Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Osman Pamukoğlu’nun düşündürdükleri

PERŞEMBE (9-10) gecesi 32. Gün’ün bir kısmını seyrettim.

Programda terörle mücadelenin "efsanevi" komutanı Osman Pamukoğlu, Mehmet Ali Birand ve Rıdvan Akar’ın sorularını yanıtladı. Baştan belirteyim, Osman Pamukoğlu’nun sorulan sorulara dolaylı cevap vermesi, bir konuyu anlatırken anında başka bir konuya atlaması, yorumlarını sadece yaşadığı anekdotlara dayandırarak bir türlü analitik olamaması, bir süre sonra beni programdan kopardı. Ancak, Osman Pamukoğlu söyleşide öyle can alıcı bir konuya değindi ki, bence Türkiye’nin esas zaafı o noktada tıkalıdır. Anlattığı meselede asker-sivil Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin gösterdiği zaaf, Aktütün’de gösterilen zaafı kat be kat aşıyor!

* * *

Osman Pamukoğlu’na göre geçen ağustos ayının (2008) ikinci yarısında PKK 10. Kongresi’ni hemen dibimizde Kandil’de toplamış. Salonda yapılan kongrenin görüntüleri de varmış, hatta katılımcıların kim oldukları belli oluyormuş. Kongreler 4 yılda bir yapılıyormuş ve komuta çizgisinde herkes bu kongreye katılıyormuş. Kongrelere katılan sayısı 400-500 kişi oluyormuş ve günlerce süren toplantılarda PKK’nın 4 yıllık plan, stratejileri ve eylemleri tartışılıyormuş. Kongrelere katılanların çoğu da toplantı mahalline karayolu ile geliyorlarmış. Gece gruplara dağılsalar da günlerce, hatta haftalarca süren toplantılarda birlikte oluyorlarmış.

Pamukoğlu bölgede görevli iken 5. Kongre hemen dibimizde yapılmış ama komutanlara herhangi bir istihbarat bilgisi verilmemiş. İddiasına göre, Apo 5. Kongre’den sonra, resmi tutanaklara yansıdığı şekilde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne kongre karşısında gösterdiği anlayış için teşekkür etmiş!

Yine Pamukoğlu’na göre bu yılın ağustos ayında yapılan 10. Kongre’de kırsal alanda ve kentlerde eylemlerin artırılması için karar alınmış!

Aktütün ve Diyabakır’ın devamı gelecekmiş!

* * *

Bu açıklamaları dinlerken tüylerim diken diken oldu. Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük düşmanı, hemen dibimizde 450-500 kişiyle kongre yapıyor ve bu kongrede ülkemiz ile ilgili hayati kararlar alınıyor.

Türkiye Cumhuriyeti bu kongreyi izleyemiyor veya izlese de ardından gerekli tedbirleri alamıyor!

Pamukoğlu gibi bir insan yalan söylemeyeceğine göre bu durum çok vahim!

İnsan "Türkiye Cumhuriyeti Devleti, gerçekte bir devlet midir?" diye sormadan edemiyor.

Düşünün; askeri-sivil güçlerimiz bu kongreyle ilgili istihbarat toplayamıyor veya Kuzey Irak’ı bu kongreyi iptal etmeye zorlayamıyor veya bölgenin esas sahibi ABD’yi ne istihbarat toplamada, ne de kongreyi etkilemede yaptırıma zorlayamıyor!

Neymiş efendim; ABD de Kuzey Pakistan’da (Veziristan) istihbarat konusunda zorlanıyormuş. Veziristan ABD’ye en az 20.000 km uzakta. Biz 20 km’yi dahi konuşmuyoruz!

* * *

Başbakan’ın 5 Kasım 2007 tarihli ünlü ABD seyahati sonrası Türk milletine ABD ile ortak "anında istihbarat"ın başladığı söylendi. Buna göre bütün kış Kuzey Irak’ı havadan tarumar ettik! Bir ara kara harekátı da başladı ama birileri öksürdü, harekát yarıda kesildi. Bütün bunların özeti olarak millete PKK’nın belinin büküldüğü, bundan böyle ancak 2-3 kişilik eylemler yapabileceği söylendi.

Ancak, şimdi görüyoruz ki; PKK 10. Kongresi’ni dibimizde yapıyor, 400-500 kişiyle eylem kararı alıyor, yüzlerce terörist ile saldırıyor ve TSK neden geçen kış abartılı bilgi verdiğini ve şimdiki saldırıdaki zaafları nelerdir, bir türlü açıklamıyor.

Olmaz böyle şey!
X