Gündem Haberleri

    Örtülü tazminatı zamanaşımına uğradı

    Hürriyet Haber
    15.07.1999 - 00:00 | Son Güncelleme:

    DYP Genel Başkanı Tansu Çiller'in başbakan olduğu dönemde ‘örtülü ödenekten’ dolandırıcı Selçuk Parsadan'a verilen 5.5 milyar liranın tahsili istemiyle Çiller ve DYP Özel Kalem Müdürü Akın İstanbullu hakkında açılan davada, bilirkişi ‘Tazminat isteminin zamanaşımına uğradığı’ yolunda rapor verdi.

    Ankara 29'uncu Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dün görülen davada bilirkişi raporu okundu. Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İhsan Erdoğan tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, davacı Başbakanlık'ın, Selçuk Parsadan'ın yargılandığı davaya müdahil olarak katılma talebinde bulunduğu 28 Haziran 1996'da olayı öğrenmiş olduğundan, en geç 1 yıl içerisinde dava açmalarının gerektiği belirtildi. 1 yıllık sürenin geçtiği tazminat talebinin zamanaşımına uğradığı bildirildi. Raporda, şöyle denildi:

    ‘‘Dolandırıcılık suçundan mahkum olan Selçuk Parsadan, davalı Başbakan'ı emekli Orgeneral Necdet Öztorun kimliği ile Başbakanlık telefonlarından aramıştır. Özel kalemde çalışan görevli de telefonu Başbakan'a bağlamıştır. Bildirilen isim, belirli bir ün ve saygınlığa sahip olan kişidir. Kamu personelinden oluşan telefon sekreteryasının verdiği bilgiye inanmak, bir özensizlik ve dolayısıyla ihmal ve teseyyüp olarak nitelendirilemez. Tam aksine, devletin yürütme gücünün en yüksek ve en aktif mevkiinde bulunan bir Başbakan, bir sekreter veya dedektif gibi, telefonda kendisini arayan kişilerin kimliğini araştırması mümkün olmadığı gibi, mutad da değildir. Dolayısıyla böyle bir fiil ihmal olarak değerlendirilemez. Telefon görüşmelerini sağlayan personelin de kusurlu oldukları söylenemez. Zira Türkiye'de askerliğe duyulan yüksek saygı, asker kişilerin şahsına da yönelmektedir. Emekli de olsa eski bir Kara Kuvvetleri Komutanı'nın telefonu karşısında bütün vatandaşlar fevkalade yüksek bir saygı davranışına girerler ve bu tür davranış toplumda yadırganmaz. Hiç kimse yüksek rütbeli bir komutanın adını kullanarak sahtecilik yapma gibi bir olayın içine giremez, bunu düşünmeyi bile cüret edemez. Telefonlara bakan görevlilerin de adeta bir davranış normu sayılabilecek bu anlayış ve idrak içerisinde olmaları beklenen bir haldir. Bu sebeple telefonla Öztorun adını kullanan kişi karşısında yanılmaları onlar için bir kusur sayılmaz. Durum, Akın İstanbullu yönünden de aynıdır.’’



    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı