Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Öyle bir yazı işte

Serdar TURGUT

Yılın bu günlerinde Batılı mizah yazarlarına bir rehavet çöküyor.

Nasıl çökmesin ki?

İlk önce Şükran Günü'nde koskoca hindileri götürüyorlar. Daha bunun yol açtığı vücutsal darbeden çıkmaya fırsat bulamadan bu kez de yılbaşı gecesi geliyor. Batılı da olsalar sonuçta onlar da gazeteci.

Tüm Batı medeniyeti spor yapmaya başlasa, sağlıklı bireyler yaratılsa da bu modaya gazeteciler var güçleriyle direnmektedirler. O kadar içki, yemek, sigaradan sonra köşe yazarlarında orijinal tek bir fikir ortaya atacak derman kalmıyor. Bu da benim çok işime geliyor.

Çünkü orijinal fikirle dolu yazılar yazsalar onlardan alıntı yaptığımda adlarını vermem gerekecek.

Onlar fikir çalmaya başlayınca benim de böyle patent kaygılarına düşmem gerekmiyor. Aksi bütün göstergelere rağmen sonuçta ben de bir gazeteciyim.

Ben de tembelim ve yazıyı minimum gayretle yazıp bitirmek hayat felsefem haline gelmiş durumda.

Dolayısıyla bugün pazar günü okuduğum bazı fıkraları anlatmakla yetineceğim.

İlerki yaşlarımda eski yazılarımı tekrar yayınlayarak bu tür krizli dönemleri atlatacağım.

Şimdilik bununla idare ediverin işte.

***

Karı-koca yeni yılın ilk günü yorgun argın oturmaktadırlar.

Kadın illa da sohbet etmek ister.

Aniden kocasına dönüp, ‘‘Sevgilim, ben ölürsem sen başka bir kadınla evlenir misin’’ diye sorar.

Adam gerçi tecrübeli bir evlidir.

Böylesine şok sorulara karşı hazırlıklı olması gerekmektedir.

Ancak bu soru içerik itibariyle son derece de travmatiktir.

Kadınların, duydukları cevapları tartarak karşılarında konuşan kişinin dürüst olup olmadığını anlamak gibi bir becerileri olduğunu da bilmektedir.

Bu yüzden de cevabı uzun süre düşünür. Yanlış yapmamalıdır.

Sonunda konuşmaya başlar:

‘‘Seni ne kadar sevdiğimi biliyorsun. Allah korusun bir gün ölürsen çok uzun süre kendimi toparlayamam. Ama aradan uzun zaman geçtikten sonra, bir gün düzgün bir insan karşıma çıkarsa evet evlenirim onunla.’’

Kadın işin ucunu bırakmamaya kararlıdır.

‘‘Peki,’’ der ‘‘yeni karınla bu evde mi yaşardın?’’

Adam yine dikkatli cevap verir: ‘‘Bu eve yıllardır emek veriyorum. Çok çalıştım buraya sahip olmak için. Evet, senin ölümünden uzun zaman geçtikten sonra tekrar evlenirsem yine bu evde oturmayı tercih ederim.’’

Kadın sorgusuna devam eder: ‘‘Peki yeni eşinle bizim yatağımızda mı yatardın?’’

Adam: ‘‘Bu yatağa 3 bin dolar para saydık. O kadar uzun süre sonra bu parayı sokağa atmak istemem. Evet bu yatakta yatardık.’’

Kadın biraz etrafına bakar. Köşede duran golf sopasına takılır gözü.

‘‘Peki kocacığım. Benim şu golf sopamı ne kadar sevdiğimi, ona ne kadar özel kıymet verdiğimi biliyorsun. Yeni eşine golf sopamı da kullandıracak mısın acaba?’’ diye sorar.

Adam aniden yerinden doğrulur ve:

‘‘Hayır, onu kullanamaz çünkü kadın solak’’ der.

***

Joe müdavimi olduğu meyhaneye girer.

Barda bir at müşterilere servis yapmaktadır.

Joe hayret dolu bir ifadeyle servis yapan atı seyretmeye başlar.

Birkaç dakika sonra at sinirli bir ifadeyle adama bakar ve ‘‘Ne öyle gözünü dikmiş bakıyorsun. Hiç önceden barmenlik yapan at görmedin mi’’ diye bağırır.

Adam bunun üzerine ‘‘Hayır hayır mesele o değil. Sadece senden önce buranın sahibi olan papağanın çok sevdiği bu barı satmaya kıyabileceğini hiç tahmin etmezdim’’ der.

***

Ocak ayının 28'inde dünyanın sonunun gelmesi kararlaştırılmıştır.

Tanrı üç kişiye bu olayı haber vermeyi kararlaştırır. Boris Yeltsin, Bill Clinton ve Microsoft'un sahibi Bill Gates'i huzuruna çağırır. Ve onlara ayın 28'inde dünyanın sonunun yaşanacağı haberini verir. Haberi alan üç kişi hemen ülkelerine dönerler.

İlk önce Boris Yeltsin hemen Kremlin'e üst düzey bürokratlarını çağırır.

Size bir kötü, bir de kötü haberim var, diye başlar konuşmasına.

İlk kötü haberim şu: Yıllardır aksini savunmuş olmamıza rağmen maalesef Tanrı varmış.

İkinci kötü haberim de şu: Ayın 28'inde hepimiz öleceğiz.

Sonra sıra Bill Clinton'a gelir. Karısını, çocuğunu ve üst düzey bürokratlarla Kongre liderlerini Beyaz Saray'a toplar. Size bir iyi, bir de kötü haberim var der.

İyi haberim şu: Tanrı gerçekten varmış, bunca duamız boşa gitmedi.

Kötü haber ise şu: Dünyanın sonu 28'inde, haberiniz olsun.

Son olarak da Bill Gates, Seattle'da yeni yaptırdığı eve şirketinin üst düzey yetkililerini toplar.

Aslında ilk önce onlara haberi e-mail çekerek vermeyi de düşünmüştür ama haberin travmatik içeriğinin daha indirekt bir haberleşmeyi gerektirdiği sonucuna varmıştır.

Bill Gates konuşmaya başlar:

Size bir iyi, bir de ikinci iyi haberim var.

İlk iyi haberim şu: Tanrı bile benim yani Bill Gates'in dünyanın en önemli üç kişisi arasında olduğumu düşünüyor. Yani ben pek de haksız değilmişim kendimle ilgili yaptığım değerlendirmelerde.

İkinci iyi haberim de şu: Bizi çok korkutan Y2K problemi artık doğal olarak çözülmüş durumda. Bu sorunu nasıl atlatacağız diye kafa patlatmaya artık gerek kalmadı.

***

İşte böyle sevgili okuyucular.

Yılın tek tembel yazısı da burada bitti.

Bitirirken ‘Y2K’nin 1900'lü yıllara göre ayarlanmış bilgisayarların 2 binli yıla girildiği ilk gün tamamen bozulması ve dünyada büyük sorunların yaşanması tehlikesini anlatan özel kelime olduğunu da hatırlatmak istiyorum.



X