"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Övünmeden iş yapmak

ÖVÜNMEDEN, kendilerini öne çıkarmadan iş yapanları, başaranları çok severim. Özel bir ilgi gösteririm onlara.<br><br>Bu tip insanlardan birinden söz edeceğim bugün, İKSV’nin (İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı) genel müdürü Görgün Taner’den.

Kısaca hayatından bahsetmek gerek Taner’in.

21 Şubat 1959’da İstanbul’da doğdu. Karaköy Maarif Koleji’nden sonra ODTÜ’de işletme okudu, oradan Boğaziçi Üniversitesi’ne geçti ve tarih bölümünü bitirdi.

1983’te eski sinema bölümü yönetmeni Hülya Uçansu tarafından Kent Sinema Koordinatörlüğü’ne getirildi.

1987’de Aydın Gün’ün yanında Dışilişkiler Koordinatörü oldu.

1994’te Caz Festivali Direktörü olarak, caz bilgisini uygulamaya geçirme fırsatı buldu.

2002’de İKSV Genel Müdürü oldu.

European Cultural Foundation Danışma kurulu üyesi.

*  *  *

ESKİ kuşaktan biri gibidir. Yapılanın perde arkasında kalır, ön plana çalışanlarını çıkarır. Evliya Çelebi gibi dolaşır, yokluğunu fark ettirmez, çünkü günün gecenin hangi saatinde cep telefonundan ararsanız arayın, sizi “Buyrun” diye bir ses karşılar. Rahatsız edilme duygusunu uyandırmaz arayanda. Zaten bende pek böyle bir duygu yoktur ya.

Sağduyu, iş hayatının rehberidir, engellerde paniğe kapılmaz, paniği çevresine hissettirmez, onu kendine çeker, stratejisi içinde eritir.

Şikâyetler, kaprisler, eleştiriler, ona çarpar, size çözüm halinde geri döner.

Gezilerde tedirgin olurum, evimin rahatlığını, kitaplarımı, CD’lerimi ararım, çevremi özlerim. Bu gezilerde yanımda Görgün Taner varsa, huysuzlukları da gidermesini bilir.

Ben bunu yaparım, bunu başarırım, bunu yaptım, ben hallettim, sözünü ondan duymadım. Oysa duyabileceğim başarılarını biliyorum.

Ben kurumlarda, başa geçecek kişilerin o kurumdan yetişmiş olmalarının gerekliliğini, deneyimlerimle bilirim.

Genç bir kadrosu vardır. Onlar, bir saat dakikliğiyle işleri çözerler.

*  *  *

GÖZ ÖNÜNDEKİ insanlardan söz ediyoruz. Onları yazıyoruz, böylece bilinenleri, görünenleri tekrarlıyoruz.

Ben bugün kulisten birini sahneye çıkardım.

X