Gündem Haberleri

GÜNDEM

    ÖSS hayatın sonu değil

    Hürriyet Haber
    17.07.1999 - 00:00 | Son Güncelleme: 17.07.1999 - 00:01

    İntihar eden ne çok insan var. Dünya Sağlık Örgütü'nün araştırmalarına göre dünyada her yıl ortalama 500 bin kişi problemden kurtuluşu ölümde buluyor. Hele intihar girişiminde bulunanlar intihar edenlerden daha çok. Bunun en az 10 katı, yani her yıl beş milyon insan da intihara teşebbüs ediyor. Belki gençlik toplumun en dinamik ve duyarlı parçası olduğundan, belki de tüm sosyal olay ve bunalımlar önce gençlikte baş gösterdiğinden, en çok da gençler intihar ediyor.

    ABD'de son 25 yılda, 15-19 yaş arasındaki intihar oranı üç kat artmış. Son 30 yılda ise dünyanın hemen her yerinde 15-24 yaş grubundaki gençlerin ölüm nedenlerinde intihar ilk sırayı alıyor. Ya erkeklere ne demeli? Erkeklerin sayısı kızlardan üç kat daha fazla.

    Devlet İstatistik Enstitüsü'nün 1997 yılına ait intihar istatistiklerine göre Türkiye'de de intiharlar en çok 15-24 yaş grubunda yoğunlaşıyor.

    Uzmanlar gençlik intiharlarının çoğunun okul çevrelerinde görülmesine dikkat çekiyorlar. İntiharlar özellikle karne ve sınav dönemlerinde yoğunluk kazanıyor. Örneğin YÖK'ün kurulmasıyla birlikte yüksek öğrenim gençliği arasındaki intihar eğilimlerinin yüzde 115 oranında bir artış kaydettiği yazılı Faruk Güçlü'nün ‘‘İntihar’’ adlı kitabında.

    Hafta başında bir milyon 500 bin gencin heyecanla beklediği Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) sonuçları açıklandı. 425 bin 942 aday 105 puanı aşamayarak maratonu daha baştan kaybetti. ÖSS sonucu hayatın sonu değil belki ama daha üniversite giriş sınavının yaklaşmasıyla birlikte öğrenciler büyük kaygı içine girdiler. Oysa kazansalar da kazanmasalar da hayat devam ediyor. Bazılarını gelecek kaygıları öyle sarıp sarmalıyor ki sınav öncesi ve sonrası gerçekleşen intihar olaylarının çoğu bu başedilemez kaygıdan dolayı meydana geliyor.

    BİR TOKAT YETİYOR

    ‘‘Gençlik çağı, gencin toplumsallaşma sürecini yaşadığı bir çağ. Genç kendisinin toplum içinde bir yeri olduğunu, o toplumda sözünün geçtiğini tespit etme durumunda. Kişiliğini gösterme, ispatlama çabasında. Eger genç toplumdan beklediği yeri ve ilgiyi göremiyorsa, zaten büyük bir değişim içinde duyguları bir anda büyük bir umutsuzluğa, büyük bir endişeye, büyük bir kaygıya, strese kapılmasına neden oluyor. Tüm bunlar gençte yavaş yavaş yaşam içgüdüsünü azaltıyor’’ diyerek anlatıyor kaygının en sık görülen intihar nedeni olduğunu Prof. Dr. Özcan Köknel.

    İntihar gençlerin başarısızlıkları ile de ilintili. Ailelerin gençlere baskı yapması, onları sınav maratonu içerisinde koşturması ve başarılı olmadıklarında olumsuz tepki vermeleri de intihar olaylarını tırmandırıyor. Genç kendisi için birçok fedakarlıkta bulunan ebeveynin arzularını yerine getirmek istiyor. Sonucun tersine olabileceği endişesi onda büyük bir kaygı yaratıyor. İntihar girişimine neden olan son damla çoğu kez bir tokat ya da gencin onurunu zedeleyici ağır sözler oluyor.

    BEN BİTTİM

    Gençlik intiharlarının arkasında işe yaramazlık duygusu, kendisine yapılan baskılara başkaldırı görmek mümkün. ‘‘Ben işe yaramazım’’ motifi öne çıktığında genç, yaşamının hiç kimse için birşey ifade etmediğini düşünüyor. İntihar umutsuz bir son çığlığı gibi. İntihar girişiminde bulunup da kurtulanlar çaresizlik, umutsuzluk, yalnızlık ve karamsarlık duygularını ‘‘keşke ölseydim’’, ‘‘keşke dünyaya gelmeseydim’’ şeklinde açıklıyorlar. Kimileri de intiharı gerçekten ölmek için değil de çevredekilerin ilgisini, sevgisini çekmek ve hatta onları cezalandırmak için yönlendirici bir araç olarak kullanıyor.

    İntihar kolay gerçekleşen bir eylem değil elbet. Uzun süreli engellemelerin ve ruhsal çatışmaların sonucunda ortaya çıkıyor. Her yaşta kişisel ya da aile içi sorunları yansıtan bir yardım çağrısı olarak düşünülmeli, diyor uzmanlar. İntihar girişiminde bulunan ergenlerde özdeğer duygusu ve engellenmeye karşı dayanma gücü daha düşük, eleştiriye duyarlılık, izolasyon ve kaygı daha fazla.

    Geçer diye bakmayın Psikiyatr Dr. Serdar Serdaroğlu

    Hemen hemen bütün gençlerde sınav öncesi bir kaygı oluşur. Özellikle de böyle bir sınav insanın hayatını tümden etkileyen, geleceğini belirleyen bir sınav ise. Bu, genç için oldukça beklentili bir süreçtir. Yaşamı ona göre akacaktır. Genç iki şeyin baskısı altında. Bir taraftan toplum ve çevrenin beklentileri ve gelecekte istediği belli bir fakülteyi elde edemezse saygınlığını yitirebileceği, öneminin azalacağı düşüncesi, öte yandan ebeveynin beklentisi. Bunlar gençte yoğun bir kaygı ve endişe yaratıyor. Özgüvenin azalması kişinin kendini değersiz hissetmesine neden olabilir. Kendimizi hayal ettiğimizde kendi vücudumuzu da hayal etmiş oluruz. Ve genç kendinden nefret ederken bu vücudun da artık yaşamaması gerektiğini düşünür. İntihar kendinin ve vücudun tamamen yaşamdan uzaklaştırılması amacını taşır. Genç içindeki kaygıdan kurtulabileceğini düşünür.

    Bu arada üniversite sınavı stresi karşısında oluşabilecek psikiyatrik hastalıklar depresyon, bazı psikotik belirtiler de intihar girişimlerine yol açan hastalıkların başında geliyor. Aileler böyle bir düşünen gence üzülmüştür sonra geçer, diye bakmamalı. Kendini öldürecek kişi bunu söylemez. İntihar düşünceleri, durgunlaşma, uykusuz kalma, çevre ilişkilerini azaltıp izole halde yaşamaya başlama bazen intihara giden bir sürecin başlangıcı olabilir.

    ÖSS İNTİHARLARINDAN SEÇMELER

    1994. Üniversite sınav stresi Zeynep'i (17) Boğaziçi Köprüsü'nden atlattı. Giydiği montun şişip paraşüt görevi yapması sayesinde kurtulan Zeynep şimdi Mimar Sinan'da okuyor.

    1997. Saadet Oya (18) tabancayı başına dayayarak yaşamına son verdi. Babası kızının üniversite sınavının kötü geçtiğini arkadaşlarının kendisiyle alay edeceğinden kaygılandığını söylüyordu.

    1998. Diyarbakır'da Nefel (18) sınavı kötü geçince 50 adet hapı içti. Annesi ‘‘eve geldiğinde çok bitkindi. Ağzını bıçak açmıyordu. Sınavının kötü gittiğini sanıp canına kıydı’’ dedi. Aynı günlerde Alanya'da Fadime ise (18) sabah erkenden ÖSS soru ve cevaplarının yayınlandığı gazeteyi almak için dışarı çıktı. Sınavı kötü geçmişti. Babasının odasına kapandı, duvardaki av tüfeğini alarak kalbine dayayıp ateş etti.

    1998. Deniz (18) ikinci kattaki evlerinin penceresinden atlayarak ölmek istedi. Kızının hiçbir sorunu olmadığını belirten anne ‘‘ÖSS sınavını kazanmasına karşın ÖYS sınavına giremediği için üzgündü’’ dedi.

    1999. Malatya'da Zeynep (18) ÖSS'nin iptal edilmesi üzerine 30 adet hap içerek intihara kalkıştı.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı