Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Otuz sekiz imzalı bildiri

OTUZ sekiz imzalı ve "Bu benim de meselem" başlıklı yeni bir Kürt sorunu bildirisi yayınlandı.

Bildiriyi 31 Temmuz tarihli Milliyet ve Radikal gazetelerinde gördüm. Ertesi gün bildirinin, seçkinlerimizin imzasına açıldığını da okudum. Milliyet Gazetesi’ne göre, bir grup aydının yayımladığı bu bildiri, Kürt sorununun çözümünde insani boyutun ihmal edilmemesine dikkati çekiyormuş. Tavsiye kime, mayın döşeyici PKK’ya mı? Belli değil! Dağlarda PKK teröristi arayan devlete mi tavsiye?..

Adres belirsizliği, PKK terörüne de, Kürt fesadına da katkıda bulunur!

İKİYÜZLÜLÜĞE İMZA

Bu bildiride birçok gazete yöneticisi ve yazarının da yer alması beni çok düşündürdü. Kendilerini ifade etme olanaklarından yoksun kimselerin bildiri yayımlamasını anlıyorum ama gazete, sayfa ve sütun sahibi insanların sıradan bir ortak metni imzalamalarını kavrayamıyorum. Sanki bu konuda kendi düşünceleri yokmuş gibi.

Şimdiye kadar binlerce bildiri okudum, ama bu kadar yavan, bu kadar yapay, bu kadar yüzeysel, bu kadar ikiyüzlü ve karıştırıcı bir bildiri metni okuduğumu anımsamıyorum.

GÜL MÜ VERSİNLER

Bildirinin 2. maddesi şöyle: "Ülkemizin şiddet ve terör ortamından bir daha tekrarlanmamak üzere kurtulması için silahla siyaset olmayacağının ve hak arayışlarının tehdit ve şiddetle susturulamayacağının anlaşılmasını..."

Şimdiye kadar temel ekseni bu denli çelişkili bir cümle okudunuz mu?

Silahla siyaset yapan kim? PKK!

Sivil ve barışçıl hak arayışlarını tehdit ve şiddetle susturmak kuşkusuz zorbalıktır. Ama Türkiye’de böyle bir durum söz konusu mu? Türk Silahlı Kuvvetleri ve polis, silahla siyaset yapan PKK’ya silahla cevap veriyor. Otuz sekiz muhteremden "aferin" almak için gül mü vereceklerdi? Hey gidi prof’lar, yazarlar, münevveran! Hepiniz Türkçe dersinden, Hal ve Gidiş’ten sıfırı hak ediyorsunuz!

AÇIKÇA YAZSANIZA

Bildirinin 11. maddesi şöyle: "Anadilin eğitimde kullanılmasının bölge insanı için öneminin anlaşılmasını, anlatılmasını... İki dilliliğin bir hak olarak ele alınmasını..."

"Anadilin eğitimde kullanılması"
da ne demek Allah aşkına? "Anadilde öğretim" fesadı sökmeyince yeni bir fesat ayarlıyorlar anlaşılan. Bu fesadı da bozacağım:

"Anadilin eğitimde kullanılması" Kürtçe’nin anaokulundan üniversite sona kadar okullarda eğitim ve öğretim dili olması anlamına gelmektedir. Sadece bu kadar değil, master ve doktoranın da Kürtçe hazırlanması, Kürtçe yazılması, Kürtçe savunulması anlamına gelmektedir.

Türkiye’nin bir bölümünde özerk bir Kürt eyaleti ya da Kürt devleti kurulmadan böyle bir şeyin olması olanaksız. Hem devletler hukuku, hem siyaset, hem iç hukuk, hem de pragmatik açıdan olanaksız.... "Anadilin eğitimde kullanılması..." özerklik ve bağımsızlık anlamına gelir! Neden geveliyorsunuz, açıkça yazın şunu!

BİRİKİM EKÜRİSİ

Kendilerini çok ciddiye alan ama gülünç bir bildirinin altına imza atan bayanlar ve baylar şu iki maddeyle ilgili yorumuma ne diyorlar acaba?

Öteki on iki maddeye gelince: Anasına bak kızını al türünden... Bu iki maddeden daha beter!

İkinci Cumhuriyetçilerin, kadim Birikim ekürisinin ve bazı Kürtçülerin hazırladığı bu bildiriyi bakalım hangi seçkin zevat imzalarıyla onurlandıracak?!..
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI