009 yılına kadar devam edeceğini kaydetti. Babacan, şöyle devam etti: ''Ayrıca bundan sonra, Maliye Bakanlığı'nın tam bir denetim yetkisi geliyor serbesat bölgelere. Yine serbest bölgelerde faaliyet gösteren kuruluşlar, artık vergi beyannamesi verecek. Kurumlar vergisibeyannamesi de verecekler, ancak bu beyanname üzerinde görünenen kurumlar vergisinden lisans süreleri bitene kadar bir vergi ödemeyecekler. Yani matrah görenecek, ama vergi ödemeyecekler.''
  
Yeni kurulacak firmalarla ilgili, çalışanların gelir vergisi istisnasının sona erdiğini anlatan Babacan, kurumlar vergisinden ise yeni firma olsun, eski firma olsun, Türkiye AB'ye üye olana kadar muafolacağını vurguladı.
   
''KURUL TOPLANTISINDAN ÖNCE, BAZI DÜZENLEMELER GEREKİYOR''
 
Devlet Bakanı Babacan, ABD'den sağlanan 8,5 milyar dolarlık kredi konusunda ise teknik çalışmaların sürdüğünü söyledi. Babacan, İcra Direktörleri Kurulu toplantısından önce hangi yasal düzenlemelerin yapılması gerektiği yönündeki soruyu yanıtlarken, 2004 Yılı Bütçe Kanunu'nun TBMM'ye sunulmasının yeterli olacağını ifade etti.
  
Babacan, Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu'nun TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmesi, BDDK kararlarıyla ilgili açılan davaların hızlandırılmasını teminen bazı yasal düzenlemeler gerektiğini,  bunların bir kısmını Bakanlar Kurulu'nda imzaya açtıklarını, bu yasal düzenlemelerin de Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilmesi gerektiğini anlattı.

KİT'lerdeki istihdamın rasyonelleştirilmesi konusunda yeni bazı düzenlemeler yapıldığını, bu düzenlemelerin de uygulamaya başlanması gerektiğini kaydeden Bakan Babacan, bunların dışırnda yasal düzenleme gerektirmeyen bazı konuların da bulunduğunu bildirdi.
   
FAİZ DIŞI FAZLA İÇİN BİNDE 3'LÜK EK TEDBİR
 
Bütçede yüzde 6,5'lik faiz dışı fazla hedefinin tutmasını garanti altına almak için, GSMH'nin yaklaşık binde 3'ü kadar bir ek tedbir uygulamaya koyduklarına dikkati çeken Babacan, bunun en önemli kısmının kurdaki olumlu gelişmelerden, kurun beklenen kadar artmamasından doğan kazanımlar olduğunu söyledi. Babacan, devamla şöyle dedi:
    
BAZI PROJELER YATIRIM PROGRAMINDAN ÇIKARILDI
   
''Kuruluşlarımızın yaptığı bazı harcamalar, döviz bazında harcamalar ve yılbaşında bütçe yapılırken bu yıl için bir döviz kuru varsayıldı. Fakat kur, beklenenden daha düşük gerçekleşti. Böylece Türk Lirası olarak koyduğumuz ödenekler, kuruluşların ihtiyacından fazla kaldı ve biz bu ödenekleri kurdaki gerileme kadar bir bakıma ayarlayarak ki bunu Temmuz'da da yaptık. Bu fiili bir harcama kesintisinden çok kurdan kaynaklanıyor.

Yatırım programındaki toplam 99 trilyon liralık projeler var. Bu sene teknik olarak gerçekleşemeyeceği ortaya çıktı. O yüzden programdan çıkartıyoruz. Onun dışındakiler küçük detaylar. Bir başka önemli tedbir de alkol ve tütün üzerindeki ÖTV'nin artırılmasıydı.''

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı