Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

OYUNCULARIN PİRLERİ…

Bazen aklımızın almadığı… Bazen olayların geldiği durum neticesinde şaşkınlıktan bu konudaki sözlerimizin yarım kaldığı… Bazen niye böyle olduğunu, insanların bu noktaya nasıl geldiğini, nelerin bizleri bu duruma getirdiğini düşündüğümüz… Üzüldüğümüz…

 

Neler mi gelinen o noktalar?

Bozuk düzen…

Yolsuzluklar…

Haksızlıklar…

Baskılar….

Az önceki yazdıklarımı günümüzde hâlâ yaşıyor olmamız düşündürücü ve üzücü.

Bunlar sadece günümüzde mi…

Hayır…

Bundan 600 yıl öncesine gittiğimizde de…

Bir dönem görülen manzara aynı.

Yolsuzluklarla karşılaşan…

Haksızlıklara maruz kalan…

Baskılarla ezilmeye çalışılan insanlar….

Bunlara dur diyecek, karşı çıkacak birileri yok muydu o dönem peki?

Olmaz mı?

Vardı elbet.

Azınlıkta kalsalar da birkaç kişi…

Mesela bunlardan biri…

Haklının yanında duran…

Dostluğu her şeyden üstün tutan…

Kadılara ve bozuk sisteme karşı mücadele veren…

Baskılara karşı koyan…

Dönemin haksızlıklarına köylülerle birlikte karşı çıktığı için, bir zamanlar yoldaşı olan arkadaşı Sivas valisi Hızır Paşa tarafından astırılan!

Kim olduğunu tahmin ettiniz.

Pir Sultan Abdal!

Erol Toy’un, konusunu ünlü halk ozanının yaşantısından aldığı; rivayet ve efsaneler ve de ozanın şiirleriyle destekleyerek, 16. yüzyıl halk isyanlarından yola çıkarak yazdığı oyunda, o dönemin yanı sıra aslında günümüz gerçeklerini de bize yansıtıyor.

İlk kez 1967 yılında Ankara Halk Oyuncuları tarafından sahnelenen Pir Sultan Abdal; bu kez Prof. Dr. Nurhan Karadağ’ın yönetmenliğinde, Sadri Alışık Tiyatrosu oyuncularıyla sahnede yeniden doğuyor.

Şiirler, türküler ve semah gösterileriyle yapılan bu yeniden doğuşa, oyuncuların pirleri bir araya gelerek…

Kimler mi onlar?

Cem Özer… Yıllar önce ‘Laf Lafı Açıyor’ programındaki kaliteli sohbetleri ve yaptığı göndermeleriyle izlediğimiz, birkaç yıl önce ‘Nurgül Yeşilçay’la rol aldığı ‘Sen Olmasaydın’ adlı tiyatro oyunundaki başarılı performansıyla izlediğim, orada canlandırdığı karakterle aklımda kalan ve o tür rollere daha çok yakışan… Bu kez farklı ve şaşırtan bir rolle sahnede, Pir Sultan Abdal olarak… Bu oyundaki rolünün yanı sıra ekranlarda ‘Laf Lafı Açsın’ artık.

Melike Öcalan… O, yıllardır sabah programı sundu, ardından da magazin programları…. Farklı bir alanda kendini göstermek istediği tiyatroya ilk adımını attığı bu oyunda Ballıhan karakteriyle… Bakalım zamanla ve performansıyla yıllar sonrasında tiyatronun ballı bir ismi olabilecek mi?

Sadık Gürbüz… Yılların emektar ve usta oyuncularından… Bu oyunda anlatıcı - ozan olarak…

Yusuf Atala… İnsanların çoğu onu ‘Yaprak Dökümü’ dizisinden biliyor. Ama O, dizi bitmeden geçtiğimiz iki sezonda sahnede izlediğim, rol aldığı ‘Üç Papağan’ ve ‘72. Koğuş’ oyunlarında da adından söz ettiren… Bu oyunda Sarı Kadı olarak…

Mehmet Çepiç… Onu 1990’lı yılların sonuda ilgiyle izlenen ‘Sıcak Saatler’ dizisindeki ‘Komiser Doğan’ rolüyle hatırlayanlar çoktur sanırım. Sonrasında birkaç oyunda rol aldı. Sadri Alışık Kültür Merkezi’nde (SAKM) oyuncu adaylarına dersler veriyor. Ama yıllar öncesinden bildiğim, bir şiir okuyuşu vardır ki… İnsanı alıp götürür sesi. Bu oyunda Hızır Paşa rolüyle…

Ergün Demir… O, ‘Binbir Gece’ dizisiyle yıldızı parlayanlardan… Ardından ‘Figaro’nun Düğünü’ adlı tiyatro oyununda rol aldı. Sonra ‘Es – Es’ dizisinde… Müjdat Gezen Sanat Merkezi ve Ekol Drama’da oyuncu adaylarına doğaçlama dersleri veriyor. Bunlardan başka yurt içi ve yurtdışı festivallere katılmak üzere geçtiğimiz aylarda çekilen ‘Neden Silah’ adlı kısa filmin, kara mizah türünde yazdığı senaryosunda imzası ve başrolünde adı olan… Şimdi de bu oyunda Hacı Boğos karakteriyle…O, sahnede devleşenlerden… Huzur ve mutlulukla nefes aldığı sahnede yani sanat tutkusu ve coşkusuyla suladığı yaşamın o özel bahçesinde hep açmalı, hayat verdiği karakterlerle.

Bu tiyatro pirlerinin yanı sıra Yıldırım Gücük, Barış Koçak, Tuncer Yenice, Merve Erdoğan, Derviş Tezcan, H. Şener Vurkaya, Alper Selanik ve SAKM oyuncuları da oyunda rol alan diğer isimler.

Geçtiğimiz günlerde, Çolpan İlhan ve Kerem Alışık’ın ev sahipliğini yaptığı; Halit Kıvanç, Cihan Ünal, Yıldırım Öcek, Ayça Varlıer, Korhan Abay, Dilek Türker, Engin Çağlar, Ezel Akay, Uğur Uludağ, Yağmur Kaşifoğlu, Atacan Arseven, İsmet Üstekin, Argun Kınal gibi isimlerin katıldığı galaya gösterilen ilgi büyüktü.

Oyunu izleyip de salondan çıkan insanların çoğunun kulağında şu cümlelerin yankıları…

‘Kadılar, müftüler fetva yazarsa işte kemend, işte boynum asarsa, işte hançer, işte kellem keserse, dönen dönsün, ben dönmem yolumdan!’

Oyunun yanısıra bir de neydi akıllarda kalan derseniz…

600 yıl öncesine gidip, Sivas'ta idam edilen ünlü ozanın hayatını sahnede izlerken, Sivas katliamı günlerine uzandığımız o dönemdeki bazı olayların günümüzde de hâla yaşanıyor olması!

Güler misiniz, ağlar mısınız?

Yüzlerce yıl geçiyor, birçok şey değişime uğruyor, zaman geçiyor ama yaşadığımız toplumda çoğu şey aynı!

 

www.sakm.net

X