Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Öymen: Güçleri hastane odasını aramaya mı yetiyor

    DHA
    20.01.2011 - 19:29 | Son Güncelleme: 20.01.2011 - 19:29

    CHP Bursa Milletvekili Onur Öymen, tahliye edilen Hizbullah terör örgütü sanıklarının kaçmasıyla ilgili hükümeti eleştirerek, ’Ergenekon davası’ndan yargılanan Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın odasının aranmasına tepki gösterdi.

    Öymen, "Devletin güvenlik güçlerinin gücü sadece hastane odasında yatan profesörün odasını aramaya mı yetiyor?" dedi.

    CHP Bursa Milletvekili Onur Öymen, seçim bölgesi olan Bursa’da düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye’de hukuk alanında önemli gelişmeler yaşandığını anlatan Öymen, terör örgütünden pek çok kişinin yargı boşluğundan yararlanarak tutuklulukla ilgili zaman aşımının dolmasından serbest kaldığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

    "Sonra devletin ilgili kuruluşları bunları izlemek için gerekli çabayı göstermiş midir? Nasıl olmuştur da bunlar biranda kayıplara karışmıştır. Aydınları, gazetecileri, bilim adamlarını adım adım izleyen, onların nefeslerini takip eden, telefonlarını dinleyen devlet biranda o davada kaybolmuş yok olmuştur. Bunlar çok hazin gelişmelerdir. Devletin güvenlik güçlerini, gücü sadece hastane odasında yatan profesörün odasını aramaya mı yetiyor? Onun dışındaki konularda sizin devletimizin gücü yok mudur? Kaldı ki bu aramada pek çok açıdan baktığınızda hukuk devleti anlayışını zedelemektedir. Devletimizin hukuk konusunda attığı adımlar Türkiye’de yargı bağımsızlığını geriye götürmektedir. Yargı bağımsızlığı konusunda Türkiye’de demokrasi bitmiştir. Yargısı, bağımsız olmayan bir ülke demokratik sayılamaz. Basını özgür olmayan bir ülke demokratik sayılamaz. Maalesef Türkiye uluslararası kuruluşların son yayınladıkları endekslere göre demokrasi açısından dünyada 89’uncu sırada gelmektedir. Türkiye’nin bu hale düşürülmesinde iktidarın sorumluluğu çok büyüktür."

    BAŞKANLIK REJİMİNİ TÜRKİYE’YE GETİRECEKLER

    Haziran ayında yapılacak seçimlerde sıkıntıların biteceğini ve Türk halkının doğru tercih yaparak iktidarın görevine son vereceğine inandığını söyleyen Öymen, "Türkiye çağdaş, uygar, laik, demokratik bir hukuk devleti olarak süratli bir kalkınma yoluna gidecektir. Bunu yapacak da CHP’dir. Biran için AKP’nin yeniden iktidar olduğunu düşünürsek, neler olabileceğini şimdiden ben size söyleyeyim. Kendileri de zaten saklamıyorlar. Gelip yepyeni bir Anayasa yapacaklar. Bununla birlikte bir başkanlık rejimini Türkiye’yi getirecekler. Muhtemelen bugünkü başbakan da cumhurbaşkanı olacaktır. Ama başkanlık rejiminin cumhurbaşkanı olacaktır. Başkanlık rejiminde devlet başkanının olağanüstü yetkileri vardır. Mesela Fransa’da yarı başkanlık sistemi var. Cumhurbaşkanının meclisi fesh etme yetkisi var. Meclisi kapatıp, ülkeyi kararnamelerle idare etme yetkisi var. Böyle yetkileri olacaktır. O zaman meclisin kıymeti azalacaktır. Meclis’in, hükümetin etkinliği azalacaktır" dedi.

    ERGENEKON SANIKLARININ ADAY GÖSTERİLMESİ

    Basın mensuplarının "Ergenekon davasında yargılananların CHP’den milletvekili aday olacağı söyleniyor. Bununla ilgili ne düşünüyorsunuz?" şeklindeki soruya yanıt veren Öymen, "Benim bilgim yok. Adayların nasıl gösterileceği konusunda herhangi alınmış karar yok. Vekillerin nasıl belirleneceği belli değil. Ama her halükarda yasalar çerçevesinde aday olmaya hak kazanmış insanların adaylığına kimse bir şey söyleyemez. Eğer yasalar elveriyorsa bu insan önseçime katılarak, merkez yoklaması ile aday yapılmışsa kimse hukuken buna karşı çıkamaz. Geçmişte bunun örnekleri görülmüştür. O yüzden kimse vatandaşlarımızın yasal haklarını engellemeye kalkmamalıdır" dedi.

    ADAY OLACAK MI?

    "Siz milletvekili adayı olacak mısınız?" şeklindeki soruya cevaplayan Öymen, "Meslek ve siyasi hayatımda hiçbir göreve talip olmadım. Verilen hiçbir görevi reddetmedim. Dünyanın olmayacak yerlerinde görev aldım. Benim için makamlar hizmet makamıdır. Devlet hizmeti hepimizin ortak görevidir. Bir Arap atasözü ’Bir insanı insan yapan makamı değildir. Bir makamı makam yapan oradaki insandır’ der. Bütün mesele bir makam sahibi olduğu için övünmek değil, bulunduğu makamın gereğini yerine getirmektir. Makamda da en iyi hizmeti verebilmektir. Kişisel beklenti içerisinde yola çıkarsanız görevinizi tam olarak yapamazsınız" diye konuştu.



    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı