Osmanlı Bankası, adına 136 yıl sonra kavuştu

Hürriyet Haber
12 Temmuz 1999 - 00:00Son Güncelleme : 12 Temmuz 1999 - 00:01

Osmanlı Bankası... 136 yaşında... Osmanlı İmparatorluğu'nda, Merkez Bankası ve Hazine görevleri yapmış... Türkiye Cumhuriyeti'ne de bir süre Merkez Bankası olmuş... 1996 yılından beri banka Doğuş Grubu'na ait... Ama, 136 yıllık geçmişine karşın, adı tescilli değilmiş... Kuruluşundan tam 136 yıl 15 gün sonra tescil olayı gerçekleşti ve banka adına kavuşabildi.

OSMANLI Bankası Genel Müdürü Aclan Acar ile sohbet ediyoruz... O, bankada yaptıklarını, yapacaklarını anlatırken, söz dönüp dolaşıp, ‘‘Osmanlı’’ adına geliyor:

‘‘Biliyor musunuz, Osmanlı Bankası ismi tescilli değildi...’’

Ne demek tescilli değil?

Acar, konuyu biraz daha açıyor:

‘‘Yani, birisi çıksa, Osmanlı Bankası adını kendi adına tescil ettirse, biz banka olarak bu adı kullanamayacaktık...’’

Acar'a, ‘‘Tarihi Türkiye Cumhuriyeti'nden çok daha eski yıllara dayanan Osmanlı Bankası'nın adının bugüne kadar tescil edilmemiş olması çok ilginç. Nasıl olur?’’ diye sorunca, başlıyor öyküyü anlatmaya:

ÖNCE REDDEDİLDİK

‘‘Biliyorsunuz Doğuş Holding'e bağlı Garanti Bankası'na ait Clover Investment, Osmanlı Bankası'nı Haziran 1996'da aldı. Biz yönetime geldiğimizde, bankanın adının tescilli olmadığını gördük. Osmanlı Bankası'nın çok ilginç bir yapısı vardı. Üç merkezde yapılanan ve yönetilen bir bankaydı... Bu merkezler: İstanbul, Paris ve Londra'ydı... Buna uygun olarak da bankanın geçmişte kullanılan üç adı vardı: Osmanlı Bankası, Banque Ottomane ve Ottoman Bank. Söz konusu isimlerin tescil ettirilmesi konusundaki talebimize ilgili mercilerden ilginç bir cevap aldık. 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7/h maddesine göre Osmanlı Bankası'nın isminin ‘Paris Sözleşmesi'nin 2'nci mükerrer 6'ncı maddesi kapsamı dışında kalan, ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi, kültürel değerler bakımından halka malolmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği diğer armalar, amblemler veya nişanları içeren bir marka olduğu' yorumu ile başvurumuz ilk etapta onaylanmadı.’’

HOCA EFENDİ GİBİ...

Acar, teknik açıklamalarını bir küçük ayrıntı için kesip, şunları söylüyor:

‘‘Bugün Fethullah Gülen'e, ‘Hocaefendi' diyorlar... Bu hitap şeklini birçok siyasi parti lideri dahil, herkes kullanıyor... Oysa, bizim marka tescili talebimizin reddedildiği mevzuata göre, ‘Hocaefendi' hitabını kullanmak da yasak... Yani, ‘Osmanlı' adını marka olarak kullanmak nasıl yasaksa, ‘Hocaefendi'yi de kullanmamak gerekiyor...’’

MÜCADELEYE DEVAM...

Aclan Acar, ‘‘Markamızın kültürel değer olarak halka malolmuş olduğu gerçeğinin ilgili merciler tarafından da onaylanması elbette bizi sevindirdi’’ diyor ve sonraki aşamaları şöyle anlatıyor:

‘‘Tescil konusundaki çabalarımız sürdü. Red kararlarına karşı Türk Patent Enstitüsü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu nezdinde itiraz ederek, başvurularımızın Resmi Marka Bülteni'nde ilanına izin verilmesi talebinde bulunduk. Markalarımızın yaklaşık 1.5 asırdan buyana kullanılıyor olması ve bunların tescile konu hizmetlerle ilgili olarak kullanım sonucu ayırtedici bir nitelik kazanmış olmaları ile ilgili itirazımız, Yeniden İnceleme ve Değer lendirme Kurulu'nda görüşüldü. Sonuçta kabul edilerek red kararının kaldırılmasına ve başvurumuzun Resmi Marka Bülteni'nde yayınlanmasına karar verildi.’’

Acar, ‘‘Yani, Osmanlı Bankası, ismine resmen kuruluşundan tam 136 yıl 15 gün sonra kavuşmuş oldu’’ diyor...

1856'da kuruldu, 1863'de Osmanlı fermanı çıktı

TÜRKİYE'nin en eski bankası olan Osmanlı Bankası, 1856'da İngiliz ortaklar ile İngiltere'de kuruldu. 1863 yılında Fransız, İngiliz ve Osmanlı Devleti'nin de bulunduğu Türk hissedarlarca Bank-ı Osmani-i Şahane adı altında özel bir ferman ile çok ortaklı hale geldi. Bankanın kuruluş tarihi olarak da 1863 esas alındı. Banka 1874 yılında Merkez Bankası görevini üstlendi. Birinci Dünya Savaşı'nın sonuna kadar Osmanlı İmparatorluğu'nun Merkez Bankası hüviyetini taşıdı. 1933'de bir numaralı resmi devlet bankası kimliğini T.C. Merkez Bankası'na devretti ve özel ticari banka olarak çalışmalarını sürdürdü. 1969 yılında ana sermayedar olan Grup Paribask'ın isteği doğrultusunda Avrupa, Orta Doğu ve Afrika'daki şubelerini Gridlay'e satarak, sadece Türkiye sınırları içinde hizmet vermeye başladı. 1993 yılında anonim şirket statüsüne geçti. Haziran 1996'da da Doğuş Grubu'na satıldı.



Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı