Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Oyun içinde oyun

Büyük ihtimalle yeni başkanın kimliği de bu cezada önemli rol oynayacak.. Türkiye’de futbolu domine edecek kişiye karşı FIFA ve UEFA’nın da olumlu ya da olumsuz tavır alması söz konusu...

FEDERASYON başkanlığı seçimleri devre arasına damgasını vurmuş durumda.. Önce hava Ayhan Bermek’ten yana esti.. Mehmet Ali Yılmaz "Adayım" dedi.

Sonra Haluk Ulusoy’un adaylık yolu açıldı.. Sonra hükümete yakın isim Hasan Doğan Şenes Erzik’i işaret etti..

Şimdi tam anlamıyla bir kaos yaşanıyor.. Ve bu kaosun en büyük nedenlerinden biri artık futbolun, "Asla ve sadece futbol olmadığının" ortaya çıkması..

Futbol, dünyanın en büyük "Oyun"u.. Eskiden savaşlarla elde edilen üstünlük şimdi futbolla sağlanıyor.. Ülkeler futbolla reklamlarını yapıyor.. Halklar futbolla başka halklara karşı milliyetçilik duygularını artırıyorlar veya kaybediyorlar..

Futbolla ülkenin siyasi gidişatına yön verilmeye çalışılıyor.. Ünlü yıldızların yönelimleri siyasi partiler için büyük önem taşıyor artık..

Bu yüzden 2007 seçimleri öncesi (eğer bir erken seçim olmazsa) Futbol Federasyonu başkanlığı çok önemli.. O başkanın destek vereceği veya vermeyeceği kulüp başkanları çok önemli..

* * *

Bu arada gözlerden kaçan bir unsur daha var.. Türkiye hakkında verilecek ceza için önce, "Aralık" sonra, "Ocak" dendi.. Şimdiyse "Şubat" bekleniyor.. Büyük ihtimalle yeni başkanın kimliği de bu cezada önemli rol oynayacak.. Yani Türkiye’de futbolu domine edecek kişiye karşı FIFA ve UEFA’nın da olumlu ya da olumsuz tavır alması söz konusu..

İki yıldır avrupa kupalarında aşağıya düşmemiz, Milli Takımımız’ın sürekli irtifa kaybetmesi, Euro 2012 ev sahipliği için adaylık başvurumuzun daha ilk raundda reddedilmesi gibi birçok unsur, oyun içinde oyun olduğunun göstergesi sayılabilir..

Acaba Avrupa, Türkiye’nin bazı alanlardaki açılımını önlemek için futbolu domine mi etmek istiyor?

Ya da hükümet kendi gücünü artırmak için futbolu kalkan olarak mı kullanıyor?

Bütün bunlara, "Hadi canım sen de.. Bütün bu komplo teorilerini nereden üretiyorsun" diyebilirsiniz.. Ama buz dağının görünmeyen kısmında çok daha ilginç şeyler olup bitiyor..

Hasan Doğan’ın önce Levent Bıçakçı’yla yola devam edeceğini açıklayıp, ardından Ayhan Bermek’in listesinde yer alması, en son Şenes Erzik’in başkanlığının doğru olacağını işaret etmesi ilginç değil mi?

Buna karşın Haluk Ulusoy’u öne çıkaran bazı çevrelere karşı Başbakan Yardımcısı’nın sözleri çarpıcı değil mi?

* * *

Bir gerçeği kabul etmek gerek.. Bu ülke, futboldaki ilk ve gerçek devrimini Erzik döneminde yaptı.. İlk önemli başarılara onun başkanlığında ve Bermek’in Milli Takımlar Sorumluluğu’nda ulaştı..

Ama Ulusoy döneminde tarihin en önemli başarılarına ulaşıldı. Hem kulüpler hem de Milli Takımlar bazında..

Bu üç isim arasında bir seçim yapmak zor.. Ama en zoru kongre sonrası yaşanacak olaylar..

Bu sezonun ikinci yarısı ve gelecek sezon çok daha ilginç olaylara sahne olacak.. Seçimlere doğru gürültüler artacak.. Tavizler istenecek.. Her yanlış düdükte kelle kopması istenecek.. Yabancı kontenjanı artsın, istenecek.. Yabancı kontenjanı artmasın istenecek.. İstenecek, istenecek, istenecek..

Başkan olmayı düşünen tüm isimler, istenecekleri, çok iyi tartsınlar..

İsim önemli değil.. Hükümet yanlısı veya karşıtı olmak önemli değil.. Önemli olan oyun içinde oyun oynanırken, oyunun kurbanı olmamak.. Kahramanı olarak bu ülke futbolundaki üçüncü devrimi gerçekleştirip tarihe geçmek..

Benim yeni başkandan en büyük beklentim bu.. "Önce Türk futbolu için savaştığı sürece" kim olursa yanındayım.. Kalemim de ben de..

Sigara ve Anelka

Sigara kutusunun üzerinde bir not yazılıdır.. Ama kullanıcılar bunu fazla dikkate almazlar.. Gelişmiş ülkelerde not, kocaman harflerle "Dikkat sigara kanserojen madde içerir" dir.. Bizim gibi gelişmeye çalışan ülkelerde ise, "Sigara sağlığa zararlıdır" yazısı yeterli görülür. Hem de görülmeyecek kadar minik puntolarla..

İçeni bağımlı yapar sigara.. Önceleri keyif verir.. Ardından birçok hastalık ve akciğer kanseri için uygun ortam hazırlar.. Beslenme düzeyi düşük kişileri pençesine alır ve bitirir.. Ama hasta yatağında hala sigara içenler vardır..

Anelka ile sigaranın ne alakası var diyeceksiniz... Anelka futbolun sigarası gibi.. Futbolun keyif veren yönünü çok iyi sergiliyor Anelka.. Zaman zaman.. 90 dakikanın 30 saniyesinde görülüyor, tribünleri ayağa kaldırıyor sonra yok oluyor.. Satsan satamıyorsun, taraftar ayağa kalkıyor.. Satmasan takım, takım oyunundan uzak kalıyor..

Adam kafa golü atamıyor.. Karşı karşıya 7 fırsatın 6’sını harcıyor.. Canı istediği zaman idmana çıkıyor, istemediği zaman çıkmıyor.. Ön sayfadaki manşette olduğu gibi bir yerde fazla kaldığı zaman "Canı sıkılıyor.."

Anelka kalırsa takıma verdiği zarardan, disiplinsizliklerden, sürekli gitme isteğini içeren konuşmalardan uzaklaşmalı.. Bunları yapar mı, sanmıyorum.. Fenerbahçe yönetimi, teknik kadrosu ve en önemlisi taraftarı bu bağımlılık yaratan futbolcudan kopabilir, yerine takım oyununa uygun, Carew tipi bir santrfor alabilir mi, onu da zaman gösterecek?
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI