Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Osman Yıldırım'dan sorgu tepkisi

    A.A
    10 Aralık 2009 - 20:27Son Güncelleme : 10 Aralık 2009 - 20:27

    Birinci “Ergenekon” davasının tutuklu sanıklarından Osman Yıldırım, çapraz sorgusunda kendisine hep aynı soruların yöneltildiğini belirterek, tepki gösterdi.

    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada Osman Yıldırım'a diğer tutuklu sanık Kemal Kerinçsiz soru yöneltmeye devam etti.

    Yıldırım, diğer sanıklar soru yöneltirken söylediği gibi Kerinçsiz'in de kendisine aynı soruları sorduğunu ifade etti.
    Bunun üzerine Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, “Doğru söyledikten sonra, aynı soru 100 kere de sorulsa hep aynı cevabı verirsin. Endişelenecek bir şey yok” dedi.

    Yıldırım'ın, “Başkanım, benim karın ağrım yok, ama ben de insanım. Sabahtan beri ayaktayım” demesi üzerine Şengün, yorulduğunu söylemesi durumunda duruşmaya ara verebileceklerini belirtti.

    Kerinçsiz ise çapraz sorgu yönteminin bu şekilde olduğunu, aynı soruların birkaç defa sorulabileceğini ifade ederek, tüm sanıkların bu uygulamaya maruz kaldığını dile getirdi.

    Kemal Kerinçsiz'in, Alparslan Arslan'ın ifadesinde, bombaları Süleyman Esen'den aldığını ve ikisini de Yıldırım'a verdiğini söylediğini hatırlatması üzerine Yıldırım, bunun doğru olmadığını ve Esen'i tanımadığını söyledi.

    Kerinçsiz'in, “Alparslan Arslan'a, 'Ben böyle bir şey duymadım, sen de söylememiş ol' diyorsunuz. Burada Arslan'ın söylediği nedir?” sorusuna da Yıldırım, “Danıştay üyelerini göstererek, 'bunlarla işim var' diyor. Yabancı biri olsaydı, herhangi bir terör örgütüne üye olsaydı vururdum. Tanıdığım olduğu için kızarak öyle söyledim” yanıtını verdi.
    Yıldırım, Kerinçsiz'in, Ataşehir'deki gidilen yer ile ilgili soruları üzerine de bunları daha önce anlattığını ve cevap vermeyeceğini söyledi.

    “BEN ADALETE YARDIMCI OLUYORUM, SİZ ADALETE SALDIRIYORSUNUZ”

    Kerinçsiz'in, bunları anlatmasının keşfe gidildiğinde önemli olacağını, adalete yardımcı olması gerektiğini söylemesi üzerine Yıldırım da “Ben adalete yardımcı oluyorum. Aramızdaki fark bu. Siz adalete saldırıyorsunuz. Benim cevap verdiğim şeyleri tekrar sorup sinirlendirmeye çalışıyorsun. Uyarıyorum seni” diye konuştu.

    Mahkeme Heyeti Başkanı Şengün de “Kimseyi uyaramazsın. Sinirlenmek yok burada, sesini yükseltme” dedi.
    Kerinçsiz, daha sonra Yıldırım'a, bir önceki duruşmada, elinde, kendisiyle ilişkisi bulunanların görüntülü kayıtlarının bulunduğunu söylediğini hatırlattı. Yıldırım da bunları zamanı geldiğinde vereceğini söyledi.

    Mahkeme Heyeti Başkanı Şengün'ün araya girerek, “Bundan iyi zaman mı var?” diye sorduğu Yıldırım, “Vereceğim, siyasetçilerle ilgili de var” dedi.

    Kerinçsiz'in, “Eğer elinizde görüntülü kayıtlar varsa, bunlar çok önemli deliller” demesi üzerine Yıldırım, “Sana cevap vereceğim. O zaman görüşürüz” diye konuştu.

    Kerinçsiz'in, “Tehdit mi ediyorsunuz, görüşürüz demekle?” sorusuna da Yıldırım, “Kim nasıl algılarsa algılasın” yanıtını verdi.
    Yıldırım, geldiğinden beri mahkemeye karşı saygıda kusur etmediğini ifade ederek, “Burada benim hakkımda onuruma laf edilirken mahkeme heyeti bir şey demiyor. Ben dediğim zaman, cevap verince dışarı atılıyorum” şeklinde konuştu.

    Kerinçsiz de istediğinin adil bir sonuca ulaşmak olduğunu ve mahkeme heyeti karar verinceye kadar buradaki herkesin suçsuz olduğunu söyledi.

    Mahkeme Heyeti Başkanı Şengün de “Ona şüphe yok” dedi.

    Kerinçsiz'in, “İfadende, 'Vatanı Müslümanlardan başkası sevmiyor' diyorsun. Peki kimi sevmiyorsun sen? Yoksa Hristiyanları mı? Türkiye'nin zaten yüzde 99'u Müslüman” demesi üzerine Yıldırım, “Cumhuriyet değerlerini kendilerine kamufle ederek kiliselerde kaos planları yapıp kendilerine dokunulmazlık sağlayanları sevmiyorum” diye konuştu.
    Yıldırım, Kerinçsiz'in, “Kilise Allah evi değil mi? Sen kiliselere düşman mısın?” şeklindeki sorusuna karşılık, 4 kitabın da Allah'ın kitabı olduğunu bildiğini, ancak kaos planı yapanları sevmediğini ifade etti.

    Kerinçsiz'in, “İstihbarat toplamak son derece teknik donanım gerektirir. Sizin bu konuda donanımınız var mı?” sorusunu Yıldırım, “Ufku geniş olan bir insan için Türkiye bir mahalledir. Hangi sokak başında kim ne yapıyor, bilir” diye yanıtladı.

    Kerinçsiz'in, “Aldığınız istihbarat bilgilerinden bazılarının soruşturma kapsamında sanıklardan ele geçirildiğini söylüyorsunuz. Siz mi verdiniz bu bilgileri?” sorusuna Yıldırım, “Bunu Alparslan Arslan'a sormak lazım” yanıtını verdi.
    Mahkeme Heyeti Başkanı Şengün'ün, “Yani iyiler sana, kötüler Alparslan'a mı?” diye sorduğu Yıldırım, “Ben edindiğim istihbarat bilgilerini sadece onunla paylaştım. Ben kimseye bu bilgileri vermedim. Verdiyse Alparslan vermiş olabilir. Ona sormak lazım” dedi.

    Osman Yıldırım, Kerinçsiz'in sorusu üzerine, “Alparslan Arslan sizinle beraber, bu işi ona yaptıran Ergenekon” dedi.
    Kerinçsiz, “Hangi somut kanıtlarla Danıştay'ı Ergenekon'a bağlıyorsunuz. İddia olunan Ergenekon örgütünün yaptırdığı bilgisine nereden ulaştınız, bu sürede hep cezaevindeydiniz. Siz böyle bir kanaate nasıl ulaştınız?” diye sordu.

    Yıldırım da “Alparslan sizinle beraber değil mi, Cumhuriyet Gazetesi mevzusu yok mu? Siz yaptırmadıysanız uzaylılar mı yaptırdı? Muzaffer Tekin, Alparslan Arslan'a son güne kadar 'canım ciğerim' diyor, sonra da 'meczup' diyor. Arslan, Doğuş Faktoring'den dolayı Muzaffer Tekin'in avukatlığını yapıyor” şeklinde konuştu.

    Bunun üzerine Mahkeme Heyeti Başkanı Şengün de Yıldırım'a, “Kafaları kurcalatma, ne biliyorsan ortaya koy o zaman. Onun daima avukatı olmak bu işi yaptırmasını gerektirmez. Ne biliyorsan anlat” dedi.

    Yıldırım'ın, “Cumhuriyet Gazetesi'nin bombalanması işini onlar verdi” demesi üzerine Başkan Şengün, “Madem parayı sana verdiler, neden Alparslan'ı yanına aldın? Neden sana para teklif etsinler? Bize bilgilerini somutlaştırarak anlat” diye konuştu.

    Duruşma, Yıldırım'ın çapraz sorgusuyla devam ediyor.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı