Oyun, Oyuncu, Oyuncak!

Hasan Çontuk
19.04.2016 - 14:01 | Son Güncelleme:

En sevdiğiniz oyunu düşünün. Bu bir masa tenisi, video oyunu veya herhangi başka bir şey olabilir. Peki bu oyundan hoşlanmanızın nedeni nedir?

Solitaire’de iyi yaparsanız puan topluyorsunuz. Sudoku’nun seviyeleri ve futbolun skor tahtası var. Hemen hemen bütün oyunların aşamaları var ve herkes mümkün olduğunca ileri seviyeye ulaşmak istiyor. Bir oyunu ilk başta sevmediğinizi ama oynarken aslında başarılı olduğunuzu farkettiğinizde de oyuna sempatiniz artıyor.İyi kurulmuş bir oyun sistemi insanları oyalar ve motive eder. Başarılı olduklarında da ‘bu aslında sadece bir oyun değil,gerçek hayatta bazı noktaların simüle edilmiş hali  içsesini oluşturur.

Bu oyun psikolojisi birçok şirkette iş modeli olarak da başarıyla uygulanıyor. Havayolları şirketleri yolcularına mil toplamaları gerektiğini empoze ediyor. Hepimiz biliyoruz ki mil topladıkça bedava uçuş,konaklama ve diğer bazı avantajlara sahip olabiliriz.İstatistiklere göre gerçekte millerin sadece yüzde 10’u yolcular tarafından kullanılıyor. Uzmanlara göre 10 trilyon dolarlık sık uçanlar mili hesaplarda kullanılmadan yatıyor. Bu yaklaşık olarak 19 milyon kez aya gidip gelmek demek. Peki kullanmadıkları halde insanları mil toplamaya teşvik eden nedir? Çünkü mil toplamak eğlenceli bir oyun. Yegane sebep bu.İnsanlar çabaları sonucu ödül kazanmaya bayılıyorlar. Kullanıp kullanmayacakları kendileri için çok da önemli olmuyor.

Start-uplar da sahip oldukları zihniyet sebebiyle oyun mekaniği ayarlamaya çok elverişli durumdalar. Bilindiği üzere start-upların büyük şirketlere üstünlüğü çok daha çevik ve aynı zamanda cesur olmalarıdır. Peki oyun mekaniği nasıl daha iyi kurulur? Harvard Üniversitesi öğrencileri arasında bir anket yapılıyor.İki iş teklifinden birini seçmeleri isteniyor; A seçeneğinde yılda 50.000 dolar kazandıkları bir iş, B seçeneğinde ise yılda 100.000 dolar kazandıkları bir iş teklifi sunuluyor. Fakat A seçeneğinde öğrenciler 25.000 dolar alan arkadaşlarının iki katı ücrete sahip olacaklar.B seçeneğinde ise 200.000 dolar alan arkadaşlarının yarısı kadar ücret alacaklar. Çoğunluk daha az ücret alacak olmalarına rağmen A seçeneğini seçiyor. Yani daha az kazanacak olmalarına rağmen başkalarına göre daha iyi durumda olmayı seçiyorlar. Mutlak anlamda daha kötü ama göreceli olarak daha iyi olmak hemen herkes için daha tatmin edici geliyor. İnsanlar ne durumda olduklarından ziyade performanslarının başkalarına kıyasla nasıl göründüğünü önemsiyorlar. Oyun mekaniği içinde birilerine statü verilmeli ki o kişiler arkadaşlarına sahip oldukları statüden bahsetsin ve bu etki diğer insanlara hızlıca bulaşsın böylece oyunu kuran daha büyük bir ağa sahip olsun ve ürününü daha çok kişiye satsın. Foursquare,insanların ziyaret ettikleri yerlerin geçmişine göre bazı rozetler veriyor. Aynı yere en çok giden sensen,oranın mayoru oluyorsun. Beş ayrı havalimanına git, Jetsetter rozetini kap gibi. Bu rozetler kullanıcıların Foursquare hesaplarında gözükmenin ötesinde sosyal değer sundukları için onları Facebook sayfalarında da paylaşıyorlar. Foursquare’in basit resim dosyalarıyla kurduğu bu oyun bugün bütün dünyada oynanıyor ve sahibine büyük paralar kazandırıyor.

Ürününüzü tetikleyici,etkili ve bulaşıcı bir oyun kurabilirseniz hem müşteri kazanmak için harcadığınız para miktarı düşer hem de pazarınızı büyütmüş olursunuz. Özellikle kendini henüz kanıtlayamamış şirketler için oyun kurma mekaniği güvenilir pazarı genişletmenin en etkili ve ucuz yollarından biridir.

 

 



EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı