Gündem Haberleri

    Öteki çocukların meleği

    Hürriyet Haber
    04.09.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Köprü altlarında, sur dehlizlerinde yaşayan sahipsiz çocukların artık bir meleği var. Küçükleri Koruma Şube Müdürü Filiz Kaya, toplumun dışladığı ve ‘‘tinerci’’ diye anılan çocuklara sahip çıkmaya çalışıyor. ‘‘Öteki çocukların meleği’’ Filiz Hanım'ın özlemi, bu çocuklar için bir çiftlik kurmak...

    ONLARA şimdiye kadar hırsız da dendi, katil de. Pis ve kötü kokuyorlar, hastalıklı görünüyorlar diye hep uzak duruldu, bazen korkuldu ama onları istismar etmekten kimse çekinmedi. Üsküdar Küçükleri Koruma Şube Müdür Vekili Filiz Kaya onlar için bir çözüm yolu olabileceğini belirtiyor ve ‘‘Hayalimde büyük bir çiftlik var, yalnızca onlar için düzenlenmiş’’ diyor.

    Yıllardır gazete ve televizyonlarda toplumun kanayan bir yarası olarak sunulan, ama net bir çözüm getirilemeyen tinerci çocuklara belkide bir hayat sunulabilir. Filiz Kaya tinerciler için cazip gelen bir mekan oluşturulabileceğini söylüyor.

    ‘‘Benim hayalimde büyük bir çiftlik var, yalnızca onlar için düzenlenmiş. Orada onları oyalayabilecek türlü şeyler yapılabilir. Çünkü bu çocuklar hayata kazandırılmayı bekliyorlar. Meslek edinmelerini sağlayacak bir mekan olmalı. Çiçek ekebilecekleri, hayvanlarla oynayabilecekleri, çok katı kuralların olmadığı, kendilerini rahat hissedecekleri bir çiftlik. Ve yavaş yavaş düzelmelerini sağlayacak, madde bağımlılığından kurtulabilecekleri, rahat ve sıcak bir ortam. Kendilerine ait olduğunu düşünebilecekleri ve onlara sahip bir ortam. Ama bu sadece bir düşünce tabii. Gerçekleşmesi için çok para harcanması gerekiyor.’’

    Beyoğlu'nun arka sokaklarında değil, daha İstiklal'in girişinde tinercilere rastlıyorsunuz. 13-18 yaşlarındaki bu çocuklar McDONALD’s'ın üstündeki parkta birbirleriyle eyleşiyorlar. Ellerinde hiç eksilmeyen kirli küçük bez parçaları var. Arada bir, bellerinde sakladıkları su şişelerini çıkarıp bu bezlerin üstüne şişenin içindeki sıvıyı döküyorlar. Çok değil, hemen ıslanacak kadar. Konuşurken, yürürken, otururken ya da yatarken bu bezi ağızlarına götürüp derin derin içlerine çekiyorlar.

    Kimisi ailesinin yanından kaçmış, kimisi kaçmak zorunda kalmış. Anne babalar ya ayrı, ya ölmüş, ya da üvey. Dolayısıyla hemen hepsi ailevi sorunları olan çocuklar. Bazılarını ise aileler zorla çalıştırıyor. Onlar da sokağa ilk adımlarını böylelikle atmış oluyorlar ve bir daha geri dönmeleri için bir neden olmadığını düşünüyorlar.

    Sokak en özgür oldukları yer. Aslında sahip oldukları tek yer. Kimsenin karışmadığı ve kendilerini daha güvende hissettikleri yer. Birbirlerine ise çok bağlılar.

    Görevlerimiz sınırlı kalıyor

    Görevlerinin sınırlı olduğunu ancak çözüm önerilerini yetkililere bir şekilde götürdüklerini söyleyen Filiz Kaya, ‘‘Bizim görevimiz bu çocukları sokaklardan alarak şubemize götürmek. Onlarla ilgili kayıtları tutmak ve bir kaç gün misafir ettikten sonra Sosyal Hizmetler'e teslim etmek. Ondan sonrasına karışamıyoruz. Bu çocukları hayata geri kazandırmak Sosyal Hizmetler'in görevi’’ diyor.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı