Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Özal'dan Ecevit'e uzanan çizgi

    Hürriyet Haber
    11.11.2001 - 00:00 | Son Güncelleme: 11.11.2001 - 00:01

    TÜRK-Amerikan İş Konseyi'nin Başkanı sıfatıyla geçen hafta Ankara'da bulunan General Brent Scowcroft, 1990 yılında Körfez krizi patlak verdiğinde, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak dönemin Başkanı George Bush'a en yakın isimdi.Bundan 10 yıl önce ABD'nin Körfez stratejisinin oluşumunda kilit rolü oynayan isimlerden biri olan Scowcroft, Türkiye'nin bugün Afganistan krizinde aldığı tutumla, dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın Körfez Savaşı'nda sergilediği tutumu nasıl karşılaştırıyor?Scowcroft, her iki krizin birbirinden farklılıklar taşıdığını vurgulamakla birlikte, Türkiye'nin tutumu açısından önemli paralellikler bulunduğunu, işbirliği ve sağlanan destekte Körfez krizinden bugüne uzanan bir tutarlılık çizgisi gördüğünü anlatıyor.Scowcroft'a göre, Özal'ın Irak petrol boru hattını kapama kararıyla bugünkü Türk hükümetinin ABD'ye sağladığı kolaylıklar ve oynadığı rol aynı değerde katkılar.* * *Scowcroft, bir adım daha ileri gidiyor ve bu krizde Türkiye'nin rolünün bir açıdan Körfez krizine kıyasla ‘‘daha önemli’’ olduğunu şu sözlerle kayda geçiyor:‘‘Bunun bir nedeni, Türkiye'nin terörle mücadele alanındaki büyük tecrübesi. İkincisi, Türkiye'nin bu bölge üzerinde büyük bir bilgeliğinin bulunması. Biz, Afganistan'ı, bu ülkedeki etnik grupları, bunlar arasındaki ilişkileri fazla bilmiyoruz. Taliban'la nasıl konuşulacağı, Taliban gittikten sonra yerine nasıl bir hükümetin kurulacağı son derece karmaşık konular. Sizin ise Afganistan'la geleneksel olarak yakın ilişkileriniz var. Oradaki insanları, tarafları tanıyorsunuz. Göndereceğiniz askeri birlik, savaş misyonuna sahip olmasa da, oradaki insanları tanımanız, onlarla nasıl konuşulacağını bilmeniz açısından büyük önem taşıyor.’’* * *Scowcroft'a göre, son kriz, Türkiye'nin Amerikan ve daha genel anlamda Batı çıkarları açısından yaşamsal bir devlet olduğunu bir kez daha ortaya koydu. İki nedenle:Birincisi, Türkiye'nin, Doğu ile Batı'nın, aynı zamanda stratejik önemi olan pek çok coğrafya parçasının kesişme noktasında yer alması.Ama Scowcroft'a göre, Türkiye'nin bir model olarak bölgeye yaydığı mesaj bu değerlendirmelerin hepsinin üstüne çıkıyor:‘‘Türkiye, bu bölgede bir sembolü temsil ediyor. Bu sembol, tarihte bütün medeniyetler için hayati önemde olan bazı konulara bulunan bir çözümle ilgilidir. Bu sembolde, bölgede, din ve devlet konuları ve bunların birbiriyle ilişkisinde ortaya çıkan sorunların nasıl çözüme kavuşturulacağına ilişkin bir model yer alıyor. Türkiye, demokrasi ve dinin konumu bakımından bizim görmek istediğimiz bir çözüm modeldir.’’Bu çerçeveden bakıldığında, Türkiye'nin laik modeli, Batı'nın uzun dönemli çıkarlarını tamamlayan stratejik bir değer niteliği kazanıyor.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı