Otomotivin kabus yılı

Eren Güler / hurriyet.com.tr
25 Aralık 2009 - 00:20Son Güncelleme : 25 Aralık 2009 - 15:31

Bakmayın son günlerde otomotivde yaşanan hareketliliğe. Bütün firmalar kalan son müşteriyi kapabilmek için silahlarını çekti, çarpışıyor. Ama 2010 ne olur derseniz, çok büyük bir karamsarlık var. Hatta 2010, otomotivin kriz yılı olacak gibi gözüküyor. Üstelik sektörde domino etkisi gibi bir işsizlik dalgası olacak. Hem sanayi hem ticaret hem de yan sanayi tarafında binlerce kişi işini kaybedecek. Otomotiv fiyatlarına gelirsek, 'bir daha asla bu kadar ucuz olmayacak.'

Yukarıdaki cümleler Hyundai Genel Müdürü Kurthan Tarakçıoğlu'nun bana anlattıklarının kısa bir özeti. Tarakçıoğlu sektörün 2010 performansından çok endişeli. Bu endişesini de neredeyse her cümlede üstüne basa basa tekrar ediyor. Özellikle binlerce kişinin işsiz kalacağı ile ilgili net tespiti çok önemli. 

Hyundai Genel Müdürü Tarakçıoğlu ile hem sektörün genel durumunu hem de Hyundai'de yaşananları konuştuk.    

- Otomotiv pazarında son durum nasıl?

Son aylarda otomotiv artış gösteriyormuş gibi bazı göstergeler ama bunlar çok yanıltıcı. 11 aylık rakamlara bakın, ihracat geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 36 daraldı. Üretim ise yüzde 30 küçüldü.

ÖTV indiriminin bitmesi de sektörü kötü vurdu. Bir ayda 80 binlerden 20 binlere düştük. Teşvikli döneme göre geçen ay yüzde 75 kayıp oluştu.

- Bu ay çok hareketli ama...

Tamam ama iki nedeni var. Özellikle filo alımı yapan şirketler çeşitli vergi avantajları nedeniyle araba almak için aralık ayını bekler.

İkincisi de kampanyalar. Biz de dahil firmalar rasyonalitesi sorulanması gereken çılgın kampanyalar yapıyor. Son kalan tüketiciyi kapmak için herkes harekete geçti.

- Toplam satış kaç olur?

60 binler civarında bir satış bekliyorum ama bu bizi kandırmasın.

DOMİNO ETKİSİ OLACAK

- Seneye daha mı kötü olacak?

Maalesef. Özellikle de önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde derin bir kış uykusu gözüküyor. Bizim sanayi tarafı her ne kadar bu tip zik-zak'lara

Eren GÜLER YAZIYOR

alışmışsa da sanayi için 'bir yukarı 60 bin, bir aşağı 20 bin' çok zararlı. Biz bu gidişatın sonunda 2010 senesini karamsar görüyoruz.

- Hükümetin bir destek hazırlığı var mı?

Bütçe görüşmelerine bakarsak bir destek hazırlığı içinde olmadığını görüyoruz. Ama bu durum sektörü çok kötü etkileyecek. Açıkçası ben bir domino etkisi bekliyorum.

- Nasıl yani?

Sanayi tarafını, yetkili satıcılar ile ticari tarafını ve son olarak yan sanayiyi de etkileyecek bir domino etkisi. 2010 otomotivin kriz yılı olabilir. Bu çok büyük bir risk.

- Hani kriz bitmişti?

Yok öyle birşey, rakamlar ortada. Kaldı ki Avrupa'da da teşvikler artık sonlanıyor ve ihracatta sıkıntı başlayacak. Sanayi firmaları çok da kolay ayakta duramaz bu şartlarda.

Bakın aslında bu sektör 2006'da daralmaya başladı. Toplam pazar 2006'da yüzde 14, 2007'de yüzde 5, 2008 yüzde 17 daraldı. Bu yıl daralma yok, ÖTV indirimi sayesinde otomotiv pazarı tahminen yüzde 6 büyümüş olacak. 520 binle yılı bitiririz.

Ama 2010 yüzde 13 civarında daralacak, o da en iyi ihtimalle... 430 bin ile son yılların en kötü pazarı olacak. Bizim yeniden 2005 seviyesine gelmemiz de ancak 2013'ü bulacak.

NE YAPILMASI GEREKTİĞİ ÇOK AÇIK

- Ne yapılması lazım?

Ne yapılması gerektiği çok açık aslında. Tüketici alımını etkileyen birinci mesele alım gücüdür. Alım gücü de iki şey ile alakalı, biri gelir diğeri araç fiyatları. Gelire birşey yapamayacağınıza göre araç satış fiyatlarına bakın. Onu da etkileyen unsur vergiler.

Vergi düştüğü zaman satışın ve devletin gelirinin artacağı ortada aslında. ÖTV indirimi ve sonrası gösterdi ki bir teşvik ile hem çarklar dönüyor hem de devlet gelir kaybetmiyor.

Bizim iki isteğimiz var. Her medeni ülkede olduğu gibi hurda yasası çıkarılsın, 15 yaş üstü araçların değişimi teşvik edilsin. İkincisi de vergi hadlerinde kalıcı bir indirim gerekiyor. Bugün bizim hem gelirimiz düşük hem de otomotiv daha pahalı. Bunu değişmesi lazım artık.

- Teşvik olsa?/images/100/0x0/55eb0ae2f018fbb8f8a745b8

Teşvik son derece anlamsız artık, bundan sonra olmasın. Biz kalıcı bir hamle istiyoruz.

Bu arada vergi indirimleri de motor hacmine göre değil emisyon değerlerine göre yapılmalı. Avrupa'da da böyle, bu şekilde çevreyi koruyacaksınız. İşin özü emisyon değerlerine yapılacak kalıcı bir vergi indirimi hem üreticilere hem tüketicilere hem devlete hem de çevreye büyük fayda sağlayacak.

- Eğer bu herkesin kazanacağı kadar açık bir formülse nasıl kimse görmüyor?

Ben orada neyi nasıl gördükleri ile ilgili yorum yapamam. Ama çok yanlış bir algılama var. Sektörün zaten çok kazançlı olduğunu düşünüyorlar. Halbuki ne sanayi ne ticari tarafı çok kazançlı filan değil. Bugün yapılan kampanyaların nedeni de ayakta kalmaya çalışmakla ilgili bir gayrettir. Sektör kârlılık anlamında çok kötü bir durumda.

Bir de kapitalist ekonominin değişmezi olan 'bırakınız yapsınlar' kuralı da güdülüyor olabilir. Kendi başlarına kalsınlar, talep neyse onu karşılasınlar, sonuçta giden gider kalan sağlar da bu işi götürür diyebilirler. Ama bu kadar emeğe hiç doğru bir yaklaşım değil. Devlet sosyal kanalları da gözetmek durumunda. Biz tehlikeyi gösteriyoruz ve önerilerde bulunuyoruz.

ÇOK BÜYÜK BİR KAYIP YAŞANACAK

- Çok büyük bir istihdam kaybı olur mu?

Bir kere eğer önlem alınmazsa önümüzdeki sene otomotiv sanayi çok büyük darbe görecek, bu kesin. Aynı şekilde de büyük bir istihdam kaybı yaşanacak. Bu kayıp hem sanayi tarafında hem de ticari tarafta olacak.

Bakın Türkiye'de yaklaşık bin tane otomotiv bayi var. Bunlar 3-5 milyon lira yatırımla kurulmuş, ortalama 60-70 kişi istihdam eden büyükçe firmalar. Öyle bir kasa bir masa firmalar değil. Bunlar büyük tehdit altında. Ölü sezona girildiğinde personel azaltacaklar ve domino etkisi de oradan başlayacak. Ticari, sanayi, yan sanayi derken bu kayıplar çığ gibi büyüyecek. Eğer hiçbirşey yapılmazsa sadece otomotivde binlerce istihdam kaybı yaşanabilir. Sektör şu anda panik atak halinde çalışıyor.

Türkiye'de sektörün altyapısı 700 binlik bir pazara göre kurgulanmış durumda. Ama biz seneye 430 binlik bir pazar bekliyoruz. 2010 gerçekten çok kritik. Orada bir düşersek, toparlanma 3-4 yılı alır. O da gelecek yardıma bağlı.

- Fiyatlar ne olur?

Aralık ayına göre çok ciddi bir şekilde artacak. Şu anda araba almak için en uygun zaman. Markalar bu kampanyalara devam edemezler, çünkü bunlar sürdürülebilir değil. Bir daha asla bu fiyatları göremeyeceksiniz.

Bunun altına imza da atabilirim, bir sektör profesyoneli ve Hyundai'nin genel müdürü olarak diyorum ki, "Hyundai'de bir daha asla bu fiyatları bulamayacaksınız." Mümkün değil. Bu kadar net.

Çünkü biz resmen etimizden et kopartıp yaptık bu kampanyayı. Düşünün, devletin ÖTV indiriminin de altına çektik, ÖTV'yi 12 puan birden düşürdük.

eguler@hurriyet.com.tr

YARIN: Hyundai yılı nasıl geçirdi? 2009'da binek pazarının lideri kim olacak? Yeni modeller ne zaman gelecek? Getz'in üretimi ne zaman bitecek? Era ne zaman değişecek? Hyundai hangi segmentlerde kuvvetli hangilerinde zayıf?

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı