"Gila Benmayor" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gila Benmayor" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gila Benmayor

Öteki kadın ne diyor

Kristina Rady, öteki kadın. Oyuncu Marie Trintignant’ı öldürmekten sekiz yıl hapse mahkum edilen müzisyen Bertrand Cantat’ın eşi, iki çocuğunun annesi.

Kocası Marie’ye aşık olunca Kristina kenara çekilmiş. Ama Cantat hapse atılır atılmaz koşmuş, mahkeme süresince hep yanında olmuş.

Fransız oyuncu Marie Trintignant’ın dayaktan ölümüyle sonuçlanan tutkulu aşk hikayesinde bir de ‘öteki kadın’ var.

Hikaye, iki karizmatik kişi, Marie Trintignant ve Noir Desir’in solisti Bertrand Cantat etrafında döndüğü için o ikinci planda kalmış.

Kristina Rady...

Cantat
’ın 35 yaşındaki Macar asıllı eşi, iki çocuğunun annesi...

Cantat, Marie’ye aşık olunca kenara çekilmiş.

İkinci çocuk Alice dünyaya gelir gelmez terk edilmenin üstesinden gelmiş.

Şimdiye kadar sessiz, gölgede.

Bertrand Cantat’ın, hafta başında Vilnius’te Marie’yi öldürmekten sekiz yıl hapis cezasına çarptırılması üzerine ortaya çıkmak gereğini duyuyor.

Gazetecilerle ilk kez konuşuyor.

Oysa Cantat, 27 Temmuz günü hapse atılır atılmaz Vilnius’e koşmuş, mahkeme süresince hep yanında olmuş.

‘Geldim... Çünkü Bertrand’ın gerçeği söylediğine inanıyorum. 27 Temmuz gününe kadar hayatında tek bir kişiye bile el kaldırmış değil.’

Mahkemede onurlu duruşuyla herkesi etkilemiş.

‘Bertrand’ı hayatta tutmaya çalışıyorum.’

Ve Bertrand ile kendi hikayesini anlatıyor.

Çünkü Bertrand ile Marie’ninki kadar çarpıcı olmasa da onun da bir aşk hikayesi, mutlu günleri var.

Noir Desir’in solistiyle Macaristan’da 1992 yılında karşılaşıyor.

Edebiyat, müzik zevkleri benzeşiyor.

Mayakovski’nın ‘Pantolonlu Bulut’u, Fernando Pessoa, Marquez.

5 dil konuşan Kristina Rady o yıllarda basına ve tiyatroya bulaşmış bir çevirmen.

Sovyet dönemi sonrası Macaristan’ın demokratikleşme sürecinde, etnik azınlıkların ve kadın haklarının savunuculuğunu yapan bir radyonun kurucularından.

‘Bertrand bir süre benimle Budapeşte’de yaşadı. Onu müzik çevresinden kopartmamak için Fransa’ya dönmemizi ben önerdim.’

Bertrand Cantat’
ın, kendi konserinde Marie’ye rastlamasına kadar devam eden 10 yıllık bir ilişki.

‘Hayatımda Bertrand kadar dürüst, tutarlı birine daha rastlamadım. Müziğiyle bir nesli peşinde sürüklediyse bir nedeni var.’

Peki Bertrand’ın Marie’ye duyduğu aşk?

‘Her ikisi de olağanüstü insanlar. Mutlak aşkın peşindeydiler. Ergenlik çağındakiler gibi, hepimizin hayalini kurduğu tutkunun peşinde koşuyorlardı. Ne yazık ki tutku günlük yaşamda ışıltısını kaybediyor...’

Biraz da şaşkın Kristina...

‘Belki Bertrand yaşlandıkça daha tutkuyla sevmeye başlamıştı.’

Cantat,
sekiz yıllık hapis cezasıyla sonuçlanan mahkemesinin her safhasında Marie’yi hálá deliler gibi sevdiğini haykırmış.

Karanlık hücresinde geçirdiği uykusuz gecelerde Marie’nin adını duvarlara kazımış.

Kristina bunu biliyor.

Ama yine de ‘Onu seviyorum. Çocuklarımın babası olduğu için, hayatımın üçte birini onunla paylaştığım için seviyorum’ diyebiliyor.

Bu da ‘öteki kadının’ dramı işte.
X