Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Özbilgin'in ailesi müdahil olacak

    A.A.
    11.08.2006 - 18:36 | Son Güncelleme:

    Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde savunmasını yapan tutuksuz sanık Salih Kurter, evinde Arapça Kur'an-ı Kerim okuttuğunu, kendisine ilk önce sanık Süleyman Esen'in Kur'an-ı Kerim öğrenmek için geldiğini, Esen'in bir süre sonra Alparslan Arslan'ı evine getirdiğini söyledi.

    Bu ziyaretlerden birinde Arslan'ın bir kıza aşık olduğunu, ancak kızın Almanya'da evlendiğini ve moralinin çok bozuk olduğunu söylediğini aktaran Kurter, “Alparslan bana, 'Irak'a gidip şehit olacağım' dedi. Ben de ne şehittir ne gazi, ... yoluna gitti niyazi dedim. Bunun üzerine Alparslan bana darıldı ve evime 3 ay gelmedi” diye konuştu.
    Mahkeme Başkanı Orhan Karadeniz, Kurter'in bu sözlerini, “Ne şehittir ne gazi, niyazi gibi olursun” şeklinde tutanaklara geçirdi.

    Kurter, Arslan'ın 3 ay sonra tekrar eve gelmeye başladığını, ancak evde çok nadir konuştuğunu anlattı. Evinde Kur'an-ı Kerim okuttuğu kişilerin zengin olanlarının kendisine maddi yardımda bulunduğunu belirten Kurter, Arslan'ın da zengin olduğunu söylediğini, kendisine bir televizyon aldığını, zaman zaman 200-300 YTL para verdiğini ifade etti. Kurter, “Bomba hadisesini bilmiyordum. Bilsem emniyete bildirirdim” dedi.

    Evinde Arslan ile daha çok dini sohbetler yaptıklarını, politikadan konuşmadıklarını dile getiren Kurter, Arslan'a ”Cumhuriyet Gazetesi'ne bomba atan çocuklar dikkat etsin, yakalanmasınlar” demediğini ileri sürdü.

    Alparslan Arslan'ın bir gece evine tek başına gelerek yere oturduğunu ve “Ankara'ya gidelim mi” diye sorduğunu anlatan Kurter, kendisini bir cevap vermediğini, bunun üzerine Arslan'ın ertesi gün de evine geldiğini söyledi. Kurter, “Ertesi gün geldiğinde 'benim adım ne' dedi. Ben de arkadaşlarına, bu oynatmış buna mukayyet olun diye uyarı yaptım” diye konuştu.

    PARLAK VE ESEN'İN SAVUNMASI

    Tutuksuz sanık Ayhan Parlak da savunmasında, laik Türkiye Cumhuriyeti'nin kurallarına bağlı olduğunu belirtti ve saldırılardan üzüntü duyduğunu söyledi.

    Sanık ifadeleri ve toplanan delillerden Alparslan Arslan'ı tanımadığının anlaşıldığını belirten Parlak, Danıştay ve Cumhuriyet Gazetesi'ne yönelik olaylarla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, Arslan'a maddi yardım sağlamadığını savundu.
    Ağabeyinin icra davalarını yürütmesi sebebiyle Arslan ile tanıştığını anlatan Parlak, Arslan'ın bu davalarla ilgilenmediğini, takipsizlikten icra davalarının düşmesi sonucu Arslan'a ulaşarak dava dosyalarını istediğini kaydetti.
    Arslan ile ilişkisinin bundan ibaret olduğunu anlatan Parlak, Arslan'ın eylemi hakkında pek bir bilgi sahibi olmadığını ifade ederek, hakkındaki suçlamaları reddetti.

    Sanıklardan Süleyman Esen de savunmasında, iddialarla ilgisi olmadığını, kendisine isnat edilen suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Bir soru üzerine, Salih Kurter'in evine dini bilgiler öğrenmek için gittiğini ifade eden Esen'e Mahkeme Başkanı Karadeniz, ”Bilgileri kitaptan okusana” dedi.

    Esen'in, “Ama orada sohbetler oluyordu” demesi üzerine Karadeniz, “E ne oluyor? Allah sana göz, kafa vermiş, ne güzel kitaplar var. Niye onları okumuyorsun. Sen de avukat değil misin? Kanunları tespit eden adam, dini konuları tespit edemez mi?” diye konuştu.

    Karadeniz'in, Salih Kurter'e yardım edip etmediğini sorması üzerine Esen, birkaç kez hastaneye götürdüğünü ve yardımda bulunduğunu söyledi. Bunun üzerine Karadeniz, “Senin yardım edeceğin hiç akraban yok mu? Onlara da böyle bakıyor musun?” dedi.

    Sorular üzerine Esen, Salih Kurter'i bir müvekkili aracılığı ile tanıdığını, Kurter'in kendisini “hoca”, “vaiz” olarak tanıttığını belirterek, fakülteden arkadaşı olan Alparslan Arslan'ı da dini sohbetler için bu eve götürdüğünü anlattı. Evdeki sohbetler sırasında Danıştay ve Cumhuriyet Gazetesi'ne yönelik saldırılarla ilgili herhangi bir konuşmanın geçmediğini ileri süren Esen, Arslan'a bomba vermediğini söyledi.

    Tutuklu sanık Aykut Metin Şükre, Alparslan Arslan ile Danıştay saldırı olayından 1 ay önce buluştuklarını, Arslan'ın belinde silah bulunduğunu gördüğünü söyledi.

    “SİLAHLARI 6800 YTL KARŞILIĞINDA TESLİM ETTİ”

    Silahı sorması üzerine Arslan'ın, “Avukat olduk. Lazım oluyor” dediğini aktaran Şükre, Alparslan Arslan'ın, ihtiyacı olması halinde kendisine de silah bulabileceğini söylediğini ifade etti. Mahkeme Başkanı Karadeniz, bunun üzerine, “Nelere mal oldu, görüyor musun?” dedi. Şükre de “Bir anlık gaflet, üzgünüm, pişmanım” karşılığını verdi.
    Aykut Metin Şükre, olayla ilgili daha önce gözaltına alınan ve serbest bırakılan Selçuk Özkan'a silah bulması için gittiğini, Özkan'ın 3500 YTL'den 2 glock marka tabanca ayarlayabileceğini söylediğini aktardı. Özkan'ın silahları Alparslan Arslan'a 6800 YTL karşılığında Üsküdar'da teslim ettiğini belirten Şükre, bunun dışında olaylardan haberi olmadığını, silahların Danıştay saldırısı için kullanılacağını bilmediğini ileri sürdü.

    MÜDAHİLLİK TALEPLERİ

    Duruşmada, suçtan zarar görüldüğü gerekçesiyle Danıştay Başkanlığı, Cumhuriyet Gazetesi ve Danıştay saldırısında hayatını kaybeden 2. Daire Üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'in mirasçıları eşi Ayşe, oğulları Gökhan ve Serkan Özbilgin ile Cumhuriyet Kadınları Derneği'nin davaya müdahil olma yönündeki talepleri görüşüldü. Mahkeme heyeti, Cumhuriyet Kadınları Derneğinin suçtan zarar görmediği gerekçesiyle müdahillik talebini reddederken, diğer müdahillik taleplerini kabul etti.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı