« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Otistik olduğu için hayvanların zihnini daha iyi okuyor

"Hayvanları kavrayabilmek için kendinizi dilden soyutlamanız gerekiyor. Hayvanlar dil aracılığıyla düşünmezler. Otistik biri olarak, ben de düşüncelerimi dil üzerine kurmuyorum. Beynim imgelerde tıpkı Google gibi işliyor."

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Otistik olmak insanın hayvanlarla haşır neşir olmasını neden kolaylaştırıyor?

Otistik insanlar, hayvanların düşündükleri gibi düşünebiliyorlar. Otizm insanları öteki hayvanlara bağlayan yolda bir durak işlevi görüyor. İnsanlara hayvanların neden birtakım davranışları sergilediklerini açıklayabilirim.

Hayvanların insanmış gibi algılanmalarına, bir başka deyişle insanbiçimciliğe karşıyım. Ama şunu düşünmek gerekiyor: bir inek olsam, buna nasıl bir tepki gösterirdim? Bunu kestirmek benim için hiç de zor değil. İnsanlar bana normal insanların göremediklerini görmem için para ödüyorlar.

Ne tür şeyler bunlar?

Hayvanları kavrayabilmek için kendinizi dilden soyutlamanız gerekiyor. Hayvanlar dil aracılığıyla düşünmezler. Otistik biri olarak, ben de düşüncelerimi dil üzerine kurmuyorum. Beynim imgelerde tıpkı Google gibi işliyor. Bu hayvanların düşünme sürecine daha yakın bir şey olsa gerek. İnsanların sorunu fazlasıyla ussal olmaları. Otistik bir kişinin beyni işleyişi açısından daha çok bir çocuğunkini, ya da hayvan beynini andırır. Onlarda utanma ve suçluluk gibi karmaşık duygular yoktur.

Bu insanbiçimcilik olmuyor mu?

Her şeyden önce makul düşünen bir bilim insanıyım. Hayvanlar her yönüyle otistikleri andırmazlar. En yakın benzerlikleri her ikisinin de dil olmadan düşünebilmeleridir.

O halde, meslek yaşamınızda otizmden "makul bir biçimde" yararlandığınız söylenebilir mi?

Söylenebilir. Genç bir kızken korkunç kaygı nöbetlerim olurdu. Sürekli sahne korkusu yaşamak gibi bir şeydi. Derken teyzemin çiftliğine gittim ve orada sığırların dar boğaz biçiminde bir ağıla girdiklerinde rahatladıklarını gördüm. Bunu kendim de uyguladım ve rahatladığımı fark ettim.

Otistik ya da Asperger sendromlu hastaların çoğu baskı ortamını rahatlatıcı bulurlar. Bu olay hayvanlara ilgi duymamı sağladı. Dar boğazların nasıl işe yaradığını gözlemek amacıyla yem verme işlemini sürekli ben üstleniyordum.

Ne var ki, birçok yerde hayvanlara sergilenen tavır hiç hoşuma gitmiyordu. Onlara korkunç kaba ve acımasız davranmaları beni çok rahatsız ediyordu. Bu tedirginliğim sığırların güdülmesiyle ilgili donanımlar tasarlamama neden oldu.

Hayvanları seviyorsunuz, ama mesleğiniz onları kesmenizi gerektiriyor...

Bir celep için ilk sistemimi tasarladığımda ağıla bakıp yaptığımdan utanç duydum ve ağlamaya başladım. Onları yetiştirmiş olmasaydık, o sırada orada olmayacaklardı. Onları bu dünyaya getiren bizler olduğumuza göre, gerektiği gibi bir yaşam sunmak da bize düşüyordu.

Ya hayvan hakları?

Hayvan haklarının felsefi boyutuna girecek değilim. Hayvanlar hak kavramının ne demek olduğunu bilmezler. Beni ilgilendiren, bir eşeğe kötek attığınızda canının yanacağıdır. Bunu neden yaptıkları umurumda değil, nasılsa tümü de aynı kapıya çıkar. Eşeğin canını acıtmayın, olay bu denli basit.

Hayvan haklarının kanlı bıçaklı yönüyle ilgilenmeniz bundan mı?

Kuramlarla işim yok. Somut bir şeyler yapmaktan hoşlanıyorum. Eylemciler kimi zaman yasaları değiştiriyorlar, ama yasanın değişmesi birtakım şeylerin değişmesine yetmiyor. A.B.D’de hayvancılıkla uğraşanların yarısı benim tasarladığım ve hayvanların esenliğini ön planda tutan donanımlardan yararlanıyor.

Tasarladığım denetim sistemi beş farklı değeri saptıyor: ilk girişimde şaşkına dönen hayvanların yüzdesi, kesim öncesi bir tepki göstermeyenlerin yüzdesi, sesle tepki gösterenlerin yüzdesi, yere yuvarlananların yüzdesi ve elektrikli üvendireyle hareket ettirilenlerin yüzdesi. Her bir maddenin basit bir evet ya da hayır ile değerlendirildiği bu sistemin dünyanın her yerinde kullanılıyor olması beni çok mutlu ediyor.

Büyük şirketlerle çalışabiliyor musunuz?

Tabii ki. Şimdilerde büyük olanın her zaman kötü olduğuna inanan şirket-karşıtı bir akım var. Ne var ki, büyük şirketler büyük değişimlere de yol açabilirler. Paranın gücüne inanıyorum. İnsanların gerçekleştirdiği kıyımlar 25 yıldır kafamı kurcalıyor. Keşke bu soruna çözüm getirecek bir sistem geliştirebilseydim.

Ancak müşterilerimin dörtte birinin geliştirdiğim onca kolaylığa karşın hayvanlara bugün de kötü davrandıklarını öğrenmek beni çok öfkelendiriyor. Oysa 1999’da McDonald’s ile çalışmaya başladığımda bu yolda her zamankinden çok daha olumlu adımlar atıldığına tanık oldum.

McDonald’s mı?

Evet. Oradaki görevim şirketin et satın aldığı tüm kesimevlerini denetlemekti. Bu görevi yerine getirirken hayvanların möleyip mölemedikleri, ya da elektrikli üvendire kullanılıp kullanılmadığı gibi birkaç temel unsuru değerlendiriyordum. Hayvanlar çeşitli nedenlerle seslerini yükseltebilirler. Ancak bu nedenlerin tümünü değerlendirmektense, hayvana acı veren şeyin yaratacağı sonuçları bilmek benim için çok daha önemli.

Şirketler sizin sistemi kullanmadan önce neler yapıyorlardı?

Hayvanlar açısından pek bir yarar sağlamasa da, ortalıkta gezinip bir yığın şeyi not eden denetçiler vardı. Bir kesimevinde hayvanlar açısından olumlu gelişmeler sağlayacak bir yığın önlem alınabileceğini keşfettim.

Söz gelimi, yerlerin kaygan olmaması, hayvanların dikkatini dağıtacak şeylerin ortadan kaldırılması ve önlerindeki insanları görmelerini engelleyecek paravanlar yerleştirilmesi gibi. Bir otistik bu gibi değişiklikleri çok daha kolay algılayabiliyor.

Başka araştırmacılar sizin hayvanlar ve otizmle ilgili görüşlerinizi nasıl yorumluyorlar?

Sorun, bu ikisinin koşut disiplinler olmakla birlikte, her birinin farklı kişiler tarafından incelenmesi. Dilsel yetenekler devreden çıkartıldığında yeni yeteneklerin ortaya çıktığı yönünde somut kanıtlar var. Bu alanda en kapsamlı bulgular Kaliforniya Üniversitesi sinirbilim profesörü Bruce Miller’den geliyor.

Miller’in araştırması beynin ön lobundaki bir bozukluğa bağlı olarak dil yeteneğinin yitirilmesi durumunda, sanat ve müzikle ilgili yeteneklerin ortaya çıktığını gözler önüne seriyor. Ne var ki, araştırmacıların büyük bir bölümü hayvanlarla otizm arasında böylesi bir bağ kurmaya pek yanaşmıyor.

Gelecekte ne olabilir?

Beyinle ilgili gizler gün yüzüne çıktıkça, insanlarla hayvanlar arasında kesin bir sınır olmadığı da giderek ortaya çıkacak.

CANLI SKOR CEBİNDE!

Cep telefonunuza Spor Arena uygulamasını gönderelim.

SMS GÖNDERİLDİ!

Cihazınıza özel bağlantı linki sms ile gönderildi. Lütfen smslerinize bakınız.